Mısır ve Türkiye arasındaki ilişki normalleşiyor mu?

Mısır ve Türkiye arasındaki ilişki normalleşiyor mu?
13. İslam Zirvesi Konferansı 10-15 Nisan 2016 tarihlerinde İstanbul’da düzenleniyor.
İslam ülkeleri liderlerinin ortak İslami hareket ve İİT’nin (İslam İşbirliği Teşkilatı) bölgesel ve uluslararası arenada etkinliğinin artırılması konusunda mesai harcayacaklar. Ayrıca, çeşitli konularda örgütün stratejik vizyonunu belirleyen ‘2016-2025 İİT Hareket Programı’nın da kabul edilmesi bekleniyor. 

Zirvede ele alınacak konuların başında Filistin meselesi geliyor. Örgütün Zirvede Filistin meselesiyle ilgili bir karar yayınlamasının yanında İsrail işgalini sonlandırmaya matuf uluslararası siyasi girişimlere desteğin açıklanması ve işgalin sonlandırılmasına yönelik uluslararası bir barış konferansı toplanmasının ele alınması bekleniyor. 

Zirvede ayrıca, Yemen, Suriye, Libya, Afganistan, Somali, Mali, Keşmir, Bosna ve Ermenistan-Azerbaycan konularının da ele alınacağı açıklandı. Ancak her ne kadar açıklamalarda yer almasa da, Suudi Arabistan-İran/Hizbullah ve Türkiye-Rusya krizleri kapsamında mezhep savaşları ve İslam ordusu konuları Zirvede ele alınması muhtemel konular arasında. 

Ayrıca, Zirve’nin ‘First Lady’leri, Kanserle Mücadelede ‘First Lady’lerin liderliği başlığı altında 14 Nisan Perşembe günü Lütfi Kırdar’da ayrı bir toplantı gerçekleştirecek. Toplantıya Emine Erdoğan ev sahipliği yapacak.

İSLAM ZİRVESİ ‘ADALET VE BARIŞ İÇİN BİRLİK VE YARDIMLAŞMA’ BAŞLIĞI ALTINDA TOPLANACAK

- Üye ülkelerin devlet başkanlarından ve hükümet üyelerinden oluşan İslam Zirvesi Konferansı İİT’nin en üst yapısı olarak kabul edilir. Konferans İslam ülkelerine ilişkin kritik konuları ele alır ve İİT tarafından takip edilecek politikaları belirler.

- İslam Zirvesi olağan olarak iki yılda bir toplanır. Ancak gerekmesi halinde olağanüstü de toplanabilir. Bugüne kadar 12 olağan ve 5 olağanüstü olmak üzere 17 defa toplanmıştır. 

- Bu toplantıyla birlikte Türkiye Organizasyonun liderliğini Mısır’dan devralacak ve iki yıllığına bu görevi yürütecek.

- Zirve Toplantısı ve Dışişleri Bakanları Toplantısı Konseyi Harbiye’deki İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.

- Zirve 14 Nisan’da start alıyor ve 15 Nisan Cuma öğlen sona erecek. 15 Nisan Cuma kapanış toplantısında bir basın açıklaması gerçekleştirilecek.

- Zirve’nin resmi yemeği 14 Nisan akşamı Tayyip Erdoğan tarafından verilecek.

- Zirve’nin resmi web sitesinden yapılan açıklamada TRT ve AA’nın görüntü alacağı ve diğer basın mensuplarına bu görüntülerin ücretsiz ve logosuz olarak dağıtılacağı belirtiliyor. 

İstanbul'da yapılacak Zirveye üye ülkelerin çoğunun alt düzeyde katılıyor olması dikkat çekiyor.

ÖNCEKİ TOPLANTILAR:

Jakarta 6 Mart 2016 Olağanüstü

Kahire 6-7 Şubat 2013

Mekke 14-15 Ağustos 2012 Olağanüstü

Daka r13-14 Mart 2008

Mekke 7-8 Aralık 2005 olağanüstü

Putrajaya 16-17 ekim 2003 

Doha 12-13 Kasım 2000

Tahran 9-11 Aralık 1997 

Kasablanka 13-15 Aralık 1994

Daka r9-11 Aralık 1991

Kuveyt 26-29 Ocak 1987

Kazablanka 16-19 Ocak 1984

Mekke 25-28 Ocak 1981

Lahor 22-24 Şubat 1974

Rabat Eylül 1969

- İslam Zirvesi ilk defa Türkiye’de yapılıyor.

