Nefret operasyonunda büyük skandal

Nefret operasyonunda büyük skandal
Bağış ve himmet suç oldu. Hamile kadınlar saatlerce emniyetin nezarethanesinde bekletildi. Terörist gibi sabahın köründe evler basıldı. İnsanların mülkiyet haklarına tecavüz edilmesine, bankaya para yatırdı diye gözaltına alınmasına tepki yağdı: "Kinle, intikamla ülke yönetilmez. Zaten ülke ekonomisi can çekişiyor."

İstanbul merkezli 9 ilde düzenlenen sözde paralel yapı operasyonunda aralarında bankacı ve iş adamlarının da olduğu 140 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. İstanbul, Bingöl, Bursa, Çanakkale, Erzurum, Kocaeli, Ordu, Rize ve Trabzon'da yapılan eş zamanlı operasyonlarda 105 kişi gözaltına alındı. 

ÜNLÜ İŞ ADAMLARI GÖZALTINDA

Gözaltına alınanlardan 41'i Bank Asya çalışanı. Emniyette ifadelerine başvurulanlar arasında Dumankaya İnşaat Onursal Başkanı Halit Dumankaya, Uğur Dumankaya, Ayla Dumankaya Pirinççi ve Semih Serhat Dumankaya da yer alıyor. Anadolu Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Önelge'nin yürüttüğü soruşturma 2004-2015 yılları arasında sözde ‘Paralel Devlet Yapılanması'na ‘himmet' adı altında yaklaşık 50 milyon lira finansal destek sağlanmasını kapsadığı iddia edildi. Kaçakçılık ve Mali Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma çerçevesinde, 41 Bank Asya çalışanı, 45 iş adamının da aralarında bulunduğu 140 kişi hakkında gözaltı kararı çıkartıldı.

BAĞIŞ VE HİMMET SUÇ!

Gözaltına alınan isimler sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü nezaretine götürüldü. Gözaltına alınan şahısların Mali Şube Müdürlüğü'nde ifade işlemlerine de başlandı. Gözaltındaki iş adamlarına ve esnaflara herhangi bir dergi ve kitap aboneliklerinin olup olmadığı, zorla abone yapılıp yapılmadıklarının yanı sıra derneklerde tanıdıklarının olup olmadığı soruldu.

GÜLEN'İ TANIYANLARLA GÖRÜŞTÜNÜZ MÜ

İş adamlarına faaliyetleri dışında kimlere bağış yaptıklarının da sorulduğu ifade işleminde, Fethullah Gülen Hocaefendi'yi tanıyıp tanımadıkları, aynı ortamda bulunup bulunmadıkları ve Gülen Hocaefendi'yi tanıyan biriyle tanışıp, görüşüp görüşmediklerinin de sorulduğu öğrenildi.

BAŞSAVCILIK: PARA AKTARILDI

Operasyonla ilgili Başsavcılık'tan da açıklama yapıldı. Açıklamaya göre soruşturma kapsamında, Bank Asya hakkında Teftiş Kurulu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) rapor hazırladığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce de tahkikat yapıldığı belirtildi. Yapılan açıklamada, bağışların Bank Asya'daki hesaplarda tutulduğu oradan da gerekli yerlere aktarıldığı iddia edildi.

DUMANKAYA İNŞAAT: BİLGİLERİNE BAŞVURULACAK

Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen 140 kişinin arasında Dumankaya İnşaatın Onursal Başkanı Halit Dumankaya ve yönetim kurulu üyeleri Uğur Dumankaya, Ayla Dumankaya Pirinçci, Semih Serhat Dumankaya da bulunuyor. Operasyonla ilgili Dumankaya İnşaat'tan yapılan açıklamada şirketin yönetim kurulu üyelerinin, bilgilerine başvurulmak üzere Mali Şube Müdürlüğü'ne davet edildikleri belirtildi. Şirketten yapılan yazılı açıklamada, “Basın yayın organlarında yer aldığı gibi, Yönetim Kurulu Üyelerimiz, 18 Nisan 2016 Pazartesi sabahı bilgilerine başvurulmak üzere Mali Şube Müdürlüğü'ne davet edilmişlerdir. Süreç tarafımızdan takip edilmektedir'' denildi. Gözaltına alınan isimlerden Dumankaya Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Halit Dumankaya, bir dönem Meclis'te de bulundu. Dumankaya, 1991-95 döneminde 19. dönem milletvekili olarak ANAP İstanbul Milletvekili olarak görev yaptı.

