Ömer Çelik: Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu görüşmesi nihai bir görüşme değil

AK Parti ve CHP arasında koalisyona yönelik istikşafi görüşmeleri yöneten AKP heyeti, Genel Başkan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'na raporunu sundu. Raporun sunulmasının ardından bir açıklama yapan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, raporların yarın AK Parti MKYK'sında, Pazartesi günü de Bakanlar Kurulu'nda değerlendirileceğini söyledi. Çelik, aynı akşam saat 18.00'de de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP Sözcüsü Haluk Koç ile Başbakan Davutoğlu ve kendisinin katılacağı bir görüşme gerçekleştirileceğini kaydetti. Çelik, bir soru üzerine de Kılıçdaroğlu ve Davutoğlu'nun görüşmesinin nihai kararın verileceği bir görüşme olarak değerlendirilemeyeceğini kaydetti: "Bu bir nihai görüşme olarak değerlendirilemez. Ondan sonrası nasıl işleyeceği de o gün iki genel başkanın beraber çizeceği bir çerçevede olacaktır. O görüşmenin de misyonu tamam mı devam mı şekilde bizim adını koyacağımız bir görüşme değildir."

CHP ile gerçekleştirilen yaklaşık 35 saatlik görüşmeleri mavi bir dosya ile Ahmet Davutoğlu'na sunan Ömer Çelik ve görüşme heyeti, ardından basın mensuplarına bir açıklama yaptı. Heyet adına konuşan Çelik, "Dün akşam sayın genel başkanımıza sonuç raporunu iletmiştik. Bugün sabah da sunumumuz planlandı. Bugün kendisine birkaç saatlik bir süre içerisinde çok detay ve kapsamlı bir sunum yaptık. Kendisinin sorularına cevap verdik. Ayrıca bütün bir süreci baştan sona tekrar anlattık. Arada sunumlarımız olmuştu. Ama bu kapsamlı sunum detay bir sunum oldu. Bütün noktalara hemen hemen değindik." dedi.

Davutoğlu'na 3 çerçevede sunum yaptıklarını kaydeden Çelik, "İki parti arasında mutabakat gözüken politikalar, iki parti arasında temel çatışma ve anlaşmazlık olarak beliren noktalar. Üçüncü çerçeve de genel başkanların bir araya gelerek mesafe alınacağını ya da alınmayacağına karar vereceği konular şeklinde." diye ekledi.

ÖNCE MYK, ARDINDAN BAKANLAR KURULU'NA SUNULACAK, ARDINDAN DA CHP VE AKP LİDERLERİ GÖRÜŞECEK

Bütün sunulan politikaların iki kısma ayrıldığını aktaran Çelik, "Bir kısmı AK Parti'nin parti politikalarını ilgilendiriyor. Bir kısmı da hükümet politikalarını ilgilendiriyor. O sebeple sayın genel başkanımız parti politikalarını ilgilendiren kısmını yarın AKP MYK'sına götürecek. Burada CHP ile yaptığımız görüşmelerin parti poliitkamızı ilgilendiren kısımları en yüksek kurullarımızdan birisine sunulacak. Arkasından pazartesi günü hükümet politikalarını ilgilendiren kısmı bakanlar kuruluna sunulacak. Bakanlar Kurulumuz ile birlikte hükümet politikalarını ilgilendiren kısımla ilgili uzlaşma ve anlaşmazlık alanları ve mesafe alınabilecek alanlar şeklinde bir sunum böylece gerçekleştirilmiş olacak Pazartesi gününe kadar. Sayın Genel Başkanımızın Sayın Kılıçdaroğlu ile bir araya gelme arzusu söz konusu. Bu istikşafi görüşmeler bittikten sonra her iki genel başkan da bir araya gelip değerlendiririz demişti. Bunu kendilerine ilettik ve olumlu yanıt aldık. Pazartesi Bakanlar Kurulu'ndan sonra Sayın Kılıçdaroğlu ve Haluk Koç'u sayın 18.00'de burada Başbakanlık Resmi Konutu'nda bekliyoruz. Kendileri de olumlu yanıt verdiler. Bu görüşmeye Başbakanımız ile ben katılacağım. Gelinen noktanın değerlendirmesi yapılacak. Yol haritamız bu şekilde." bilgisini verdi.

