Pak Medya İş: Basın özgür değilse, toplum da mahkumdur

Pak Medya İş Genel Başkanı İsmail Topçuoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde basın özgürlüğü açısından kapkara bir tablo ile karşı karşıya olunduğunu söyledi. Topçuoğlu yaptığı yazılı açıklamada, özgür basın ve medya kuruluşlarının en ağır baskı ve zulümlere maruz kaldığını anlattı.

Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yazılı açıklama yapan Topçuoğlu şunları söyledi: "Halen Hidayet Karaca, Can Dündar, Erdem Gül, Mehmet Baransu, Gültekin Avcı gibi basınımızın önde gelen isimlerinin de aralarında bulunduğu 30 gazeteci, tutuklu ve hükümlü olarak cezaevinde bulunmaktadır. Bu gazetecilerin önemli bir kısmının neyle suçlandığını dahi bilmiyoruz. Çünkü bir yılı aşkın süredir cezaevinde tutulmalarına rağmen haklarında bir iddianame hazırlanamamıştır. 100'ü aşkın gazeteci, yaptığı haberler, dile getirdiği görüşler ve iktidara yönelttiği eleştiriler nedeniyle gözaltına alınmış, hakkında soruşturma açılmıştır.

Son bir yıl içerisinde kayyım marifetiyle 2 gazete ve 2 televizyon kanalına hukuksuz şekilde el konulmuş; yine özgür ve bağımsız yayın yapan 16 televizyon ve radyo kanalının yayın imkanı, uydudan ve diğer yayın platformlarından düşürülmek suretiyle cebren ortadan kaldırılmıştır.

Çoğunluğu bu yayın kuruluşlarından olmak üzere, sadece son bir yıl içinde yaklaşık 1.200 gazeteci işsiz bırakılmıştır. Son yıllarda işini kaybeden gazeteci sayısı ise binlerle ifade edilmektedir. Devletin resmi istatistik kurumu olan TÜİK, 7 bin gazetecinin işini kaybettiğini açıklamıştır.

Halen işini kaybetmemiş görünen binlerce basın emekçisi ise gazetecilik adına daha değerli bir şeyi; bağımsız, tarafsız ve gerçek haber yapma özgürlüğünü, kısacası meslek onurunu kaybetmiştir. Hatta onların durumu basın özgürlüğü açısından daha trajik ve yıkıcı, beşeri açıdan ise daha travmatik ve yakıcıdır. Çünkü işini kaybedenler verilecek zorlu bir mücadeleyle de olsa, kısa ya da uzun vadede yeniden mesleklerini yapmaya başlayarak saygın gazeteciler olarak yollarına devam edebilecekler, ancak meslek onurunu yitirenlerin neden olduğu tahribatlar ve kendi yaşadıkları travmalar kolay telafi edilemeyecektir.

Sadece doğrudan ya da dolaylı iktidar kontrolünde bulunan basın-yayın kuruluşlarının yayın yapma imkanına sahip olduğu medya düzeninde yapılan işe gazetecilik denilemez. Bugün ülkemizde fiilen gazetecilik yapma imkanı ortadan kalkmış durumdadır. Bu nedenle de çalışan değil belki ancak 'çalışamayan gazeteciler gününden' söz edilebilir.

Ülkemizde gazetecilerin ve basın yayın kuruluşlarının çalışamaz hale getirilmesiyle en ağır kayba uğrayan ise 76 milyon yurttaşımızdır. Hakları ellerinden alınan ve mahkum edilen sadece hapse atılan gazeteciler değildir. Özgür medya yok edilerek, toplumun tamamı da kendi ülkesindeki gerçeklerden habersiz yaşamaya mahkum edilmiştir. Bu vahim tablo, ülkemize ve milletimize yapılabilecek en büyük kötülüklerden birisidir. Onlarca yıldır ağır aksak da olsa demokrasi ile yönetilmiş olan bu ülke bu yapılanları hak etmemektedir. Bu nedenle, Pak Medya İşçileri Sendikası olarak, başta yerli ve uluslararası basın meslek örgütleri olmak üzere, bütün demokratik kurumları, sivil toplum kuruluşlarını ve halkımızı, ülkemizde basın özgürlüğünün biran önce yeniden tesis edilmesi için işbirliği yapmaya çağırıyoruz."

CİHAN
09 Ocak 2016 14:40
DİĞER HABERLER