500 BÜYÜK  ŞİRKET ARASINDA

İnşaat sektöründe yarım asrı aşkın bir süredir faaliyet gösteren Dumankaya inşaat şirketlerinin yanı sıra, filo kiralama, sigorta ve plastik sektöründe faaliyet gösteren şirketler de bulunuyor. Fortune Türkiye tarafından açıklanan 500 büyük firma arasına giren Dumankaya İnşaat 224. sırada yer almıştı.

BANKAYA PARA  YATIRMAK  NEREDE SUÇ?

Bank Asya Hissedarlarının Avukatı Süleyman Taşbaş: Bankaya para yatırmanın suç teşkil ettiği hiçbir kanunda düzenlenmemiş bir durum. Bankaya para yatırılmış, burada bankacılık faaliyetleri yapılmış. Dünya tarihinde bankaya para yatırmanın suç sayıldığı ilk örnek bu. Para yatırdı diye insanların gözaltına alınması ülkeye yapılacak yatırımları da baltalar. Teşebbüs hürriyeti ve mülkiyet hakkını da zedeler. Bu durumun hukukta karşılığı olmadığı gibi vicdanda da karşılığı yok.

SUÇ OLSA BANKA YOLU KULLANILMAZ

Bu işler bir şeyleri gizlemek için yapılmış olsaydı bu işler banka üzerinden yapılmazdı. İnsanlar bu para transferlerini başka bir yolla yaparlardı. Yapılan işlem suç teşkil etseydi niye banka yolunu kullansınlar ki? Bunlar izaha muhtaç hususlar. Kabulü yok. Böyle bir uygulamanın da dünyada karşılığı yok.

YAPILANLAR ALGI OPERASYONU

Benim gibi düşünmeyen herkes terör örgütü gibi mantığın kabul edilebilir bir yanı yok. Bu bir algı operasyonu. Bu algının da bir an önce bitmesi temennimiz. Bu durum ülkemizi dünya standartlarında çok gerilere götürüyor. Üçüncü dünya ülkesi seviyelerine düşürüyor. Bu manada demokratik kazanımlar da ciddi zarar görüyor.

ZORLA ÜLKEYİ BATIRMAYA ÇALIŞIYORLAR

MHP Samsun Milletvekili Erhan Usta: Zorla Türkiye'yi batırmaya çalışıyorlar. İş dünyasına yönelik bu kadar çok operasyonun ardı ardına yapılması insanlara “Siz burada iş yapmayın, çıkın gidin bu ülkeden” anlamına geliyor. Ekonomiye çok ciddi zarar verir bunlar. Bir birikim oluyor, bir güvensizlik oluşuyor. Bunun uzun dönem etkilerini bu ülke, bu ekonomi çok ciddi şekilde çeker.

KAN DAVASI GÜDÜLÜYOR

İnsanlar zaten yatırım yapmıyor. Herkes daha fazla korkacak. Sadece hükümete mesafesi olanlar değil, bugün hükümete yakın olanlar da yatırım yapmaktan korkar. Hükümete yakın olanlar niye korkar, “Yarın biri gelir onlar da bize aynısını yapar” diye korkar.  Böyle kan davası güdüsüyle bu ülkeyi yönetmememiz lazım. Bu iş bu ülkede artık kan davasına dönüşecek. Bu çok yanlış birşey. Bir taraftan ekonomide güven oluşturulmaya çalışılsın, reformlar yapılsın diyoruz diğer taraftan böyle insanların vicdanını rahatsız edecek şekilde operasyonlar yapılıyor. Hukukun olmadığı yerde ekonomi de olmaz

TERÖR YOK PARANOYA VAR

Eski DGM Savcısı Mehmet Mete Göktürk: Elbette çığırından çıktı. Abartılmış bir paranoya var ortada. Her soruşturmanın içeriği farklıdır. Ama iş adamlarına ve basın mensuplarını terör iddiasıyla gözaltına almalar, tutuklamalar tam anlamıyla yandaş kişilerin çıkarına yapılmış hareketler olarak düşünüyorum. Bu bir paranoyadır bana göre. Çok somut deliller olmadığı müddetçe insanların özgürlüklerinin kısıtlanması kabul edilemez. Çok somut kanıtlar lazım. Terörle ilgili kanıt da gösterilmiyor. Terörün tanımı çok muğlak yapılıyor. Terör şiddet demektir.

HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ÇİĞNENİYOR

Hangi şiddet hareketlerinde bulunmuşlar, neler yapmışlar? Terör örgütü olarak vasıflandırmak, hangi bankaya paraya yatırdığından çıkarak bunları yasa dışı işlemler gibi göstermek temel hak ve özgürlüklerin sorumsuzca çiğnenmesinden başka birşey değil. Asıl terör örgütü IŞİD'dir, PKK'dır. Bunlara yönelik yasalar çerçevesinde her türlü operasyonun meşru olduğunu düşünüyorum. Ama iş adamı hangi bankayla çalışmış, kime bağışta bulunmuş bunların terörle bağlantısını kurmaya çalışmak çok büyük zorlamadır. Birtakım insanların hak ve hukuku zedeleniyor.

Yapılanlar dışarıda  not ediliyor

MHP eski Milletvekili Durmuş Yılmaz: Gemi azıya aldılar. İş adamlarına yönelik bu tür operasyonların ekonomiye olumsuz yansımaları olacak, ama bunu dikkate alan yok. Bütün bu yapılanlar olumsuzluk. Dışarıda bütün bunlar not ediliyor. Ekonomide maalesef oyun kuralına göre oynanmıyor. Oyun kurallarına göre oynanmayınca da insanlar endişeleniyor.

Özel sektöre ‘yatırım  yapmayın' mesajı 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak: Bu tür operasyonlar bütün ekonomide güvensizlik yaratır. Hukukun, demokrasinin olmadığı yerde işsizlik olur, yatırım olmayınca da zenginlik olmaz. Daha önce de birçok şirketin üzerine gidildi. Bunlar bu yolla yapılmaz. Varsa bir suçları hukukun üstün olduğu ülkelerde hukuk gereğini yapar. Yargılanırlar, eğer suçlularsa cezasını çekerler. Baskınla, yıldırarak yapılmaya çalışılınca hiç kimse yatırım yapmaz. O zaman ekonomide zenginlik olmaz, işsizlik de dizboyu olur. Bu tüm Türk özel sektörüne “yatırım yapmayın” gibi bir mesaj olur.

YAZIKTIR, ALLAH'TAN KORKUN

Kayseri Ticaret Odası eski Başkanı ve MHP'li Ali Kilci: TÜRGEV yerine başka yerlere bağış yapanların hepsi şu an tedirgin. Türkiye ekonomisini omuzlayan, sırtlayanlar, devlete katma değer yaratanlar bu insanlar. Günah, yazıktır, Allah'tan korksunlar. Bu insanları artık rahat bıraksınlar. Kinle, intikamla ülke yönetilmez. Zaten ülke ekonomisi can çekişiyor. Böyle bir ortamda iş adamlarına yönelik operasyonlar yapılması yanlış. Şu an ülke ekonomisi çok sıkıntılı bir durumda. 296 adet iflas erteleme isteyen büyük şirket var. Bu şirketlerin her biri binlerce kişi çalıştırıyor.

HUKUK DİYE BİRŞEY KALMADI

Bunları görenler görüyor, ama kendilerini ekonomide kanaat önderi olarak gösteren kurumların başındaki insanlar seslerini korkudan çıkaramıyor. Bunlar da konuşmazsa ne olacak iş dünyasının hali? Şu an Türkiye'de hukuk diye bir şey kalmamış. Öyle olunca bu sıkıntılar artarak devam edecek gibi gözüküyor.

İş adamları ülkeyi  terk eder

Hazine eski Müste şarı CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak: Açık olan bankaya para yatırmak suç değildir. Eğer ‘Benim bankama yatırmıyorsun başka bir bankaya yatırıyorsun' diye iş adamları gözaltına alınıyorsa bu memlekette o iş adamları kalmazlar. Giderler başka yerde yatırım yaparlar. Bunları yaptığınız zaman ekonomide sıkıntılar çıkar.

HERKES ZARAR GÖRÜR

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun kontrolünde olan o çerçevede faaliyet gösteren bir bankaya para yatırıldı diye iş adamının cezalandırılması sonuç itibariyle yatırım ortamını zedeler. Bundan herkes zarar görür.