SON KONUDA MUTABAKATA KADAR HİÇBİR KONUDA ANLAŞILMAMIŞ SAYILIR

Gazetecilerin, uzlaşma sağlanan veya sağlanamayan noktalar konusunda bilgi vermesini istediği Çelik, şöyle devam etti: "Herkes şunu öğrenmek istiyor, bunda da haklısınız. Her görüşmeden sonra mutabakat sayısı mı daha fazla çatışma alanı mı daha fazla. Bizim aritmetik bir sonuç vermemizi bekliyorlar. Bütün öngörüşme süreci boyunca bunu söyledim. Siyaset bir aritmetik işi değil, bir geometri de değil. Siyasetin kendine has bir kimyası var. Tabi bunun nesnel değerlendirmeleri de var. Bu aritmetiksel olarak karar verilecek bir alan değildir. Öyle konular vardır ki bir konuda anlaşmazlık bütün konuları örtebilir, bazen bir konuda anlaşmazlık bütün diğerlerini geriye atabilir. Burada bu tip görüşmelerin doğasıyla ilgili temel bir kural vardır. Bu görüşmelere katılanlar da bunu bilirler. Bu evrensel de bir kuraldır görüşmelerin doğasından çıkmıştır. Son konuda mutabakata varılıncaya kadar hiçbir konuda anlaşılmamış sayılır. Bu kendi dinamiği olan kendi kimyası olan bir süreçtir. Dolayısıyla uzlaşma mı öne çıkıyor çatışma mı öne çıkıyor, bu nihayetinde bizim heyetimizin karar vereceği bir konu değil. Genel Başkanımızın başkanlığında yetkili kurullarımızın karar vereceği bir konu. Yetkili kurullarımızı bütün değerlendirmeleri aldıktan sonra yeterli bir uzlaşma çıkmış derlerse süreç başka şekilde işler, yeterli bir uzlaşma ortaya çıkmamış derlerse başka şekilde işler. Nihayetinde her iki tarafın da düşündüğü şudur. Bir koalisyon hükümetin olması demek, iki birbirine zıt siyasi akım arasında böyle bir şey olacaksa bu tabi çok ince elenmesi iyi çalışılması titiz çalışma gerektiren bir iştir. Bütün detaylara bakılması gerekir. Türkiye'deki reformların devam etmesi ile ilgili yüksek arayışlar söz konusu olacak. Buradan çıakacak sonucun olumlu ya da olumsuz seyrettiği bizim karar vereceğimizi birşey değil. Biz sadece sunumu yaparız, değerlendirmelerimizi aktarırız. Ona genel başkanımız ve yetkili kurullar karar verecektir. Yetkili kurulların görüşünü aldıktan sonra ortaya çıkan tabloyu genel başkanımız ve Sayın Kılıçdaroğlu değerlendireceklerdir."

DAVUTOĞLU VE KILIÇDAROĞLU GÖRÜŞMESİ NİHAİ DEĞİL

Kılıçdaroğlu ve Davutoğlu görüşmesinin bir nihai görüşme olup olmayacağı yönündeki bir soru üzerine ise Ömer Çelik, "Bu bir nihai görüşme olarak değerlendirilemez. Ondan sonrası nasıl işleyeceği de o gün iki genel başkanın beraber çizeceği bir çerçevede olacaktır. O görüşmenin de misyonu tamam mı devam mı şekilde bizim adını koyacağımız bir görüşme değildir. İki lider de görüşmelerin olacağını söylemişlerdi. Bunun adını istikşafi görüşmelerin bitiminden sonra biz yetkili kurullarımıza götürüyoruz. CHP de götürecektir. İki genel başkanın değerlendirme görüşmesi olarak değerlendirmek gerekir. Buna devam mı tamamı diye bir misyon yüklemek şu anda doğru olmaz." ifadelerini kullandı.

