Reyhanlı saldırısıyla ilgili gündemi sarsacak iddia

Reyhanlı saldırısıyla ilgili gündemi sarsacak iddia
Suriye'ye gittiği iddia edilen TIR'ları durdurduğu gerekçesiyle geçtiğimiz haftalarda tutuklanan Savcı Özcan Şişman, mahkemedeki savunmasında önemli bilgiler verdi.

Savcı, savunmasında Reyhanlı, Cilvegözü ve Niğde'de onlarca kişinin öldüğü saldırılarda MİT'in parmağı olduğu iddiasında bulundu. Bunun üzerine hükümete yakın gazeteler, Savcıyı ve emniyeti hedef haline getirdi. 11 Mayıs 2013 tarihinde gerçekleşen ve 52 kişinin hayatını kaybettiği saldırıdan önce MİT Bölge Başkanlığı'nın Hatay Emniyet Müdürlüğü'nü sözlü olarak bilgilendirdiği öne sürüldü. Ancak hem resmi belgeler hem de tanık ifadeleri, iktidar gazetelerini ve MİT'i doğrulamıyor. Üst düzey emniyet kaynakları, MİT Bölge Başkanı'nın kendilerini bilgilendirdiği yönünde ifadelerin hayal ürünü olduğunu vurguluyor. MİT, 6 ay boyunca örgüt mensupları teknik ve fiziki olarak izlemesine karşın Hatay Emniyeti Müdürlüğü'ne saldırıdan sadece bir gün önce eylemde kullanılacak araçların plakasını verdiği belirtiliyor. Oldukça geç olduğu anlaşılan bu bilgi paylaşımı haricinde bir iletişime geçilmediği aktarılıyor.    

İddialara göre, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) İstihbarat Dairesi Başkanlığı'na saldırıdan 3 gün önce bir ihbar geliyor. Terör örgütü THKP/C Acilciler grubu mensubu bir kişinin yaptığı ihbarda, Suriye istihbarı ile irtibatı olan N.E., (Nasır Eskiocak) kişinin organizesinde bir grubun Hatay ve çevresinde bombalı bir eylem hazırlığı içerinde olduğu aktarılıyor. İhbarda ayrıca saldırıda kullanılacak bombaların da T.D. isimli şahıs tarafından Yayladağ Sınır Kapısı'na kadar getirileceği, bu kişiden de bombaları Hatay merkez nüfusuna kayıtlı N.E.'ye teslim edileceği aktarılıyor. Daha sonra ise M.G. isimli bir kaportacı tarafından yerleştirilen bombaların da Ankara'nın en işlek alışveriş merkezinde (AVM) patlatılacağı aktarılıyor. İstihbarat Dairesi, bu bilgiyi öncelikle Hatay Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve MİT Bölge Başkanlığı ile paylaşılıyor. Ardından da elde edilen bilgiler 9 Mayıs'ta, Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri, İçişleri Bakanlığı, MİT ve Jandarma Genel Komutanlığı dahil 13 birime gönderiliyor. Plakaları belirlenemeyen araçlarla ilgili ellerinde herhangi bir bilgi olması halinde paylaşımda bulunması isteniyor. Ancak MİT, şüphelileri uzun süredir takibe almasına karşın emniyetle herhangi bir bilgi paylaşmıyor.

MİT, SALDIRIDA KULLANILACAK ARAÇLARI BİLİYORDU

Bunun üzerine Emniyet İstihbarat, bombalı araçları patlamadan önce ele geçirmek için yoğun bir çalışma ortaya koyuyor. Yapılan araştırmalarda 10 Mayıs tarihinde Ankara'da iki şüpheli araç tespit ediliyor. Aracın plaka bilgileri acil olarak MİT'e aktarılıyor. Ancak MİT, gelen talebe akşam 20.30 sularında geri dönüş yapıyor. Plakaların saldırıda kullanılması düşünülen araçlar olduğu belirtiliyor. Bunun haricinde de ellerinde herhangi bir bilginin olmadığı yazılı olarak emniyete aktarılıyor. Aracın tespitinin ardından da saldırganlar, 11 Mayıs'ta Ankara'dan yeniden Hatay'a dönüş yaparak Reyhanlı'da saldırıyı gerçekleştiriyor.

Zaman'ın haberine göre, Güvenlik kaynakları, saldırı öncesinde Hatay MİT Bölge Başkanlığı'nın Hatay Emniyet Müdürlüğü'nü saldırganlarla ilgili bilgilendirdiği yönündeki haberleri kesin bir dille yalanlıyor. Kaynaklar, özellikle MİT Bölge Başkanı'nın “Saldırganlar gözaltına alınsın. Gerekirse ifadelerine bizde katılalım” şeklindeki ifadelerin hayal ürünü olduğunun altını çiziyor. Özellikle Hatay MİT Bölge Başkanlığı yetkililerinin saldırıda kullanılacak plakalar haricinde bir bilgi paylaşımı yapmadığına vurgu yapıyor. Söz konusu bilgilendirmenin de sözlü olarak değil, mektupla Evrak Arşiv Müdürlüğü'ne gönderildiğini kaydediyor. Kaynaklar, ayrıca saldırı sonrasında yapılan incelemelerde ise şüphelilerin MİT tarafından takip edildiğinin belirlendiğini dile getiriyor.

BAŞBAKANLIK MÜFETTİŞLERİ, HATAY EMNİYETİ'Nİ SUÇLAMADI


Bununla birlikte saldırının hemen ardından dönemin Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla hem İçişleri Bakanlığı hem de Başbakanlık müfettişleri görevlendiriliyor. Müfettişler, Hatay Emniyet Müdürlüğü yetkililerin ifadelerine başvuruyor. İfadelerin ardından müfettişler rapor yazarak Başbakanlık ve İçişleri Teftiş Kurulu'na sunuyor. Raporun ardından Hatay Emniyet Müdürlüğü yetkililerin bir ihmalinin olmadığı yönünde değerlendirmede bulunuluyor. Cezai bir işleme gerek olmadığına karar veriliyor.

17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması sonrasında Reyhanlı dosyası yeniden raftan indiriliyor. Eski İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın talimatı ile görevlendirilen müfettişler, aralarında Hatay Emniyet Müdürünün de bulunduğu bazı şube müdürleri hakkında ‘görevi ihmalden' dava açılmasını talep ediyor. Güvenlik kaynakları, dosyada somut bir şey bulunsa idi mevcut iktidarın şimdiye kadar kendilerini cezaevine göndereceğini aktarıyor  ‘Reyhanlı Tutanakları' başlığı ile kamuoyuna yansıyan bilgilerin kaynağının da 17 Aralık sonrasında göreve getirilen bürokratların zorlama raporları olduğunu dile getiriyor.ZAMAN

30 Haziran 2015 11:08
DİĞER HABERLER