Sakarya Barosu Başkanı Kazan: Ülke bölünmesin, bölücülük yapılmasın istiyoruz

Sakarya Barosu Başkanı Zafer Kazan, demokrasi ve hukuk devleti ilkesini kökleştirmek yerine, aynı acıların tekrar yaşandığını ve çok daha karanlık bir sürece girildiğini söyledi. Kazan, ülke bölünmesin, bölücülük yapılmasın istediklerini belirtti.

Kazan, 12 Eylül Darbesi'nin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, yaşanan acı tecrübelerden ders alınmadığını, demokrasi ve hukuku her türlü tehlikeden korumak yerine ona yepyeni, emsalsiz, sinsi ve amansız bir düşman daha yaratıldığını ifade etti. 12 Eylül'ün demokrasi tarihine geçen kara bir gün olduğunu kaydeden Kazan; "12 Eylül sözde yargıladığımız ve demokrasi tarihine geçen kara bir gün. Nasıl sürüklenmiştik 12 Eylül askeri darbesine? Kan, gözyaşı, umutsuzluk, düşmanlık, nefret, yalan, iftira, baskı, şiddet, kardeş kavgası ve ülkenin üzerine çöken karanlık bir atmosfer. Elbette dünün meşum günlerini ve acıları unutamayız… Peki ya çıkardığımız dersler? Nasıl bir tecrübe edindik? Demokrasinin değerini, hukukun üstünlüğünün ne demek olduğunu yeterince öğrenebildik mi? Bugün görünen o ki yaşadığımız acı tecrübelerden hiçbir ders çıkaramamışız. Zira demokrasinin 'gidilmekte olan bir yol' olduğunu, bir ruh haleti olduğunu, hukukun bariyerleri ile sarılmış bir özgürlük ortamı olduğunu unutmuş ve onu bir 'araç' gibi görme gafletinde bulunmuş görünüyoruz. Unutulmamalıdır ki; demokrasi ve hukuktan uzaklaştıkça, karanlık ve kaos yaklaşır. Barış, huzur ve güvenlik elimizden yitip gider. Bu tehlikeyi görüp yeniden hukukun evrensel ilkelerine sarılmalıyız." dedi.

"Demokrasi ve hukuktan uzaklaştıkça, karanlık ve kaos yaklaşır" diyen Zafer Kazan, şunları kaydetti: "Tecrübelerimizden istifade ederek demokrasi ve hukuk devleti ilkesini kökleştirmek yerine, aynı acıları tekrar yaşamakta ve çok daha karanlık bir sürece sürüklenmekteyiz. Bugün çok daha büyük tehlikelerle karşı karşıyayız. Unutulmamalıdır ki; demokrasi ve hukuktan uzaklaştıkça, karanlık ve kaos yaklaşır. Barış, huzur ve güvenlik elimizden yitip gider. Bu tehlikeyi görüp yeniden hukukun evrensel ilkelerine sarılmalıyız. Dolayısıyla demokrasiye, dolayısıyla huzura, barışa ve kardeşliğe sarılmalıyız! Aksi halde geleceğimiz hiçbir umut vadetmez ve yarınlarımızdan emin olamayız. Bugün geçmişteki süreçlerin ve acıların bir benzeri yaşanıyor. Kan, gözyaşı, umutsuzluk, düşmanlık, nefret, yalan, iftira, baskı, şiddet, kardeş kavgası ve ülkenin üzerine çöken karanlık bir atmosfer. Hepsi bugün de var. Ancak bu son şanstır. En büyük dikkati göstermeli ve bu son tecrübede durumun daha fazla ağırlaşmasına kaosun daha da derinleşmesine müsaade etmemeliyiz."

"HUZUR GELSİN İSTİYORUZ"

Bugün yaptıkları tenkitlerin memleketin, insanımızın, çocuklarımızın geleceği adına içtenlikle ve samimiyetle yapılan uyarılar olmasına rağmen, aşırı hassaslaşmış ve övgüden başka söz duymaya tahammül edemeyen bir kesim tarafından düşmanca algılandığını dile getiren Kazan; şöyle devam etti: "Bilinmesini isterim ki; bu ülkede yaşayan her bir yurttaşımız, mensubiyeti, aidiyeti, dini, dili, ırkı, mezhebi ne olursa olsun, aynı vatan içinde, aynı bayrak altında, eşit haklara sahip, eşit yurttaşlarımız ve kardeşlerimizdir. Uyarılarımızdan rahatsız olup, bize düşmanca yaklaşanlara dahi düşmanlık yapmayı, nefret etmeyi, kötülük yapmayı doğru görmüyoruz. Zira bize nefret duyanlara karşı aynı nefreti duymayı ülkemizi bölmeye, parçalamaya, kardeşi kardeşe düşürmeye çalışarak kaos çıkarmaya çalışanları sevindireceğini çok iyi biliyoruz. Evet, bu ülkede kimseye nefret duymuyoruz, kimsenin kötülüğünü arzu etmiyoruz, dost elimiz hiç inmeyecek ve daima bekleyecektir. Çünkü bu ülke bölünmesin, bölücülük yapılmasın istiyoruz, çünkü insanlar tıpkı 12 Eylül günlerinde olduğu gibi farklı siyasi veya ideolojik düşmanlıklar içinde birbirine düşmesin istiyoruz, çünkü bu ülkede artık yeni kaoslar yaşanmasın yeni acılar yaşanmasın istiyoruz, çünkü bu ülkeye artık hukuk gelsin istiyoruz, Demokrasi gelsin istiyoruz, Huzur gelsin istiyoruz, çünkü biz bu ülkeyi ve insanını çok seviyoruz." CİHAN
12 Eylül 2015 14:50
DİĞER HABERLER