Masumiyet Müzesiydi pansiyon oldu

Masumiyet Müzesiydi pansiyon oldu -Tekirdağda bir koleksiyoncu eski eşyaları biriktirdiği evini KOSGEB kredisiyle pansiyona çevirdi -Kendisi için biriktirdiği eşyaları şimdi konuklarıyla da paylaşıyor (Fotoğrafl
TEKİRDAĞ (A.A) - Yavuz Karaduman - Nobel ödüllü yazar Orhan Pamukun Masumiyet Müzesi romanındaki gibi çocukluğundan bu yana anılarını ve eski eşyalarını biriktiren Tekirdağlı Gülseren Gürkanlar, evini KOSGEB kredisiyle pansiyona çevirdi. Kendisi için biriktirdiği anı ve eşyalarını sergileyerek pansiyonunda kalmaya gelen konuklarla da paylaşıyor.
     Şarköy ilçesine bağlı Yeniköy köyünde yaşayan Gürkanlar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küçüklükten beri evini müzeye çevirme hayaliyle biriktirdiği eşyaları iki katlı evinde sergilemeye başladığını ve evini ziyarete gelen her misafirden övgüler aldığını söyledi.
     Tekirdağ Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Altaşın evini ziyaret etmesiyle hayallerine kavuştuğunu anlatan Gürkanlar, Altaş, evime girdiği gibi ilk olarak, (Gülseren Hanım bu evi asla ve asla kendinize saklayamazsınız) dedi. Ondan sonra, bende müze evimi pansiyona çevirmek için önce Trakya Kalkınma Ajansına daha sonra da KOSGEBe başvurdum. 2 aylık bir kursun ardından, evim de pansiyona dönüşmüş oldu. Hepsi rüya gibiydi. Çocukluğumdan beri taşıdığım hayali gerçekleştirmiştim diye konuştu.
     Müzeye çevirdiği evinde sergilediği eşyaların bir çoğunun kendine ait olduğunu bazılarının ise dostları tarafından armağan edildiğini belirten Gürkanlar, şöyle devam etti:
     Koleksiyonumda da akıllara gelebilecek her türlü eşya var, asırlık gramofondan tutun da Singerin ilk dikiş makinesine kadar her şey var. Hatta, Türkücü Muzaffer Akgün bile benim eski eşyaları topladığımı duyarak, İstanbuldan evime geldi ve bana bir çok değerli eşya verdi. Eski eşyaları topladığımı duyan, bana eşya getiriyor. Evim, eski eşyalara yeniden hayat veriyor. Getirilen eşyaların yanında, eşimin işi nedeniyle sürekli gezmemizden dolayı Türkiyenin her yerinden de eşya topladım. Koleksiyonum Anadolunun 4 bir yanından izler taşıyor.
     Evimde o kadar güzel, o kadar değerli parçaları var ki belki antika değerleri yok ama benim için onlar çok değerliler. Mesela, annemin ananesinin kayın validesinden kalma porselen bir demliğim var ve en az 200 yıllık. Eşyaları toplamak için en az 2 ev parası harcadım. Benim için bu eşyalar çok değerli. Bazı insanlar eski eşyaları değersiz görebilir ama ben öyle görmüyorum. Evim müze pansiyona dönüşeli henüz daha 2 ay oldu ama insanların ilgili çok yoğun. Gelen herkes çok şaşırıyor. Bu da beni oldukça memnun ediyor.
    
     Yayıncı: J.Jale Durgun
20 Ağustos 2012 11:47
DİĞER HABERLER