Meral Akşener ne yapmaya çalışıyor?

Samanyoluhaber.com yazarı Nurullah Kaya Meral Akşener'in son hamlesini analiz etti.

NURULLAH KAYA 

Meral Akşener kurt bir siyasetçi. Kolay kolay yaş tahtaya basmayan biri. Dönemine göre bağlantılar kurmuş, duruma göre saf bağlamış, ortama göre siyasi hamleler yapmış bir isim… Derin devletin hakim olduğu yıllarda bakanlık yapmış, Mehmet Ağar gibi bir isimle uzun yıllar temas kurmuş, havayı iyi koklamış, farklı kesimleri idare etmeyi başarmış bir siyasetçi... 

Öncelikle Meral Akşener'in 6'lı Masa'da yaptığı hamleyi İYİ tarafından okumaya çalışalım. Seçimde HDP’nin oyu çok önemli. 6'lı Masa'da bunu çok iyi biliyor. Ancak Masa'da HDP'nin adının zikredilmemesinin iki nedeni vardı; İYİ Parti'nin tabanı ve Erdoğan'ın bunu olumsuz bir söylemle kullanacak olması... Akşener'in ayrılmasıyla Masa'nın bu konudaki işi kolaylaştı. Kürt seçmenle daha fazla güçlenme kabiliyetine sahipler artık. Ayrıca seçim ikinci tura kalırsa bu durum pozitif bir havaya da dönüşebilir.
 
Olayın diğer İYİ bir yanı ise bazı hesapların ve kişilerin arka yüzünün artık daha net anlaşılacak olması. Nasıl mı? MHP derin devletin ve Erdoğan’ın kontrolünde bir parti. Derinler ve Erdoğan son yıllarda siyasi ve bürokratik olarak en güçlü dönemlerindeler. Akşener, böyle bir anda elini kolunu sallayarak bir parti kurdu... Parti kurucuları büyük oranda karanlık odakların kontrolündeki kişilerden... Bir yönüyle her geçen gün kan kaybeden MHP’nin yerine alternatif bir hareket ve Erdoğan sonrası oluşabilecek bir siyasi düzen içinde aktif rol oynayabilecek milliyetçi bir hamle... Akşener partisiyle ve çizgisiyle ya bu vesayetin elemanı olduğunu kabul edecek, varsa misyonuna devam edecek ya da "Ben her yönüyle eski Türkiye'yi istemiyorum, derinlerle artık işim olmaz..." diyerek Kılıçdaroğlu’nun yaptığı gibi partisini bunlardan temizleyecek... Ali Türkşen örneğinde olduğu gibi. 

Akşener, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu isimlerini neden ortaya attı? Erdoğan nasıl bir dönem bazı stratejilerle parlatılıp pazarlandı, benzer bir şekilde 14 Aralık’ta Saraçhane’de otobüsün üstüne çıkarılan İmamoğlu'da adaylık için parlatılmaya başlandı. Saraçhane'deki bu tabloda Akşener İmamoğlu'nun yanında ilk fotoğrafı verdi. Birileri İmamoğlu'nu vitrini sürmüştü. Ancak Kılıçdaroğlu ve Masa’nın diğer üyeleri bu oyuna gelmedi. Bu sefer derin bağlantıları olan ve stratejik bir sessizlik içindeki Mansur Yavaş öne çıkarıldı. Yavaş, tüm bunları hep yarım ağızla geçiştirdi. Aslında İmamoğlu gibi o da aday olmak istiyordu... Derin devletin derdi, kendi adayları olan Erdoğan yıkılırsa milli mutabakat altında oluşacak yeni iktidarın başındaki kişiyi de belirlemek. Veya Kılıçdaroğlu sonrası CHP’yi şekillendirmek. 


