Pak-Türk Okulları'nın eski müdürü ve ailesi kaçırıldı!

Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik zorla kaybetme olaylarına bir yenisi daha eklendi.

Pakistan’da eğitimci Mesut Kaçmaz ve ailesi sivil polis olduğunu söyleyen kişiler tarafından tarafından kaçırıldı. Aileden şu ana kadar haber alınamadı. Sabaha karşı 02:30’da gerçekleşen olayda Lahor’daki Pak-Türk okulunun eski yöneticilerinden Mesut Kaçmaz ve ailesi kendisini ‘polis’ diye tanıdan kişiler tarafından kaçırıldı.

Görgü tanıkları arasından olan ve olay sırasında gözaltına alınan bir öğretmenin anlatımı şöyle:

“Ailenin iki kızı ağlama krizine girdi”

“İlk önce 15 kadar sivil giyimli ‘polis memuru’ Kaçmaz’ın bulunduğu daireye geldi.  Polis memurları aile fertlerini ite kaka tutuklamaya çalıştı. Mesut Bey’in eşi Meral Hanım baygınlık geçiriyordu. İki kadın polis onu ayağa kaldırmaya çalıştı. Bu arada ailenin iki kızı da ağlama krizine girmişlerdi. Polis memurları olayı protesto eden ve cevap isteyen Mesut Bey’i kapıya doğru itti. ‘Polis memurlarının’ Meral Hanım’a uyguladıkları orantısız müdahaleyi görünce ben de protesto ettim ve tutuklandım.”

“Mesut Bey şiddete maruz kaldı”

“İlk önce beni aşağıya indirdiler. Az sonra, aile fertlerini bir bir aşağıya indirdiler. Bizi polis pikapına bindirmeden önce Meral Hanım ve ailenin kızları da dahil hepimizin gözlerimizi bağladılar ve başımıza çuval geçirdiler. Beni önden kelepçelediler. Mesut Bey’e de bir kelepçe takamadıklarından dolayı ellerini sıkıca bağladılar. Mesut Bey olayı protesto ederken şiddete maruz kaldı ve yüzüne bir iki darbe aldı.”

“Burası Pakistan siz kim olduğunuzu sanıyorsunuz” dediler

Polis memurlarından birisi gülerek, “Burası Pakistan. Siz kim olduğunuzu sanıyorsunuz? Biz istediğimizi yaparız” dedi. Polis pikaplarına bindirildik. Araçların üzerinde “Polis” vb işaret seçemedim. Her aracın tepe lambası vardı. Bütün “memurlar” sivil giyimliydi. 30 dakika kadar seyahat ettik, ardından göz bağlarımızı çözdüklerinde iyi döşenmiş bir villada olduğumuzu gördük. Burası bir misafirhaneye benziyordu. Orada başka kişiler de vardı. Zannederim, bunların bazıları üst düzey “memurlardı”. Oradaki “memurlardan” birisi bana, “Senin bu işe karışmaman lazımdı, ama geldin kendini de bulaştırdın. Seninle işimiz yok. Senin adın bizim listemizde yok. Seni serbest bırakacağız.”

“Saati bilmeyelim diye duvardaki saati bile indirdiler. Gözlerimi yeniden bağladılar ve beni yaşadığım sitenin kapısına bıraktılar. Ayakkabı giymiyordum, dolayısıyla yalın ayak eve yürüdüm. Herhangi bir plaka göremedim. Dört kişilik ailenin evine 15 kişilik bir “polis grubunun” gönderilmesi şok ediciydi. Bundan daha fazla şok edici husus da aileye reva görülen uygulamaydı:

“Evin hanımı ve kızlarının başına çuval geçirdiler”

“Evin hanımı ve genç kızları dahil hepsinin gözlerinin bağlanması ve başlarına çuval geçirilmesi… Bizler sıradan eğitimcileriz ve sanki suçluymuşuz gibi bizlere reva görülen bu kötü uygulama gerçekten de şok edici. Gelen insanların kim olduğu ve hangi kuruma ait oldukları hakkında hiçbir bilgim yok.”

Daily Pakistan adlı internet sitesinin haberine göre, Kasım 2016’da Türk Okulları personelinin zorla Türkiye’ye gönderilmesi gündeme gelmiş ancak Pakistan yargısı ve BM devreye girerek bu girişimi durdurmuştu.

27 Eylül 2017 09:32
DİĞER HABERLER