Öztürk: Hücrede tecritte tutuldum, evlat hasreti çok çektim

Gazeteci Ece Sevim Öztürk tahliye edilmesinin ardından yaşadıklarını anlattı
''Deniz Kuvvetleri’nin En Karanlık Günü” belgeseli nedeniyle tutuklanan ve geçtiğimiz günlerde tahliye edilen Öztürk, Cumhuriyet Gazetesi'nin sorularını cevapladı.

-Cezaevinde günleriniz nasıl geçti?

-Cezaevinde hücrede tecritteydim. Tek başıma, insandan uzak, hatta güneşe bile hasret geçirdim günlerimi. Yan hücrelere getirilen cezalı adli tutukluların kavgalarını dinleyerek geçti günler. Diğer tutuklulara sağlanan hiçbir imkân üstelik bana sunulmadı. İçerde sadece gündemi takip etme imkânım vardı. Her gün Cumhuriyet başta olmak üzere tüm gazeteleri okuyabildim.

-Yerel seçimlere doğru giderken gazetecilerin susturulmaya çalışıldığına tanıklık ediyoruz. Böyle bir süreçte tahliye edilmeyi bekliyor muydunuz?

-Hukuk hakkaniyetle işleseydi eğer gözaltına dahi alınmamam gerekirdi. Duruşmaya giderken de dostlarıma üzülmeyin hiçbir sonuca dedim; nihayetinde vicdanım rahat. Her seçim öncesinde ülkenin kutuplaştırılması yöntemi ile zafer kazanıldığını öğrendik, biliyoruz. Bunun söylemlere de operasyonlara da yansıyacağını göreceğiz. 24 Haziran öncesinde tutuklandım, yerel seçim öncesinde serbest bırakıldım. Umarım bu seçim zamanı toplumsal gerginliklerin tavan yapmadığı bir süreç yaşarız.

-Mahkemenin verdiği karar bozulmazsa yeniden cezaevine gireceksiniz...

-Dünden beri kızım “Anneciğim bir daha bu kadar uzun gitme” diyerek boynuma sarılıyor. Tek başımıza ilkelerimiz için ödeyeceğimiz bedeller için tek sözüm yok. Girdiğim gibi çıktım. Ancak kızımdan yeniden ayrı kalacak olmak bir anne olarak beni kaygılandırıyor.

Evlat hasreti

- İçeride en çok neye özlem duydunuz?

-İçeride en çok istediğim şarkıları dinleyebilmeye hasretlik duydum. Bir de insanın anahtarını cebinde taşıyabilme hürriyetine... Kızım 5.5 yaşında. 3 ay göremedi beni. Beni yurt dışında dil eğitiminde zannediyordu. Ayda bir kez açık görüşe geliyor, cezaevini havalimanı zannediyordu. Hatta; İnfaz memurları kızıma havalimanı görevlisiymiş gibi davranıyorlardı. İnsanın en büyük hasreti uğruna savaştığı evladı oluyor.

-Özgürlüğünüzün ilk gününde neler yaptınız?

-Özgürlüğümün ilk gününde dostlarımla kucaklaştım. Tüm cezaevlerindeki dostlarıma selam gönderiyorum. Her şey güzel olacak, sessizlik suçunu işlemeyi reddedenler kazanacak. Umut kazanacak.
13 Aralık 2018 18:10
DİĞER HABERLER