Rebiülevvel ayının girdiğini haber veren cennetlik mi?

Samanyoluhaber yazarı ilahiyatçı Dr. Ali Demirel okuyucusundan gelen bir soruyu cevapladı.
DR. ALİ DEMİREL

Soru: “Abi, malumunuz Rebiülevvel ayına girdik. Bu ayla alakalı “Rebiülevvel ayının girdiğini haber veren cennetlik olur, cehennemden kurtulur...” şeklinde Efendimiz’e ait olduğu söylenen sözler dolaşıyor sosyal medyada. Bu hadisler sahih mi?” (Nurgül D.)

Evet, sizin de ifade ettiğiniz gibi maalesef her sene Rebiülevvel ayının girmesiyle sosyal medya mecralarında bu tür sözler yayılıyor. Hadis olduğu söylendiği için de insanlar kaynağını araştırmadan birbirleriyle paylaşıyorlar.

Hadis kaynaklarımıza baktığımızda Efendimiz’e ait böyle bir sözün olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla soruda bahsettiğiniz şeklindeki rivayetler hadis değildir. Bu sözlere itibar edilmemeli, paylaşılmamalı.

Rebiülevvel ayını bereketli kılan elbette Allah Resûlü’nün bu ayda dünyayı şereflendirmesidir malum. Efendimiz, Rebiülevvel ayının 12’si Pazartesi günü dünyaya gelmiştir. Ve bu bugün kutlanması Müslümanlar arasında bir mevlid geleneği oluşturmuştur.

Bu ay içinde başka önemli bir hadisenin daha olduğunu görüyoruz. Allah Resûlü’nün Mekke’den Medine’ye hicreti de Rebiülevvel ayında olmuştur. 

Medine’ye hicret etmek maksadıyla evinden ayrılıp, sadık dostu Hz. Ebû Bekir’le birlikte Sevr mağarasına sığınan Efendimiz (s.a.s), Rebiülevvel ayının 1’inde buradan ayrılıp Medine’ye doğru yola çıkmıştır. 

8 Rebîülevvel Pazartesi günü Kubâ’ya varmış ve burada Kuba Mescidi’ni inşa etmiştir. Daha sonra buradan 12 Rebîülevvel’de Medine’ye hareket etmiş, Ranuna vadisinde ilk cuma namazını kıldırdıktan sonra aynı gün Medine’ye ulaşmıştır. 

Yine bu ayın içinde Mescid-i Nebevî’nin inşasının da başladığını görüyoruz.

Peki Efendimiz’in hayatında Rebiülevvel ayı içinde başka hangi önemli hadiseler yaşanmıştır?
 
Birkaç tanesini sıralayalım:
 
1. Medine’ye hicret etme maksadıyla Mekke’den yolan çıkan Hazreti Ali’nin Kuba’ya varışı (15 Rebiülevvel Hicrî 1).
 
2. Efendimiz’in Ebu Eyyûb El-Ensârî’nin evinde kalmaya başlaması (22 Rebiülevvel Hicrî 1).

3. Nebiler Serveri’nin Kuba’dan Medine’ye geçişi (22 Rebiülevvel Hicrî 1).

4. Mâide Sûresi 11. ayetin inişi (17 Rebiülevvel Hicrî 3).
 
Müsadenizle bu başlığı biraz açalım:
 
Hicretin üçüncü yılında Beni Sa’lebe ve Muhârib kabilelerinin hazırlık yaptıkları, ansızın Medine’yi kuşatmak ve Müslümanların mallarını yağmalamak istedikleri bilgisi Efendimiz’e ulaşmıştı.
 
Böylesi durumlarda Medine sakinlerinin güvenliklerini sürdürmek, huzur ve barışı devam ettirmek isteyen Efendimiz, çok hızlı, tedbirli ve temkinli hareket eder ve tehlikeyi büyümeden bertaraf ederdi. Bu sefer de öyle olmuş ve yanına aldığı dört yüz elli kişilik bir birlikle hemen onların toplanma yeri Gatafân’a hareket etmişti.
 
Allah Resûlü’nün çıkışını haber alan Gatafanlılar, dağ başlarına çekilmişler ve taktik değiştirmişlerdi. Rahmet Peygamberi’nin canına kastedecek ve müminleri başsız bırakacaklardı. Bunun için aralarından Dü’sûr İbn-i Hâris’i görevlendirip O’nun konakladığı yere göndermişlerdi.
 
Eline aldığı kılıcıyla harekete geçen Dü’sûr İbn-i Hâris, sinsice Peygamber Efendimiz’e yaklaştı ve kılıcını kaldırıp önce,
 
- Benden korkuyor musun? diye sordu. Efendimiz,
 
- Hayır! dedi. Bunun üzerine o,
 
- Peki bugün Seni benden kim kurtaracak? diye sordu. Efendiler Efendisi tam bir tevekkül içerisinde,
 
- Allah! buyurdu.
 
Adam tam kılıcını kaldırdığı anda Hz. Cebrail temessül edip adamın göğsüne bir darbe indirdi. Yere yuvarlanan adam kılıcını elinden düşürdü. Neye uğradığını şaşırmıştı. Efendimiz düşen kılıcı aldı ve sordu: 
 
- Peki, şimdi seni benim elimden kim kurtaracak?
 
Dü’sûr, korku ve çaresizlik içinde, 
 
- Hiç kimse, sen kılıç tutanların hayırlısı ol! diyebildi.
 
İşte bu hadise üzerine Mâide Sûresi’nin 11. ayeti nazil oldu:
 
“Ey iman edenler! Allah’ın size olan şu nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmaya, sizi öldürüp yok etmeye teşebbüs etmişti de O, bunların ellerini size zarar vermekten menetmişti. Allah’ın hukukuna haksızlık etmekten sakının! Müminler yalnız Allah’a dayansınlar.”
 
5. Allah Resûlü’nün Cenaze Namazı?.

Vadesi dolan, vazifesi biten ve muhayyer bırakılınca Refîk-i A’lâ’yı tercih eden Allah Resûlü, hicretin 11. yılı, 12 Rebiülevvel Pazartesi günü kuşluk vaktinde vefat etmişti.

Bu yazdıklarımızın dışında Rebiülevvel ayı içinde Efendimiz’in nurlu hayatında neler olduğunu merak edenler www.peygamberyolu.com sitesini ziyaret edebilirler.

Bu arada sizlerden gelen soruları Youtube kanalımızda görüntülü olarak da cevaplandırıyoruz. Kanalımıza aşağıdaki linkten ulaşabilir, abone olabilir, çevrenize duyurabilirsiniz.


SORU VE MESAJLARINIZ İÇİN 

TWİTTER : @aliihsandemirel

01 Kasım 2019 11:07
DİĞER HABERLER