Salonda 'yasaklı' şarkı yankılandı!

Salonda 'yasaklı' şarkı yankılandı!
Başbakan ve Ak Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu partisinin seçim beyannamesini açıklıyor. Yüksek Seçim Kurulu'nun yasak getirdiği 'bismillah' şarkısı da genel kurulda çalındı.

AK Parti, Yüksek Seçim Kurulu'nun yasak kararına rağmen, "Haydi Bismillah" şarkısından vazgeçmediği görüldü. Davutoğlu, konuşmasını yapmak üzere kürsüye "Haydi Bismillah" şarkısıyla çıktı. Başbakan Ahmet Davutoğlu AK Parti’nin 3 Kasım seçim beyannamesini açıkladı Davutoğlu, kendi işini kuracak gençlere karşılıksız 50 bin TL verileceğini söyledi. Davutoğlu, asgari ücreti 1.300 liraya çıkaracaklarını açıkladı.

Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 1 Kasım seçimleri öncesinde partisinin en öncelikli seçim vaadinin yeni ve özgürlükçü bir anayasa olduğunu söyledi. Davutoğlu, "Yeni bir anayasa yeni bir Türkiye'nin en temel taşıdır." dedi. AK Parti daha önce katıldığı 4 genel seçimde de yeni ve sivil anayasa vaadinde bulunmuştu.

AK Parti, seçim beyannamesini Ankara'da ATO Congressium'da düzenlediği bir programla açıkladı. Burada bir konuşma yapan Davutoğlu, genel değerlendirmelerinin ardından beyannameye ilişkin bilgi verdi.

AK PARTİ YALANA TENEZZÜLÜ OLMAYAN TEK PARTİDİR

AK Parti'nin seçim beyannamesinin 3 ana bölümden oluştuğunu kaydeden Davutoğlu, "Bir; yapacağımız reformlar. İki; halkımızın her kesimine dokunan vaatlerimiz. Üç; büyük Türkiye yolunda temel aldığımız büyük projelerimiz." dedi. Ardından "AK Parti yalana tenezzülü olmayan, hayale değil gerçeğe göre siyaset yapan, yapmayacağını vaat etmeyen tek partidir. Demokrasi, hukuk ve özgürlük alanlarını genişletmek bugüne kadar siyasetimizin mihveri oldu bundan sonra mihveri olacak." diye ekledi.

ADALET TERAZİSİ TOPLUMUN LEHİNE OLACAK

AK Parti olarak girdikleri her seçimde beyannamelerinin birinci önceliğinin demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hak ve özgürlükleri olduğunu kaydeden Ahmet Davutoğlu, şöyle devam etti: "Bu beyannamemizin asli özelliği de demokrasi, hukuk devleti ve insan hak ve özgürlüklerinin eksiksiz olarak hayata geçirilmesidir. 13 yılda demokrasiye kazandırdığımız mesafeyi daha ileri aşamalara taşıyacağız. Toplumun adalet ve hukuk beklentilerine hakkıyla cevap verecek, siyasi ve ekonomik istikrar düzenini yeniden inşa edeceğiz. Adalet terazisini daima topluma lehine tutacağız."

İNSAN ONURUNU ZEDELEYEN UYGULAMALAR MEŞRU GÖRÜLEMEZ


Davutoğlu, sözlerinin devamında beyannamelerinde ve yönetim anlayışlarında insan onuruna ağırlık vereceklerini vurguladı: "Vatandaş odaklı siyasetimizin aslı, esası, özeti insan onurudur. İnsan onuru, siyasi ekonomik ve kültürel düzenimizin de dış politikamızın da iç siyasetimizin de temelidir. 'İnsana selam olsun, mekana ve zamana selam olsun' derken de kastettiğimiz budur. İlhamımızı bu ilkelerden alarak her türlü ayrımcılığa karşı mücadele edeceğiz. Hukukun üstünlüğü ilkesinin gereği olarak bütün vatandaşlarımızı kuşatan demokratik düzenimizi kalıcı bir hukuk zeminine oturtacağız. Bütün vesayet odaklarının kalıntıları ile mücadele edecek, millet iradesini gölgeleyecek milletimizin ülkesine aidiyetini yaralayacak hiçbir odağa fırsat vermeyeceğiz. İnsan onurunu esas alan ve insan onurunu almayı reddederek insan onurunu zedeleyen hiçbir uygulama ve politika meşru görülemez ve gösterilemez. Yeni anayasamızın da çerçevesini oluşturacak en temel ilke budur. İnsan onuru ile taçlandırılan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı, kimliği taşıyan hiç kimse hiçbir makam ve güç sahibi tarafından tahkir edilemez. İnancı rengi cinsiyeti dili ırkı siyasi düşüncesi felsefi anlayışı ve hayat tarzı sebebiyle ayrımcılığa maruz bırakılamaz, herhangi bir şekilde nefret söyleminin muhatabı kılınamaz. Demokratik düzenin sağlam temeller üzerinde inşa edilmesi ve bir daha asla müdahaleye maruz kalmaması vatandaşlarımızın ülkeye aidiyetlerinin güvence altına alınmasına bağlıdır. Demokratik gelişme, ekonomik gelişmenin olmazsa olmaz şartıdır. Demokratik istikrar da ekonomik istikrarın ekmeğimizin aşımızın en temel güvencesidir."

