Savcı Muammer Akkaş'tan bomba açıklamalar

Savcı Muammer Akkaş'tan bomba açıklamalar
25 Aralık yolsuzluk operasyonu savcısı Muammer Akkaş, çarpıcı açıklamalarda bulundu.
HSYK tarafından ihraç edilen Cumhuriyet Savcısı Akkaş, soruşturma sürecinde baskılara maruz kaldığını, mağdur edildiğini ve meslektaşlarının kendisine sahip çıkmaması nedeniyle büyük hayal kırıklığı yaşadığını anlattı. Gerçekleri bile bile kendisine ithamda bulunanlara ve HSYK üyelerine hakkını helal etmediğini söyledi.

- HSYK hakkınızda soruşturma açtı ve ihraç edildiniz. Önünüze somut bir delil konuldu mu?
 
Kesinlikle hayır. Ben 5 yıl kadar müfettişlik yaptım. Nasıl soruşturma yapılır, Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın tutumu HSYK’nın ilke kararları nelerdir iyi birilim. Bize şu öğretilmişti; Teftiş Kurulu’nda yasa da bunu gerektiriyor. Hakimin ve savcının takdir yetkisiyle ilgili tavsiyede bulunamazsınız, inceleme, soruşturma yapamazsınız. Bu yasa maddesi hakim ve savcının tarafsızlığını bağımsızlığını güçlendirmek için konulmuştur. Hakim savcı yanlış karar verirse itiraz mercileri tanımlanmıştır. Yani hakim savcının takdir yetkisine müdahale edemezsiniz.

Benim hakkımda yapılan soruşturmada görülüyor ki benim takdir yetkilerime girilmiş. Gözaltı talimatlarım, arama, malvarlığına tedbir konulması taleplerim irdelenmiş ve denilmiş ki; ‘Sen bunları neden yaptın?’, Mahkemeye de denmiş ki; ‘Sen bu kararları neden verdin?’. Bir mahkemeye bu denilemez. Bunun yöntemi şudur; karara itiraz edersiniz üst makama. Eğer hatalı bir karar varsa üst makam kaldırır bu kadar basit.
 
YARGI TALİMAT ALIYOR
 
- İhraç kararı veren HSYK üyelerinin AKP ile bağlantısı ortaya çıktı. Ne düşünüyorsunuz?
 
HSYK özellikle benim için hiç bir usul ve esasa riayet etmeden dilekçelerimdeki taleplerimi dikkate almadan haksız hukuksuz bir soruşturma yürüttü. Bunlar benim meslektaşlarım ama maalesef en hukuksuz, hakkaniyetsiz uygulamaları burada gördüm. Bundan dolayı meslektaşlarımızı uyarıyorum. Olur da HYSK’ya soruşturmanız düşerse sakın ha adalet beklemeyin! Hele hele ucundan bile olsa bir siyasi kişi ve kurum hakkında soruşturma yapmış veya karar vermişseniz vay halinize...!  HSYK 2. Dairesi’nde görevli bulunan 7 üyeden 2 tanesini Cumhurbaşkanımız atadı. Onun oğlu Bilal Erdoğan ve damadı Berat Albayrak benim soruşturmamda şüpheliydi. Cumhurbaşkanı’nın atamış olması nedeniyle bu kişilerin tarafsızlıklarını yitirdiklerine yönelik derin şüphelerim vardı. Ayrıca Daire Başkanı  soruşturmanın nasıl yapılacağını bilen birisi. Benim hakkımda bu ihraç kararının alınmaması gerektiğini biliyordu, bilmesi gerekirdi. Ayrıca aylarca önce medyaya yansıyan bir konuşmadan bahsedildi. Başkan’ın, “17-25 Aralık savcıları hakkında ihraç kararı verdiğimizde Danıştay’a gidecek. Danıştay bunu büyük ihtimalle bozacak. Bu nedenle Danıştay’ı, Yargıtay’ı yeniden dizayn etmemiz gerekir” dediğini medyadan öğrendik ve bugüne kadar yalanlama gelmedi. Üstelik aynı daire başkanı Cumhurbaşkanı’ndan özür diledi. Bu iki üye ve Daire Başkanı’nın tarafsızlığı konusunda şüphe duymam normal değil mi? Çekilmeleri gerekiyordu.