AÇIKLANMIŞ TAKVİME AYNEN UYUYORUZ

Çelik, basında yer alan senaryolara ilişkin de şöyle konuştu: "Aslında kamuoyu çizmiyor bunları basından okuyoruz. Bunlar tek hat üzere işleyen süreçler değildir, karmaşık mekanizmalardır. Burada herkesin de gözü önünde son derece şeffaf bir süreç yürütüyoruz. Dolayısıyla ilk başta açıkladığımız takvim ne ise ona riayet ediyoruz. Daha o görüşmede de söylenmişti. Genel başkanların bir araya gelip değerlendirmesine olumlu bakılmıştı. Şimdi onun pazartesi günü yapılmasına da karşılıklı olarak karar verilmiş oldu. Açıkladığımız yol haritası takvimde herhangi bir zamma ya da tenzilata gitmiş durumda değiliz. Ne söylediysek onu uyguluyoruz. Bizim istikşafi görüşmelerimizde pek çok konu konuştuk. Anayasadan ekonomiye kadar. Bir sürü konu konuştuk. Ama bu konular içerisinden şu aşamada size özellikle şunu ele alacaklar diyemem. Muhtemelen bütün konular üzerinden geçeceklerdir, belki bir takım anlaşmazlık konularını konuşacaklardır kendi aralarında, veya uzlaşma konularını."

HİÇBİR TAKTİK HESABIMIZ YOK

AKP'nin bir taktik olarak 45 günlük süreyi sonuna kadar kullanacağı iddiaları da sorulan Kültür Bakanı Çelik, "Bunları hep basından okuyoruz. Biz 13 yıldır üzerimizde sorumluluk taşıyoruz. Herhangi bir meselede bizim yürüttüğümüz politika ile taktik kelimesi yan yana gelemez. Gayet şeffaf bir süreç yürütüyoruz. Hiçbir taktik hesabımız olamaz. 13 yıldır sorumlu kadroyuz memleket meselelerinde, şu anda da aynı sorumlulukla bakıyoruz. Bunlar memleket meselesidir, milletle ilgili meselelerdir, bizim yürüttüğümüz işlerle taktik kelimesi bir araya gelemez, herkesin gözü önünde gerçekleşiyor. Açıkladığımız takvime aynen uyuyoruz. Bundan sonrası nasıl olacağı zaten o genel başkanlar bir araya geldiğinde ortaya çıkacaktır. Hepsi sizinle paylaşılıyor zaten. Şu ana kadar sizinle paylaştığımız şeyler, genel başkanımızın Kılıçdaroğlu'na ziyaretinde karşılıklı olarak olumlu bakılan noktalardır. biz şimdi sunumumuzu yaptık." diye kaydetti.

HERHANGİ BİR KONUDA KARARA VARILMAMIŞSA, BÜTÜN SEÇENEKLER MASADADIR

Kendisine şahsi olarak bir erken seçim mi yoksa koalisyonun mu daha iyi olduğunu düşündüğü sorulan Çelik, şu cevabı verdi: "Benim kişisel kanaatim değil burada konuştuğumuz konu. Burada konuştuğumuz konu kurumsal olarak karar alma mekanizmalarının nasıl işleyeceği şeklinde. Ama siyaset ve ülke çıkarı her zaman şunu gerektirir; eğer herhangi bir konuda karara varılmamışsa karara varılana kadar bütün seçenekler masadadır. O sebeple biz hiçbir seçeneğe ve partiye kapı kapatmadan son derece açık ve şeffaf bür süreç yürütmeye gayret ediyoruz. Ülkemiz için en hayırlısı neyse ona ulaşmaya çalışıyoruz."
CİHAN
06 Ağustos 2015 15:56
DİĞER HABERLER