YENİ ANAYASA YENİ BİR TÜRKİYE'NİN EN TEMEL TAŞIDIR

Davutoğlu, sözlerinin devamında yeni anayasa vaatlerini anlattı: "13 yılda gerçekleştirdiğimiz sessiz devrimlerin kalıcı bir düzene kavuşması ve Cumhuriyetimizin 100. yılında ülkemizin bütün demokratik kriterlerde dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına girmesi için AK Parti olarak beyannamemizin ilk ve esası olarak yeni bir anayasa vaat ediyoruz. Yeni bir anayasa yeni bir Türkiye'nin en temel taşıdır. Vaatler vaat edenlerle birlikte değerlendirilir. Sözün önce sahibine bakılır sonra kimin söz verdiğine bakılır ve bunu milletimiz çok iyi bilir. AK Parti genel başkanı olarak sizler adına söz veriyorum. Verdiğim sözün arkasında milletimizin iradesi vardır, 13 senelik muazzam birikimimiz tecrübemiz vardır. Özgürlükçü, katılımcı, kurumsallaşmış demokrasiyi esas alan yeni bir anayasa yapacağız. Temel hak ve özgürlüklerin güvenceye alınması başta olmak üzere demokrasinin tüm kurum ve süreçlerinin hayata geçmesi için uluslararası sözleşmelere tam uyum sağlayacağız. Birinci reform; reform ayağının ilki anayasadır."

Davutoğlu, sözlerinin devamında demokratikleşme ve adalet reformu çerçevesinde atacakları adımları özetledi: "AK Parti olarak 1 Kasım'dan sonra da demokratikleşme ve hukuk devletinin güçlenmesi için var gücümüzle çalışacağız. Herkesin inandığı gibi yaşayabildiği fikirlerini özgürce ifade edebildiği refahtan hak ettiği payı aldığı emniyet ve huzur içerisinde yaşayan bir toplumu birlikte inşa edeceğiz. Bu çerçevede özgürlüğü, demokrasi ve insanı odağa olan, yasama ve yürütmenin müstakil olarak etkin olduğu demokratik denge ve kontrol mekanizmalarının öngörüldüğü, toplumsal çeşitliliğin temsil edildiği, merkezi ve yerel yönetimin güç kazandığı, karar alma süreçlerinin hızlandığı her türlü vesayetin engellendiği yeni bir siyasal sistemi hayata geçirecek yeni bir anayasa yapacağız. Dinamik tarihi akış içinde hedefimiz bütün unsurlarla milletimizi tarihin nesnesi değil öznesi millet iradesine dayanan devletimizi de tarihin takipçisi değil öncüsü kılacağız."

ÖNCELİK SİVİL BİR ANAYASA

Eşit vatandaşlık ilkesini çağdaş siyasetin temeli olarak egemen kılacakları vaadinde bulunan Davutoğlu, "Bu temelde hiçbir surette eşit vatandaşlık zedelenmesine izin verilmeyecektir. Önceliğimiz ülkemizin katılımcı çoğulcu özgürlükçü demokratik ve sivil bir anayasa ile yönetilmesini sağlamaktır. Özgürlük ve eşitlik, adalet değerleri üzerine inşa edilecek yeni anayasal düzenimizin en temel ilkesi insan onurudur. İnsan onuru ancak ve ancak insanın tercih ve irade gücünü yansıtan özgürlükler ile hayat bulabileceğinden yeni anayasal düzenimizin odağında insan hak ve özgürlükleri olacaktır." diye konuştu.

UYGUN OLAN MODEL ÖZGÜRLÜKÇÜ BAŞKANLIK MODELİDİR


Düşünce, ifade, inanç ve girişim özgürlüğünün insan onurunun ayrılmaz parçaları olarak koruma altına alınacağını kaydeden Başbakan Davutoğlu, "Bu ilkeler ekseninde katılımcılığı ve çoğulculuğu esas alan etkili bir hükümet modeline kavuşmasını arzu ediyoruz. AK Parti olarak seçimlerden temsili değil aynı zamanda güçlü bir hükümeti mümkün kılan istikrarsızlığa geçit vermeyen vesayet odaklarının önünü kapatan çağdaş ve etkin bir hükmet sisteminin hayata geçmesini arzu ediyoruz. Bu çerçevede, bu mantıkla kurgulanarak demokratik doğasından koparılmış bulunan demokratik doğasını kaybeden parlamenter sistemin yol açtığı siyasi istikrarsızlıklar karşısında Türkiye vizyonumuzun ihtiyaç duyduğu etkin ve dinamik yönetim anlayışına dayalı özgürlükçü başkanlık sisteminin daha uygun bir model olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