POLİSE HIRSIZI YAKALAMA DİYEMEZSİN...
 
- Şüphelilerin isimleri sizi ürküttü mü? Soruşturmayı kapatayım diye düşündünüz mü?
 
Anadolu’da yetişmiş bir ailenin sıradan bir evladıyım. 17 yıl Cumhuriyet Savcılığı yaptım. Önemli görevlerde bulundum. Mesleğin hakkını sonuna kadar vermeye çalıştım. Bu güne kadar soruşturmalarıma kimseyi müdahale ettirmedim. Şüpheli kim olursa olsun isimlerine bakmadan soruşturmayı sonuna kadar götürdüm. Ben savcı olarak bunu yapmalıyım. Bir polise hırsızı yakalama çalsın diyemezsin. Bir doktora acil gelen hastaya müdahale etme diyemezsin.

ODA ARKADAŞIM SAVCI İÇİN FEZLEKE HAZIRLADIM
 
Bu soruşturmadan 1 yıl önce bir dosyaya bakıyordum. Kamuoyunun yakından bildiği bir soruşturmaydı. Yıllar önce aynı yerde çalıştığım, 3 yıl aynı odayı paylaştığım bir savcı arkadaşla ilgili ciddi bilgiler elde edince hiç tereddüt dahi etmeden o savcı hakkında fezleke hazırladım ve HSYK’ya suç duyurusunda bulundum. İşlem yaptığımda kendisi bana gelip “Niye yaptığımı sorunca” ben de “Kusura bakma ben görevimi yaptım ayrımcılık yapamazdım” dedim.  Bu vicdan meselesi.

TÜRKİYE HUKUK DEVLETİ DIŞINA ÇIKTI

Ferhat Sarıkaya’nın meslek ihraç edildiği dönemde, başımıza bir şey gelir mi tedirginliği yaşıyorduk. Son birkaç yıl yapılan soruşturmaları görünce ümitlenmiştim. Ama son süreçte bütün ümidim kırıldı. Türkiye’de dokunulamayacak kişilerin olduğunu öğrendik. Bize sıradan insanlarla, sıradan suçlularla uğraş ama şunlara dokunma diye bir dayatma var. Onlara dokununca Türkiye hukuk devleti dışına çıktı.

ONLAR?İÇERİDEYSE BEN?NEDEN?DIŞARIDAYIM...

Ergun Özbudun’un dediği gibi ‘Hukukun olmadığı bir yerde yasanın şu maddesine göre yanlış yapıldı’ demenin bir ehemmiyeti yok. Çünkü hukuk rafa kaldırılmış. Bizimle ilgili de polislerle ilgili de bu yapıldı. Polis arkadaşlar gözaltına alınıp tutuklandığında ben şunu hissettim. Benim talimatımı uyguladılar. 
 
Eğer benim talimatıma göre hareket ettikleri için tutuklandılarsa ben niye dışarıdayım. Ben hukukun gereğini yaptıysam ‘neden onlar içeride’ diye düşündüm.

ACINACAK DURUMDAYIZ
 
- Siz basın açıklamanızda hakim ve savcılara çağrıda bulunup hukuka sahip çıkmaya davet etmiştiniz. Bugüne baktığınızda hayal kırıklığı yaşıyor musunuz?
 
Müthiş bir hayal kırıklığım var. Ben yargı camiasını hiç böyle tahmin etmiyordum. Acınacak durumdayız. Kim olursa olsun bir hakim ve savcıya telefon açıp şunu şöyle yap bunu böyle yap denildiğinde o ters teperdi ben onu gördüm. Hakim savcıların onuru vardır. Son 1,5 yıldır gördük ki ülkede oluşturulan korku mekanizması daha fazla yargı camiasında kurulmuş. Bu süre içerisinde yargı kararlarını uygulayan polislerin tutuklanması, kendi meslektaşlarınca tutuklanması içler acısı bir durum. Bunu kabullenmek mümkün değil.
 
