Prof. Dr. Muammer Demirel: Ermeni soykırımı iddiaları gerçeği yansıtmıyor

Prof. Dr. Muammer Demirel: Ermeni soykırımı iddiaları gerçeği yansıtmıyor
Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muammer Demirel, sözde soykırım iddialarının gerçeği yansıtmadığını, hiçbir arşiv ve belgede de bu iddiaları doğrulayacak bir kayıt bulunmadığını söyledi.

Prof. Dr. Muammer Demirel, Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından Emir Buhari Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Yakın Tarih" okumaları etkinliğine konuk oldu. "Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Ermeni Meselesini" anlatan Demirel, 1. dünya savaşı ile birlikte Rusların Ermeni çeteleri kışkırttığını ve Doğu Anadolu'da taşeron olarak kullandığını dile getirdi. Prof. Dr. Demirel, Ermeni kaynaklarında yer alan bilgilere göre 150-180 bin Ermeni'nin savaş öncesinde Rus ordusunda gönüllü taburları oluşturduğunu ve ilk saldırdıkları cephenin de Sarıkamış olduğunu ifade etti.

1. Dünya savaşı sonrasında Rusların Doğu Anadolu'dan çekilirken tüm silahlarını Ermenilere bıraktığına dikkat çeken Demirel, bölgede yaşanan katliamların birinci derecede sorumlusunun Ruslar olduğunu ifade etti. Rusların Ermenileri devlet sözü vererek ağır katliamların gerçekleşmesinde taşeron olarak kullandığını belirten Demirel, "Osmanlı Ordusu 12 Mart 1918'de Erzurum'a girdiğinde sokaklarda topladığı ceset sayısı 9 bin 500'ün üzerindeydi. Sadece Erzurum'da 10-12 bin insanın katledildiğini biliyoruz. Kentin nüfusunun o tarihte 30 bin civarında olduğunu göz önüne alırsak yaşanan vahşetin boyutları gözler önüne seriliyor." dedi.

"VAN'I RUSLARA DEĞİL TAŞNAK'A KAYBETTİK"

Ermeni çetelerinin Van'da da büyük bir katliama yol açtığını kenti adeta yakıp yıkarak harabeye çevirdiğini ifade eden Demirel, yüz binlerce Vanlının Ermeniler tarafından katledildiğinin altını çizdi. Demirel, şunları dile getirdi: "Tehcir kanunun çıkmasının nedeni Van olayıdır. Van'ı hedef seçen Ermeni çeteleri 15 Nisan'da kentte büyük bir ayaklanma başlatıyorlar ve 15 Mayıs'ta Osmanlı ordusu kentten çekilmek zorunda kalıyor. Van'ı biz Ruslara kaybetmiş değiliz, Taşnaklar'a kaybettik. Bunun üzerine Osmanlı hükümeti son çare olarak tehcire başvurmuştur. İngiliz arşivlerindeki kayıtlara göre, Ermeniler kendi halklarını kışkırtmak için Van şehrinin Ermeni asıllı belediye başkanı Bedros Kapamacıyan'ın devlet ile işbirliği yaptığı iddiasıyla 1912 yılında Taşnak terör örgütü tarafından öldürüldü."

Demirel, tehcir ile birlikte ortaya atılan Ermeni soykırımı iddialarının da gerçeği yansıtmadığını söyledi. Hiçbir arşiv ve belgede de bu iddiaları doğrulayacak bir kayıt bulunmadığını ifade eden Demirel, tehcir sırasında Ermenilerin Osmanlı askerleri tarafından korunduğunu kaydetti.

METOTLARI PKK'DAN FARKLI DEĞİLDİ

Ermeni örgütlenmesinin 1886 yılında Cenevre'de kurulan "Hinçak" komitesiyle başladığını, 1890'da Ruslarında teşviki ile Tiflis'te Taşnak'ın kurulduğunu ifade eden Prof. Dr. Demirel, 19. yüzyılda etnik ayrımcı örgütlerin tamamının Marksist temeller üzerine kurulduğunu söyledi. Bu örgütlerin kurulmasıyla Doğu Anadolu'ya yönelik Ermeniler tarafından propaganda faaliyetlerin başladığını belirten Demirel, "19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin sınırları içinde Hınçak komitesi daha güçlü bir yapılanma içindeydi. 1890 ve 1895 olaylarını Hınçak çetesi çıkarmıştır. 1900'lü yıllardan itibaren Taşnak terör örgütünün ön plana çıktığını görüyoruz. Bu örgütlerin metotlarına baktığımızda PKK terör örgütünün metotlarından hiç farkı olmadığını görüyoruz." şeklinde konuştu.
Cihan CİHAN
25 Mart 2016 11:07
DİĞER HABERLER