- Resmi açıklanan programda Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bir aktivitesi gözükmüyor.

- Dışişleri Bakanları Toplantısı Konseyi’nin sonuncusu (42.si) 27-28 Mayıs 2015 tarihinde Kuveytte yapıldı. Türkiye’de ise en son 2004 yılında yapılmıştı.

-  P5+1-İran Nükleer Anlaşması, Suudi-İran/Hizbullah gerilimi, Rusya’nın Suriye müdahalesi ve İslam ordusu gibi konularda yaşanan gelişmelerin Zirve’yi nasıl etkileyeceği merak konusu.

- Zirvenin bir diğer önemli yanını ise Türkiye-Mısır ilişkilerinde yaşanan gelişmeler oluşturuyor. Bu Zirveyle birlikte Türkiye Örgütün liderliğini Mısır’dan devralacak. Suudi tarafı iki ülke ilişkilerinde olumlu gelişmeler bekliyor. Suudi yazarlar bölgede Suud-Mısır-Türkiye ittifakını dile getiriyor. Ancak Mısır tarafından gelen tepkiler çok da olumlu değil. 

Önemli ve çok takip edilen bir Arap haber sitesi konuyu şöyle haberleştirmiş:

‘’Mısır Milli Güvenlik ve Uluslararası Kuruluşlardan Sorumlu Bakan Yardımcısı Hişam Bedr pazartesi günü İstanbul’a geldi. Böylece, Türkiye-Mısır ilişkisinde yaşanan krizden bu yana ilk resmi ziyaret gerçekleşiyor. 

Bakan Yardımcısı Hişam Bedr Dışişleri Bakanı Samih Şükrü’ye vekaleten heyete başkanlık ediyor. 2016 yılı başında Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun davetine rağmen Mısır tarafının düşük seviyede katılım göstermiş olması bazı uzmanlarca iki devlet arasında ciddi bir yakınlaşma beklenmemesi gerektiği şeklinde yorumlanıyor. 

Öte yandan, Kral Selman’ın İstanbul Zirvesi’nin başlamasından bir gün önce ve Kahire ziyaretinden sonra ara vermeden Türkiye’ye gelmiş olması uzmanlarca Kralın iki devlet arasında bir anlaşma sağlamak için arabuluculuk görevini üstlendiği düşüncesini akla getiriyor. 

Ancak devlet başkanlarının katıldığı bir Zirveye Sisi yerine Dışişleri Bakanı seviyesinde (Dışişleri Bakan yardımcısı temsil ediyor) katılım göstermiş olması Mısır’ın çok da istekli olmadığını gösteriyor. Kaldı ki, Mısır’ın toplantıya katılımı devir-teslim açısından diplomatik bir zorunluluk olarak değerlendirilirse, bu ziyaret ikili ilişkiler açısından çok bir anlam ifade etmeyebilir. 

Mısır-Türkiye ilişkileri artık bölgesel konularda işbirliğini ve resmi ziyaretleri kaldırabilecek güçte olsa da, bu durum ilişkilerin dostane olduğu anlamına gelmiyor. Nitekim, iki devlet halen Suudi arabuluculuğuna ihtiyaç duyuyor.

Mısır Dışişleri Meclisi üyesi Büyükelçi Raha Ahmet Hasan İİT Zirvesine Mısır’ın katılımının siyasi değil diplomatik olduğunu, bu nedenle ziyaretin ikili ilişkilerde bir yumuşama olarak görülemeyeceğini ifade ediyor. Büyükelçi Ahmet Hasan'a göre, iki ülke arasında yakınlaşmanın sağlanabilmesi için terör örgütlerine destek verdiğini iddia ettiği Türkiye’nin bundan vazgeçmesi ve Türkiye’nin Mısır’ın içişlerine karışmayı bırakması gerektiğini belirtiyor.

Uluslararası ve Siyasi Planlama Danışmanı Mervan Yunus ise iki devlet arasındaki yakınlaşma fikrini uzak görüyor ve Türkiye-Mısır krizinin siyasi olduğunu Zirveye katılımın ise diplomatik bir gereklilik olduğunu dile getiriyor. Yunus iki devlet arasındaki yakınlaşmayı Türkiye’nin Mısır’ın içişlerine karışmayı bırakması ve İhvan, Mursi gibi konulardaki tutumunu değiştirmesi şartlarına bağlıyor.’’

Samanyoluhaber
14 Nisan 2016 11:04
DİĞER HABERLER