'Oku, Rabbin adıyla' - 3

''‘Besmele’, insanı Allah’a nisbet eder. İnsan, Allah’a nisbet edildiğinde, eşref-i mahlûkat makâmına yükselmiş olur. Cenâb-ı Hak, “Biz insanı en mükemmel bir sûrette yarattık” buyurmaktadır. (Tin Suresi/4)''
Mehmet Ali Şengül / samanyoluhaber.com


Bir madde veya mekân, âit olduğu isimle değer kazanır. Zarfın mazrufuyla değer kazanması gibi. Meselâ; sıradan bir hırka, bir de Peygamber Efendimiz’e (sav) âit olan hırka..
       
İnsan, zahirî yapısıyla etten, kemikten çürümeye mahkum bir maddeden ibârettir. Fakat,  Allah’ın bir sanat eseri olarak insana bakıldığında, o zaman halîfe-i  rûy-i zemin (yeryüzünün halifesi)  olarak, en yüce mertebede olduğunu görürüz. 
      
‘Besmele’, insanı  Allah’a nisbet eder. İnsan, Allah’a nisbet edildiğinde, eşref-i mahlûkat makâmına yükselmiş olur. Cenâb-ı Hak, “Biz insanı en mükemmel bir sûrette yarattık” buyurmaktadır. (Tin Suresi/4)

Kur’ân-ı Azîmüşşan’da Rabbimiz; “İşte bundan dolayı İsrâil oğullarına kitapta şunu bildirdik: ‘Kim kâtil olmayan ve yeryüzünde fesât çıkarmayan bir kişiyi öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayâtını kurtarırsa sanki bütün insanların hayâtını kurtarmış olur.’ Resûllerimiz onlara açık âyetler ve deliller getirmişlerdi. Ne var ki, onların çoğu bütün bunlardan sonra, hâlâ yeryüzünde fesât ve cinâyette aşırı gitmektedirler.” (Mâide suresi, 32) ikâzında bulunuyor.

İnsan, Allah’ın isim ve sıfatlarına en mükemmel bir ayna hükmündedir. Binâenaleyh, inanan her insanın Allah’ın sıfatlarını bilmesi gerekmektedir:
       
Allah'ın Zâtî sıfatları:
       
a) Vücut; Varolmak, Allah vardır ve yokluğu düşünülemez. Haşir sûresi 22. Ve 23. âyetlerde şöyle buyurulmaktadır:
  
"Allah’tır gerçek İlah! O’ndan başka yoktur ilah. Görünmeyen ve görünen her şeyi bilir. O rahmandır, rahîmdir. Allah’tır gerçek İlah, O’ndan başka yoktur ilah.” 
“O melik’tir, kuddûs’tür, selam’dır, Mü’min’dir, müheymin’dir, aziz’dir, cebbar’dır, mütekebbir’dir. Allah, müşriklerin iddialarından münezzeh ve yücedir.”
      
b) Kıdem; Allah"ın varlığının başlangıcı yoktur.
Hadid sûresinin 3.âyeti açıkça işâret etmektedir: 
“Evvel O’dur, Âhir O. Zahir O’dur, Batın O! O her şeyi hakkıyla bilir.” 
      
c) Bekâ; Ebediyyet, sonu bulunmamak.
Rahman suresinin 26. ve 27. âyetlerinde şöyle beyan  buyurulmuştur: "Yerin üstünde olan herkes fanidir.” “Ancak senin azamet ve kerem sahibi Rabbinin Zatı baki kalır.”
     
d) Vahdâniyyet; Tek ve benzeri olmamak.
İhlâs Suresi, Cenab-ı Hakk'ın bu sıfatını açık bir üslupla ortaya koymaktadır: Hz. Peygambere hitaben;  “De ki: O, Allah’tır, gerçek İlahtır ve Birdir.” “Allah Samed’dir. Allah hiç bir şeye muhtaç değil, herşey O’na muhtaçtır.” “Ne doğurdu, ne de doğuruldu.” “Ne de herhangi bir şey O’na denk oldu, hiçbir şey O’na denk değildir”  
      
e) Muhâlefetün Li'l-hâvâdis; Sonradan yaratılanlara benzemez. Bu sıfata Şûrâ suresinin 11. âyetinde açıkça işaret buyurulmuştur: "....O'nun benzeri hiç birşey yoktur, O herşeyi hakkıyla  işitir ve görür."    

