NSU terör örgütü davasının baş sanığı Zschaepe konuşacak

Almanya'da 2000 yılından başlayan ve 2007 yılına kadar sekizi Türk olmak üzere on kişiye yönelik işlenen cinayetler serisi, en az iki bombalı saldırı ve 15 banka soygunu vakalarını gerçekleştiren aşırı sağcı terör örgütü NSU davasında sürpriz bir gelişme yaşandı. Davanın baş sanığı durumundaki Beate Zschaepe, Çarşamba günü yapılacak mahkeme oturumunda konuşma kararı aldı.

4 Kasım 2011'de ortaya çıkmasının ardından iki yıl sonra başlayan mahkeme sürecinde iki yüzden fazla oturum yapılırken Zschaepe davada suskunluğunu bozma kararı aldı. Cinayetlerde derin devlet bağlantısı olup olmadığı uzun süredir tartışılıyor.

Alman medyasında birçok gazete haber sitelerinde gelişmeyi son dakika haberi olarak duyurdu. Çarşamba günü yapılacak oturumda konuşması beklenen Zschaepe ömür boyu hapisle yargılanıyor. Münih Eyalet Mahkemesi'nde görülen NSU davasının 2016 yılında bitmesi öngörülürken yeni gelişmenin ardından davanın seyrinin nasıl etkileneceği merak ediliyor.

NSU DAVASI

2000 yılından başlayan ve 2007 yılına kadar sekizi Türk olmak üzere on kişiye yönelik işlenen cinayetler serisi, en az iki bombalı saldırı ve 15 banka soygunu vakaları bir türlü aydınlatılamazken, 4 Kasım 2011 günü yaşanan olaylar, ülkede yıllarca iç güvenlik birimlerinin yaptıkları ihmalkarlıkların adeta habercisi oldu; NSU adlı aşırı sağcı terör örgütü üyesi olmakla suçlanan Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos, Eisenach kasabasında bir banka soygunu daha gerçekleştirip, kaçarken yakayı ele verdiler. Polise yakalanmamak için saat 11.30 sıralarında silahla intihar ettikleri ileri sürülen ikilinin ölüm haberini alan NSU'nun üçüncü üyesi olmakla suçlanan Beate Zschaepe ise aynı gün saat 15:00 sıralarında örgütün saklandığı Zwickau kasabasındaki evi havaya uçurdu. Olay yerinde geniş inceleme başlatan güvenlik birimleri, çok sayıda silah ve merminin yanında özellikle seri cinayetlerin işlendiği Ceska 83 marka silahı ve söz konusu cinayetlerin ve saldırıların bu evde kalan kişiler tarafından yapıldığına dair ipucu ve belgeler ele geçirdi.

Beate Zschaepe, saldırıdan dört gün sonrası polise teslim olurken, Federal Savcılık onun hakkında terör örgütü kurmak, terör örgütüne üye olmak ve tehlikeli yangın çıkarmak iddialarıyla tutuklama kararı çıkardı. İncelemeleri derinleştiren savcılık, NSU terör örgütüne yardım yaptıkları iddiasıyla Ralf W., Holgerl G., Carsten S. ve Andre E. hakkında da tutuklama kararı aldı. Tutuklanan zanlılardan sadece Carsten S. mahkemenin sorularına cevap verdi.
Başbakan Merkel cinayetlerin aydınlatılacağı sözü vermesine ve geçen dört yıla rağmen mesafe alınamadı. Çetenin kurbanlarını nasıl seçtiği, kimlerin kendilerine yardım ettiği soruları hala cevapsız. Yok edilen belgelere ve istihbarat kurumundaki istifalara rağmen istihbaratın katillerle bağlantısı ve cinayetlerde bir rolünün olup olmadığı sırrını koruyor. NSU davasının en can alıcı kısmını oluşturan "derin devlet" bağlantısı olup olmadığı merak ediliyor.

TANIKLARIN ESRARENGİZ ÖLÜMLERİ

Davada tanık olmak isteyen kişilerin şüpheli ölümleri de çok tartışıldı. 16 Eylül 2013'de aracında yanarak ölen Florian H.'nin o gün NSU tarafından öldürülen polis memuru Michelle Kiesewetter cinayetini araştıran "Umfeld" adlı özel birimle ifade için randevusu olduğu ortaya çıktı. Nisan 2014'te NSU üyeleri hakkında polise muhbirlik yapan Thomas R. evinde ölü bulundu. Ölüm nedeni 'gizli şeker' olarak açıklandı. 30 Mart 2015'de ise Florian H.'nin de sevgilisi olan Melisa M. evinde polis tarafından kasılmış halde nöbet geçirirken bulundu ama kurtarılamadı. Zehirlenme iddialarına karşın Karlsruhe Savcılığı tanığın akciğer embolisinden öldüğünü açıkladı. CİHAN
09 Kasım 2015 18:45
DİĞER HABERLER