'O gece 400 hain üzerimize ateş açtı' diyen başkan da yalan söylemiş

15 Temmuz'la ilgili Kazan’da yaptıkları direnişi uzun süre anlatan Kazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk'ün o gece Kazan’da olmadığı ortaya çıktı
Kazan’a sabaha doğru giden Ertürk, Kazan’da olmadığını 15 Temmuz Darbe Araştırma Komisyonu’na verdiği ifadede söylemiş.

İşte Ertürk’ün 15 Aralık 2016 tarihli tutanaktaki o ifadeleri:

“AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Bak, ne güzel işte, böyle aydınlatırız. Vallahi, tebrik ediyorum.
Bir de son şunu söyleyeyim Başkan: Sayın Başkan çok anlattı ama benim kafam karıştı çünkü Mehmet Bey o gece orada olmadığınızı söyledi. Ben ilk geldiğimde “Başkan hemen oraya gitmiş.” falan şeklinde bir şey çıktı, biraz kafam karıştı Başkanım, onu söyleyeyim.

MEHMET ERDOĞAN (Muğla) – Dönüş yolculuğunu bir aydınlatırsak. Orada tam olarak dönüş nasıl bir güzergâhta oldu, ne zaman oldu? Tam geliş saatiniz neydi? Hangi güzergâhı kullanarak geldiniz?

KAHRAMANKAZAN BELEDİYE BAŞKANI LOKMAN ERTÜRK – Biz Gölbaşı tarafından geldik, Konya yolundan geldik. İşte, gece saatlerinde çıktık, Antalya’dan Ankara'ya en hızlı bir şekilde kaç saatte… Bize bir tane araç tahsis ettiler ve orada benimle beraber bunlara tanık olan, şahit olan birçok isim, Ankara'dan arkadaş, hatta, Emniyet ve diğer güvenlik teşkilatlarına yakın, onlarla beraber olan arkadaşlarımız…

MEHMET ERDOĞAN (Muğla) – Kiminle geldiniz, yalnız mı geldiniz?

KAHRAMANKAZAN BELEDİYE BAŞKANI LOKMAN ERTÜRK –  Yalnız gelmedim, iki arabada sekiz kişiydik. Yani, orada da zaten… KAHRAMANKAZAN BELEDİYE BAŞKANI LOKMAN ERTÜRK – İsimlerini söyleyeyim mi?

MEHMET ERDOĞAN (Muğla) – Söyle.

KAHRAMANKAZAN BELEDİYE BAŞKANI LOKMAN ERTÜRK – Ali İhsan Sarıkoca, BİMER kurucusu, Başbakanlık Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı yapmış, şu anda müşavir. Orada Yusuf Sezgin diye bir arkadaşımız -bizim cenah çok iyi tanır- onun çocukları. Yine, Yusuf Karahan…

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Yusuf Sezgin ne iş yapıyor?

KAHRAMANKAZAN BELEDİYE BAŞKANI LOKMAN ERTÜRK – Yusuf Sezgin resmî bir kurumda değil, Ankara'da…

BAŞKAN – Neyse, hatırladıklarınızı söyleyin.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Herkes tanır deyince merak ettim yani yazar mıdır, düşünür müdür, kanaat önderi midir?

KAHRAMANKAZAN BELEDİYE BAŞKANI LOKMAN ERTÜRK – Herkes tanır derken, bizim cenah tanır derken teşkilatla iç içe olan bir arkadaşımız olduğu için söyledim.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Yusuf Sezgin sizin partiden olarak yakın arkadaşınız herhâlde.

KAHRAMANKAZAN BELEDİYE BAŞKANI LOKMAN ERTÜRK – Yani, biraz daha bize yakındır. İş adamı demeyeyim de…

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Siz tanıyor musunuz?

HÜSEYİN KOCABIYIK (İzmir) – Hayır, tanımıyorum ama bana bir dakika müsaade eder misiniz, belki otuz saniye?
Şimdi, ben Lokman Başkanın o gece şeyde olmadığını yeni öğrendim ama şöyle bir şeye tanık oldum: Süleyman Soylu’yla beraberdik biz o gece. Sayısız defalar telefon muhaveresi oldu arasında ve Süleyman Soylu tüm yapılmasını istediği şeyleri Lokman Bey’e söyledi, ondan sonra da zaten şeyi sürekli izliyoruz.

BAŞKAN – Telefonla ona söylüyor.

HÜSEYİN KOCABIYIK (İzmir) – Lokman Bey’e söylüyordu. Gelişmeler peyderpey cereyan ediyordu yani ona tanık oldum.

 AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Siz o gece Antalya’da mıydınız?
KAHRAMANKAZAN BELEDİYE BAŞKANI LOKMAN ERTÜRK – Ben bir gün öncesinde…

BAŞKAN – Anlattı da tabii siz sonra gelince. “Sabah güneş doğmadan Antalya’dan Kazan’a intikal ettim.” dedi.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Geldiğimde bir spor müsabakası duydum ama çıktım, girdim, ben kaçırmış olabilirim.

KAHRAMANKAZAN BELEDİYE BAŞKANI LOKMAN ERTÜRK – Anladım. Ben ta başta söyledim efendim.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Kusura bakma Başkanım.