TUZUN KOKTUĞU NOKTA
 
Herkesin gözü önünde aleni şekilde yargıya talimat veriliyor. Tuzun koktuğu noktadayız. Yani ben ihraç edilmeden önce Cumhurbaşkanı ‘Daha başkaları da tutuklanabilir’ gibi açıklama yapıyor.
 
- Ne yapılabilirdi ne yapmalarını bekliyordunuz?      
         
Kuzey Irak örneği var. Orada bir hakimin tayini çıkarılıyor. Bütün yargı camiası ayağa kalkıyor. Bakın Kuzey Irak’ta bile protesto yürüyüşü yapıyorlar.
 
KAHİN OLMAYA GEREK YOK
 
- Tutuklanacağınızı düşünüyor musunuz?
 
Bu süreç oraya doğru gidiyor kahin olmaya gerek yok. Dönemin Başbakanı’nın meydanlarda benim için söylediği sözler var. Bu sözler birileri tarafından gerçekleştiriliyor. İhraç edilmem için herhangi bir sebep yoktu. Hakkımda bir soruşturma açılması için herhangi bir sebep yok.
 
Avukatımla birlikte 60 sayfalık bir savunma hazırladık. Hakkımızdaki iddiaları, yasalar ve AİHM’nin emsal kararları kapsamında çürüttük. 
 
HAKLILIĞIM ORTAYA ÇIKACAK

Bu sürecin sona ereceğini düşünüyorum. Ülke olarak nefret söyleminin olduğunu bu dönemde uzun süre geçiremeyiz. Mutlaka bitecek. Ben vicdanen çok rahatım. Gerçek hukuk uygulandığında tüm bunlar soruşturulacak.
 
Şahsım ve ailem olarak zor bir dönemden geçtik. Halkımız beni tanımadan bir takım algı oyunları ile yanıltıldı. Bundan dolayı benim hakkımda kötü düşünüp aleyhimde oldular. Peşinen onlara hakkımı helal ediyorum. Bir gün gelecek benim haklılığım ortaya çıkacak buna güneşin yarın doğacağı gerçeği kadar inanıyorum. Başta insanları yanıltanlara, algı sonucu onları kötü düşünmeye sevk edenlere, benim hakkımda aleyhe karar veren meslektaşlarım HSYK üyelerine ve benimle ilgili yanlış olduğunu bile bile hareket edenlere ise hakkımı helal etmiyorum.

DEMOKRASİ VE HUKUK OLMAZSA OLMAZ
 
- Bu süreç size ne öğretti?
 
Tüm bunları, hukuku demokrasiyi içselleştiremediğimiz için yaşadığımızı düşüyorum. Bu süreç demokrasinin hukukun ne kadar önemli olduğunu öğretti. Belki toplum olarak öğrendik. Bir ülkede demokrasinin yerleşebilmesi için çok bedellerin ödenmesi gerektiğini öğrendik. Batı’nın bu konuda çok bedeller ödediğini biliyoruz. Şu anda toplum olarak yargı camiası olarak bedel ödediğimizi düşünüyorum. Bu süreçte demokrasiye cumhuriyete hukuka ne kadar ihtiyacımız olduğunu fark ettik. Hukuka herkesin ihtiyacı var.
 
MAHKUMLAR HAKİMLERİ YARGILIYOR

Sözlerimi Nurullah Genç’in Yağmur şiirindeki bir dörtlükle bitirmek istiyorum. Bu günkü hadiseleri çok iyi anlatıyor.

Haritanın en beyaz noktasına kan düştü 
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü 
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi 
Hakların temeline sanki bir volkan düştü
20 Mayıs 2015 08:30
DİĞER HABERLER