Mardin'de Süryanilere ait kilise ve manastırlar Diyanet'e devredildi!

Mardin’de Süryanilere ait çok sayıda kilise, manastır ve mezarlık, Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredildi.

Mardin’in büyükşehir olmasının ardından köyler resmi olarak mahalleye dönüştürüldü ve il idaresine bağlandı. Bu yasal değişikliğin ardından Mardin Valiliği tarafından tasfiye komisyonu kuruldu. Mardin Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu, Süryanilere ait çok sayıda kilise, manastır, mezarlık gibi mülkleri kamu kurumlarına devretti. Mor Gabriel Manastırı Vakfı karara itiraz etti. Ancak tasfiye komisyonu itirazları reddetti. Hazine’ye aktarılan mülkler, Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredildi.

Agos’ta yer alan habere göre, Mor Gabriel Manastırı Vakfı şimdiye kadar yaptığı incelemelerde onlarca kilise ve manastırın Hazine’ye devredilip Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edildiğini tespit etti. Mezarlıklar da Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmiş durumda.

Kilisenin ve manastırların bazılarının bakımı hali hazırda Mor Gabriel Manastırı Vakfı tarafından yapılıyor ve belirli günlerde ibadete açılıyor. Mezarlıklar da halen ziyaret edilen, defin işlemlerinin aktif olarak yapıldığı ve Süryani halkı tarafından aktif olarak kullanılan yerler. Süryaniler kararın iptali için Mahkeme’ye başvurdu.

SÜRYANİLER İPTAL İÇİN MAHKEMEYE GİDECEK

Mor Gabriel Manastırı Vakfı Başkanı Kuryakos Ergün, dava açmaya başladıklarını ancak bir yandan da tespitlere devam ettiklerini söyledi. Ergün, 30’a yakın tapu kaydının iptali için mahkemeye gideceklerini söyledi.

Mor Gabriel Manastırı Vakfı, tapu kayıtlarının Hazine’ye tesciline karşı Mardin Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı. Dava dilekçesinde, dava konusu olan mülklerin kadim zamandan beri Vakfın mülkiyet ve zilyetliği altında bulunduğu ve Mor Gabriel Manastırı’nın önemine dikkat çekildi.

Dilekçede, Hazine adına tescili yapılan mülklerin şimdiye kadar korunması ve bakımının vakıf tarafından yapıldığı dikkat çekildi.

LOZAN’IN İHLALİ

Dilekçede Lozan Antlaşmasına da dikkat çekilerek Hazine adına yapılan tescilin antlaşmanın ihlali olduğu vurgulandı. Dilekçede Yargıtay Hukuk Dairesi’nin emsal kararlarına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve sözleşmenin ek protokollerine da atıf yapıldı.

23 Haziran 2017 03:37
DİĞER HABERLER