 f) Kıyam Binefsihi; Allah, Kendi zâtı ile var olan, zevâli olmaksızın kâim  bulunan ve varolmak için başka bir varlık ya da nedene muhtaç olmayandır.  Al-i İmrân Sûresinin 2. âyetinde şöyle buyrulmaktadır: "Allah o İlahtır ki Kendinden başka ilah yoktur. Hay O’dur, kayyûm O.”

 Allah'ın Sübûtî sıfatları:
       
a) Hayat; Allah dâima diridir.
"Ölümsüz, diri olan Allah'a güven ve O'nu tesbih et!..." diye buyurulmaktadır. (Furkan sûresi, 58)
       
b) İlim; bilmek.  Allah geçmiş ve geleceği, gizli, açık her şeyi bilir. "İçinizde (sinelerinizde) olanı gizleseniz de açıklasanız da Allah onu bilir. Göklerde olanları da yerde olanları da bilir..."(Al-i İmrân sûresi, 29)

c) Sem’î; işitmek, Allah her şeyi işitir.
Nisâ sûresi 134. âyet şöyle nihayet bulur:  "...Allah işitir ve görür".
       
d) Basar; görmek. Allah her şeyi görür.
Bakara sûresi 233. âyet şöyle son bulmaktadır: "...Biliniz ki, Allah, şüphesiz yaptıklarınızı görür ". 
       
e) İrâde; dilemek. Allah diler ve dilediğini yapar.

1-Tekvîni irâde: Cenâb-ı Hakk şöyle buyuruyor: "O gökleri ve yeri yoktan var edendir. Bir şeyi yaratmak isteyince sadece "ol!" der, oluverir" (Bakara sûresi,117) 
2- Teşrîi irâde: Bu mânâda Yüce Allah;  "...Allah size kolaylık murat eder, zorluk istemez" buyuruyor. (Bakara sûresi, 185) 
       
f) Kudret; Gücü yetmek. Allah sonsuz kudret sahibidir, her şeye gücü yeter. Yüce Allah; "Muhakkak ki, Allah her şeye kâdirdir, gücü yetendir" buyurmaktadır. (Bakara suresi, 164)

g) Kelam; Söylemek. Allah söz sahibidir. Kur'an, Allah'ın kelam sıfatının tecellisidir, sözüdür.
Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır: "Allah Musa'ya hitabetti" veya "Allah, Musa'ya da hitab ile konuştu"(Nisâ suresi, 164) Ayrıca Bakara suresi 253. âyette de şöyle buyurulmuştur: " ... Onlardan Allah'ın kendilerine hitab ettiği (konuştuğu), derecelerle yükselttikleri kimseler vardır..." 

h) Tekvin; Yaratmak. Allah yaratıcıdır. Kainattaki her şeyi yaratan O'dur. Allah Teâlâ meâlen şöyle buyurur: "Bir şeyi dilediği zaman, O'nun buyruğu, sadece o şeye "ol!" demektir, hemen oluverir..". (Yâsin sûresi, 82)
     
Bir gün müslümanlar; din, dil, ırk, mezhep, parti, siyaset, milliyet ayrımı yapmadan, herhangi bir insana Allah’ın sanatı değeriyle, Allah’ın kulu olarak bakmayı ve bunu hayata geçirmeyi başarırlar, bunu insanlara gösterip inandırabilir, güven ve itimat telkin edebilir, kavl-i leyyinle Allah ve Resûlüllah’ı sevdirebilirlerse;  o zaman dünyaya barış ve huzur gelebilir. O zaman beşer, kitleler halinde ‘Bismillah’ deyip huzur iklimi olan îmana dâhil olabilirler.  Çünkü, bugün bütün insanlık gerçek mânâda huzura muhtaçtır.Bu m3anâda müslümanlar, gerçeği yansıtamadığı için insanlıkta bu huzuru bulamamaktadır.

                                                                   -Devam edecek-

25 Ekim 2018 12:43
DİĞER HABERLER