KAHRAMANKAZAN BELEDİYE BAŞKANI LOKMAN ERTÜRK – Estağfurullah efendim.
Bir gün öncesinde altı da Eto’nun… Antalyalı futbolcu yok mu efendim?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Ha, onun şeyi vardı, tamam.

BAŞKAN – O gün Antalya’da program vardı zaten.

MEHMET ERDOĞAN (Muğla) – Kimler vardı yanınızda? KAHRAMANKAZAN BELEDİYE BAŞKANI LOKMAN ERTÜRK – Hatırlarsanız, Afrikalı fakir çocuklar yararına düzenlenen bir turnuva… Hemen de atladık, geldik.
Yani, burada şu var: Bakın, -tarihimizde veyahut da günümüzde de olsa- ben Satı Kadın’ın torunuyum, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ilk köylü milletvekillerinden Satı Kadın’ın torunuyum. Ben Satı Kadın’dan anlatıyorum. Ben Seyit Onbaşı’yı da anlatırım. Kahraman ben değilim, bana verilen bir unvan falan da yok ama yani yediden yetmişe bir ilçe halkının verdiği direnişi kahraman bir halkın Belediye Başkanı olarak anlatmamda bir sakınca olmadığını düşünüyorum. Bu sadece tarihî bir…

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Yok, Başkanım, o anlamda demedim. Yanlış anlaşmayın, Kazanlılara da yazık olur.

KAHRAMANKAZAN BELEDİYE BAŞKANI LOKMAN ERTÜRK – Estağfurullah efendim.
Yani, bunu tarihî bir sorumluluk, vicdani bir sorumluluk olarak gördüğüm için söylüyorum ve bu insanlar, bizim insanlarımız, benim beraber olduğum insanlar, şehitlerimiz…”


AA'YA BAŞKA ŞEYLER SÖYLEDİ

Kazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk 15 Temmuz gecesini Anadolu Ajansına şu şekilde anlatmıştı:

Darbe girişiminin olduğu 15 Temmuz akşamı saat 22.00 sıraları sosyal medyadan İstanbul'daki köprünün askerlerce kapatıldığını ve bazı gariplikler yaşandığını öğrendiklerini belirten Ertürk, ilk başlarda, ekonomisi büyüyen, gelişen, ve halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı tarafından yönetilen bir ülkede bu yüzyılda darbe girişimi olamayacağını düşündüklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın CNN Türk kanalın yaptığı çağrı ile mevzunun darbe girişimi olduğunu anladıklarını kaydeden Ertürk, Erdoğan'ın açıklamasının ardından harekete geçtiklerini ifade etti.

Ertürk, bundan sonra anonslar yaptırdıklarını, insanları sosyal medya ve cep telefonları aracılığıyla sokaklara ve meydanlara çağırdıklarını aktararak, bu sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, İmam Hatip Lisesi’nden arkadaşı olan kendisinin de tanıdığı bir imamın, 'öyle durumlarda camilerden sela okunur' dediğini anlattı. İlk başta şaşırdığını söyleyen Ertürk, "Bunun üzerine 22.30 sıraları tüm imamlar cep telefonu aracılığıyla birbirleriyle haberleşerek camilerin minaresinden sela vermeye başladı. Ardından Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talimatıyla her camiden selalar yükseldi." dedi.

"Akıncılar Üssü'nde SAT Komandoları bekliyordu"

Çağrıyla beraber insanların Esenboğa Havalimanı'na akın etmesi üzerine yolda trafiğin kilitlendiğine dikkati çeken Ertürk, "Akıncılar Üssü'nde önceleri kapıda uzman çavuş veya onbaşılar beklerdi. Ancak, baktık kapıda rütbeli subaylar ve özel kıyafetli silahlı SAT komandoları vardı. Silahları üzerimize doğrultmuşlardı." diye konuştu. 

"Uçakların havalanmasını önlemek için çareler aradık"

Uçakların havalanmasını önlemek için çareler aramaya başladıklarını dile getiren Ertürk, "Birçok insan saman balyalarını, hasatlarını ve otomobil lastiklerini yaktı. Bu sırada gökyüzü yoğun duman altında kaldı. Akıncılar Üssü'nde Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanlarının tutulduğunu öğrendikten sonra kararlı şekilde mücadelemizi sürdürdük. ifadelerini kullandı. ”

"15 dakika boyunca 400'ü aşkın hain üzerimize ateş açtı"

İlerleyen saatlerde gökyüzünde gezinen helikopterden minarenin tarandığını da hatırlatan Ertürk, binlerce insana, darbecilerin 'dağılın hepinizi öldüreceğiz' diye seslendiklerini kaydetti. Ancak dağılmadıklarını vurgulayan Ertürk, şöyle konuştu:
"O gece çok zorlu anlar yaşadık. Hatta, yakıt tankerini patlatıp üssü kullanılmaz hale getirmeyi bile düşündük. 15 dakika boyunca 400'ü aşkın hain üzerimize ateş açtı. Yerlerde yaralı yatanlara ateş ettiler. İnsanlarımız tanımadığı kişilerin yaralarının üzerine gömleğini koydu. Ateşe rağmen yaralıları uzaklaştırmaya çalıştılar. Çanakkale ruhu yeniden canlanmıştı. 9 şehit ve 92 gazimiz var. O kadar ateşle daha çok şehit verebilirdik."

habererk.com
01 Mayıs 2018 23:59
DİĞER HABERLER