"Parlamento'da kurulacak 'ortak komisyon' çözüm sürecinin resmi muhatabı olmalı"

HDP, HDK, DTK ve DBP eş başkanları, çözüm sürecinin sadece AK Parti'nin insafına terk edilemeyeceğini bildirdi. Eş genel başkanlar, yeni dönem Parlamento'da kurulacak ortak bir komisyonun Kürt sorunu başta olmak üzere demokratik çözüm, müzakere ve diyalogu esas alan bir inisiyatif geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Halkların Demokratik Partisi Basın Merkezi, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eş başkanları Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Emine Ayna Kamuran Yüksek, Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü, Selma Irmak ve Hatip Dicle'nin katılımıyla HDP Genel Merkezi'nde dün yapılan toplantıya ilişkin ortak yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Çözüm süreci sadece AKP'nin insafına terk edilemez. Parlamento'da kurulacak ortak bir komisyon çözüm sürecinin resmi muhatabı olarak öne çıkmalı ve savaşı durduracak bir demokrasi programı ile toplumun barış beklentisine cevap vermelidir." denildi.

7 Haziran seçim sonuçlarının, büyük baskı ve zulme rağmen ortaya çıkarılmış önemli bir halk iradesi olduğuna işaret edilen açıklamada, "Bu iradeye karşı saray darbesi ile cevap verilmiş ve yok sayılmıştı." vurgusu yapıldı. Açıklamada şöyle denildi: "AKP'nin tek başına iktidarı ve başkanlık hevesleri için ülke kan gölüne çevrilmiş, HDP'ye dönük hükümet merkezli saldırılar, katliamlar ve basın ambargoları gerçekleştirilmiş, HDP'nin seçim kampanyası yürütemeyeceği şekilde canlı bombalar HDP Eşbaşkanlarının ve milletvekili adaylarının peşine salınmış, ülkede olağanüstü bir güvenlik korkusu yaratılarak seçmen adeta teslim alınmaya çalışılmıştır."

"HDP TBMM'DE KADIN MÜCADELESİNİN EN GÜÇLÜ SESİ OLMAYI HAK ETMİŞTİR"

AK Parti'nin devletin ve örtülü ödeneğin bütün imkanlarını en ahlâksız şekilde kullanarak seçim kampanyası değil, bir tür tehdit ve terör kampanyası yürüttüğü kaydedilerek, şu değerlendirmelere yer verildi: "Neticede gerçek halk iradesinin oluşmaması için kısa süreli ani şok stratejisi uygulayarak sonuca gitmiştir. Hiç şüphe yok ki bu seçimin sonuçlarına dayanarak Türkiye halklarının katliam, savaş, zulüm, hırsızlık, yolsuzluk, ahlâksızlık politikalarına onay verdiğini asla kabul etmeyeceğiz. AKP'nin açık/gizli ajandasındaki hiçbir gerici politikasına toplum onay vermemiştir. HDP ise tarihimizin en yoğun ve en ahlâksız siyasi, fiziki saldırıları karşısında öz gücüne dayanarak ve seçmeniyle kurduğu güçlü manevi bağlara dayanarak, olağanüstü bir direniş ve dik duruş ile barajı aşmayı ve Parlamento'nun üçüncü büyük grubu olmayı başarmıştır. HDP bu ağır saldırılar altında da kadınların gruptaki temsiliyetinden vazgeçmemiş, TBMM'de kadın mücadelesinin en güçlü sesi olmayı hak etmiştir."

"MHP VE AKP GİZLİ İTTİFAKI..."

MHP ve AK Parti'nin gizli ittifak ve işbirliğinin temel hedefinin HDP'yi baraj altında bırakarak güçlü bir AK Parti hükümeti kurdurmak olduğu vurgulanan ortak açıklamada, "Ancak MHP'nin bu ucuz oyunu HDP'nin barajı aşmasıyla birlikte tam bir fiyasko ile sonuçlanmış, MHP tam bir hezimet yaşayarak, yok saydığı HDP'nin çok altında bir temsiliyetle Parlamento'ya girmiştir. Bu noktadan sonra bizlere ve tüm demokrasi güçlerine düşen şey güçlü bir demokrasi bloku oluşturarak Parlamento içinde ve dışında mücadeleyi yükseltmek olmalıdır. Halklarımızın bizlere verdiği görevi tam olarak ve layıkıyla yerine getireceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. Türkiye toplumunun korkmasını ve geleceğe dair kaygılanmasını gerektirecek bir durum yoktur. Sadece mücadele birliğini kurmak bile önümüzdeki tehlikeleri alt etmek için yetecektir. Biz varız ve kendimize güveniyoruz. Faşizmi, gericiliği defalarca durdurduk, yine başaracağız." görüşü belirtildi.

"DİYALOGU ESAS ALAN İNİSİYATİF GELİŞTİRİLMELİ"

HDP, HDK, DTK ve DBP eş genel başkanları, yeni dönem parlamentosunda Kürt sorunu başta olmak üzere demokratik çözüm, müzakere ve diyalogu esas alan bir inisiyatif geliştirmesi gerektiğine işaret ederek, "Çözüm süreci sadece AKP'nin insafına terk edilemez. Parlamentoda kurulacak ortak bir komisyon çözüm sürecinin resmi muhatabı olarak öne çıkmalı ve savaşı durduracak bir demokrasi programı ile toplumun barış beklentisine cevap vermelidir. AKP, böylesi bir çözüm iradesine saygı duyarak barış sürecine geri dönmeyi ve yeni mekanizmalar ile birlikte çözüm sürecini Parlamento zeminine emanet etmeyi kabul ederse bizler de bu yaklaşıma saygı duyacağız. Demokratik, sivil özgürlükçü bir anayasa ile birlikte ülkemiz hak ettiği kurumsal ve köklü demokrasi yolunda çok önemli adımları bu dönemde atabilir. Güvenlikçi politikalar derhal terk edilerek uzlaşma ve ortak akıl çerçevesinde hep birlikte geleceğin Türkiyesi adım adım inşa edilebilir. Olumlu bir yaklaşım geliştirilmesi halinde bizler her türlü doğru adımı birlikte atmaya hazır olduğumuzun bilinmesini isteriz. Halklarımızın ortak çıkarları doğrultusunda; kutuplaşma, gerilim ve kamplaşmaya son verecek dil ve üsluptan başlayarak yeni bir dönemin açılması için üstümüze düşen sorumluluğun gereğini yapacağımızdan kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Toplumun hepimizden temel beklentisi çözüm siyasetidir. Seçimin her türlü adaletsizliğine ve eşitsizliğine rağmen bizler sorumlu muhalefet ve sorumlu siyaset tarzımızla çözüm kapılarını aralamak istiyoruz." değerlendirmesini yaptı. CİHAN
03 Kasım 2015 14:48
DİĞER HABERLER