SİYASİ PARTİLER KANUNU KALDIRILACAK

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ayrıca yerel yönetimlerin güçlendirilmesini ve suistimallerin önüne geçilebilmesi için etkin bir denetimi esas alan yasal düzenlemeleri hayata geçireceğiz. Sivil toplum kurumlarının hukuki statüleri kurumsal yapıları faaliyetleri kamu kurumları ile ilişkileri gibi alanları düzenleyen sivil toplumun geliştirilmesi ve güçlendirilmesine dair çerçeve yasa çıkaracağız. Yürürlükteki Siyasi Partiler Kanunu'nu kaldırarak, yerine siyaset kurumunu güçlendirmek üzere siyasi parti özgürlüğünü güvence altına alacak, parti için demokrasiyi güçlendirecek, siyasete katılımı teşvik edecek yeni bir siyasi partiler kanunu ivedilikle çıkaracağız. Demokratik düzenimizin sağlam temeller üzerinde gelişmesi için siyaset kurumunu her manada güçlendireceğiz. Toplumun denetiminde olan demokratik siyasete ve bu siyasetin öncülerine güç ve güven kazandırmak amacıyla açıklık, saydamlık, hesap verilebilirlik, tarafsızlık dürüstlük ve objektiflik ilkelerine dayalı siyasi etik kanunun çıkaracağız. Siyasi partilerin ve seçim kampanyalarının finansmanının finansmanının şeffaflaştırılmasına yönelik seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanun ile siyasi partiler kanununda acilen değişiklikler yapacağız. Milletvekillerine ve belediye başkanlarına yapılacak nakdi yardımların kendi adlarına açılmış seçim hesaplarına yatırılmasını ve şeffaflığı sağlayacağız. AK Parti bir erdemliler hareketi olarak başladı ve siyasete de erdemi temel maya, temel doku olarak egemen kılacağız. Adaylara ve siyasi partilere yapılacak ayni ve nakdi yardımlara bazı sınırlamalar getireceğiz. Siyasi partilere yapılan bağış miktarının elektronik ortamda ilan edilmesini ve seçim hesaplarından yapılan harcamalarının denetiminin yapılmasını ve sonuçlarının elektronik ortamda ilan edilmesini sağlayacağız. Yüksek mahkeme başkan ve üyeleriyle daire başkanlarının TBMM Başkanlığı'na mal bildiriminde bulunmasını sağlayacağız."

SEÇİM BARAJI İLE İLGİLİ DÜZENLEME YAPILACAK

Davutoğlu, seçim barajı ile ilgili de bir düzenleme yapacaklarını kaydetti: "Siyasi partileri güçsüz kılan, millet iradesinin adaletli temsilini ve siyasi çoğulculuğu ve istikrarı engelleyen ülke seçim barajı ile ilgili yeni bir düzenleme yapma yoluna gireceğiz. Seçim barajını temsilde adalet yönetimde istikrar ilkesine göre yeniden düzenleyeceğiz."

CEMEVLERİNE HUKUKİ STATÜ TANINACAK

Başbakan Ahmet Davutoğlu, ardından Alevilerle ilgili bazı vaatlerde bulundu: "Bütün toplum kesimlerine dönük olarak özgürlüklü bir yaklaşımı egemen kılacağız. Cemevleri, Alevi öğretisi ile ilgili eğitim sisteminde sağlıklı bilgilendirme, üniversitelerde araştırma ve uygulama merkezleri oluşturma gibi konularda Alevi kanaat önderleri ile diyalog içinde demokratik uzlaşı temelinde gerekli adımları atacağız. Türkiye'de Kürt, Türk, Sünni, Alevi gibi ayrım yapmak isteyenlere karşı bütün kimliklerin serbestçe ifade edilmesi AK Parti döneminde mümkün olmuştur. 2010 yılından bu yana yürütülen Alevi çalıştaylarınnda kanaat önderleriyle hükümetlerimiz arasında çok yoğun istişareler gerçekleştirildi. Sayın Cumhurbaşkanımız ve ben birçok kere Alevi kanaat önderleri ile bir araya geldim. Hacı Bektaş-ı Veli ve Tunceli ziyaretlerinde de hep bu hususlara vurguda bulunduk. Bundan sonra da Alevi toplum kesimlerimizin sorunlarının çözümü için gereken her türlü adımı atacağız. Bu noktada geleneksel irfan merkezleri ile cemevlerine hukuki statü tanıyacağız. Aynı şekilde geleneksel irfan merkezlerinin ve cemevlerinin ihtiyaçlarının karşılanması için 5393 sayılı belediyeler kanunu, 3294 sayılı imar kanunu ve 6446 sayılı elektrik piyasası kanununda gerekli değişiklikleri yapacağız."

04 Ekim 2015 13:43
DİĞER HABERLER