Masa’nın dağılmaya direnmesi, CHP Lideri'nin kararlı tutumu İmamoğlu ve Yavaş’a geri adım attırdı. Kendi adayı bile yokken CHP’deki belediye başkanlarını aday göstermesi İYİ Parti için eksi, CHP için artı puan oldu. Yani CHP şu anki durumda 3 potansiyel aday gücüne sahip bir siyasi hareket oldu. Ersan Şen olayı ise İYİ Parti'nin hanesini ikinci bir eksi puan olarak geçti... 

Bir başka yönüyle eğer Akşener derinlerin misyon elemanıysa Masa’nın ortak adayı seçilemediği takdirde CHP’nin içinde bir karışıklığın zeminini de hazırlanmış oldu… Siyaset böyle bir şey işte. Ancak olayın güzel yanı Masa’da derin devletin artıkları kalmamış oldu. Devlet Bahçeli gibi siyaset arenasında yeni bir koltuk değneği doğmamış olacak. Bu Erdoğan sonrasındaki siyasi düzen için Türkiye adına önemli bir kazanç. Ayıca şuan masada yer alan İslam'ı kullanarak siyasallaştırmaya çalışanların değişip değişmediğini ise zamanla göreceğiz. Bu da ayrı bir konu.


Erdoğan’ın mevcut havaya göre, seçimi ertelemeyip 14 Mayıs’ta yapmayı düşünmesinin nedenlerinden birisi de Akşener’in ne yapacağını önceden bilmesi gibi görünüyor. Çünkü daha düne kadar kendisine ağıza alınmayacak hakaretler eden Bahçeli’yi şimdilerde yanında poşet gibi gezdiriyor.

Ergenekon’un bir başka yılmaz savunucusu Yılmaz Özdil’in, bir CHP’li olarak söylüyorum diye lafa başlayıp Akşener’i savunması, İYİ Partili Ağıralioğlu, “Bundan sonrası için plan yapmıyoruz. Türk milleti için planı devletin yapmasını istiyoruz…” gibi söylemleri de arkadaki aktörlerin mesajları olarak rahatça okunabilir. Akşener’in daha bir hafta önce Ergenekon’un siyasi figürlerinden olan Yaşar Okuyan tarafından tehdit edilmesini de unutmayalım. Okuyan, CHP’li Özgür Özel’in durumuna düşmezse yorumlar değişebilir. 


Başta Erdoğan ve ailesi olmak üzere aktif siyaset yapan birçok kişinin Hizmet Hareketi’yle geçmişte teması vardı. Bu isimler “aman başımıza bir şey gelmesin” diye çırpınıp duruyorlar. Mevcut düzende Hizmet’i bahane göstererek her türlü iftira ve hamleyi yapanlar bu sakızı her zaman çiğniyorlar. Bu da olayın bir başka boyutu.

Ekmelettin İhsanoğlu ve Muharrem İnce gibi başarısız iki deneme girişimine hiç girmek istemiyorum ama bu da hepimizin bildiği iki tatsız örnek… 

Daha önceki seçim gecesinde ortadan kaybolan Akşener aynı şekilde bu seçim öncesinde veya hemen sonrasında Erdoğan ve derin güçlerin yapabilecekleri, Allah muhafaza kanlı senaryoları, çok iyi biliyor. Bunlara taraf olmamak ve olaylar sonrası pozisyon almak da istiyor olabilir. 

Son söz olarak şunu söyleyerek yazımızı bitirelim. Şeytanları dahi kıskandıran siyasi hamleleri bazen saf zihinler anlamakta zorlanıyor. Lakin şer şebekeleri ne kadar büyük siyasi hamleler yapsa da ne kadar derinlerde bağlantılar kurup sinsi planlarının birini bitirip birini başlatsalar da Allah’ın planı ve mazlumların duaları unutulmamalı. Kalplerde olanı en iyi bilen Allah’tır, yerin ve göğün sahibi yalnızca O’dur. 

05 Mart 2023 15:40
DİĞER HABERLER