Ekonomik değil tamamen siyasi

Ekonomist Hakan Özyıldız: Bu işin ekonomik bir tarafı yok. Ekonomiyle ilgisi kalmamış artık. Bu işin ne finansal sektörle ne de bankacılıkla izahı var. Bankaya para yatırmanın suçu olur mu? Mantıken, bir suçlu yakalanacağı ülkede parayı gidip neden bankaya yatırsın ki. Gider başka bir ülkede bankaya yatırır. Bu nedenle bu işte ekonomik mantık aranmamalı. Bu siyasi bir olaya dönüştü.

Hiç kimsenin bankaya  para yatırma  güvencesi yok

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger: İş adamlarının bankaya para yatırdıkları için gözaltına almak ve bunu gerekçe içerisinde yazmak demek hak ihlalidir. İnsanların mülkiyet haklarına tecavüzdür. İnsanların ticaret yapma özgürlüğü vardır. İnsanların legalize ettikleri paralarını bankalara yatırıyorlar biz de bunu istiyoruz zaten. O zaman hiç kimsenin bankaya para yatırma güvencesi yok. Banka TMSF'nin elinde ve devlet güvencesinde. İntikam duygularıyla yapılıyor bunlar.

TİCARET İLLEGAL HALE GELİR

Legal ekonominin yürümesi açısından bankalar önemli bir görev yapıyor ve bu konuda mihenk taşları durumundalar. Bu günlerde içerde sıcak parayı ağlayıp sızlayıp bekliyoruz. İşte tam bu noktada yastık altı paraları ekonomiye kazandırdığımız zaman bu zaten başlı başına sermaye transferidir. Bu engellenince ekonomi daralır. Yastık altı paraları bankaya yatırma girişimi engellenince insanlarda bir kuşku da olur. Ticaretin legalize olmasını güçleştirir. En önemli sıkıntı da budur.

Hamile  kadınlara şafak  vakti gözaltı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dün sabah saatlerinde yürütülen operasyonda gözaltına alınanlar arasında biri 5 aylık diğeri 7 aylık hamile kadınların da olduğu öğrenildi. Sorgulanmak için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen 7 aylık hamile D.U. ile 5 aylık hamile Y.U.'nun Bank Asya çalışanı olduğu belirtildi. Hamile kadınlar ifade işlemi öncesinde saatlerce emniyetin nezarethanesinde bekletildi. Yakınlarının durumu yetkililere anlatması üzerine ifade işlemleri öne alınan kadınlar sorgularının ardından serbest bırakıldı.

PSİKOLOJİMİZ BOZULDU

Hastanede son kontrolü yapılan D.U.'nun eşi, yapılan ugulamanın kendilerinin psikolojisini bozduğunu belirtti. K.U. yaptığı açıklamada, “Sabah 5'te polisler geldi, eşimi aldılar. Hamile olduğunu, bu konuda yardımcı olmalarını istedik. Erkenden ifademiz alındı, serbest bırakıldık” diye konuştu.

TERÖRİSTMİŞ GİBİ EV BASTILAR

Eşinin Bank Asya'da çalıştığını belirten K.U., “İfadede eşime bankadaki görevi gereği yaptığı işler sorulmuş. ‘Bu EFT'yi neden yaptınız' gibi. Bunun için sabah erkenden gelip terörist gibi basmaya gerek yok, ifade için çağırsalardı zaten gelirdik” dedi.

Bir hafta önce kimlik  kontrolü yapmışlar

Sabah  erken saatlerde evlere baskın yapan polisler bir hafta önce baskın yapılacak adresler için keşif yaptığı ortaya çıktı. Kaçakçılık ve Mali Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından gözaltına alınan esnafların evlerine baskına gelen polislerin bir hafta önce aynı evlere gelip kimlik kontrolü yaptığı öğrenildi.

SURİYELİ MÜLTECİ Mİ KALIYOR?

Sabah baskın sırasında polisleri teşhis eden hayırseverler, bir hafta önce aynı polislerin evlerine gelerek, “Aldığımız ihbara ve istihbarata göre burada Suriyeli mülteciler kalıyormuş” diyerek evde kalanların kimliklerini kontrol ettikleri iddia edildi.

19 Nisan 2016 09:26
DİĞER HABERLER