Sedat Laçiner'den çarpıcı 'dinleme' yorumu

Sedat Laçiner'den çarpıcı 'dinleme' yorumu
NSA tarafından dinlendiği iddialarıyla ilgili hükümetin sessiz kalmasını değerlendiren Sedat Laçiner, çok büyük bir güvenlik açığı olduğunu belirtti.

Türk Dışişleri Bakanlığı'ndaki Suriye zirvesinin Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından dinlendiği iddialarıyla ilgili hükümetin sessiz kalmasını değerlendiren Uluslararası Güvenlik ve Ortadoğu uzmanı Prof. Dr. Sedat Laçiner, çok büyük bir güvenlik açığı olduğunu belirtti.

Türkiye'nin Suriye ile ilgili bütün hamlelerinin Cumhurbaşkanı ve Başbakan'dan önce Beyaz Saray'ın önüne konulduğunu iddia eden Laçiner “Adamların elinde Türk devletinin zaafları konusunda o kadar çok açık malzeme var ki, hükümette bunları piyasaya sürerler korkusu var. Bunlara tepki verilememesinin nedeni zayıflıktan ve karşı tarafın neyi bildiğini bildiklerinden kaynaklanıyor.” dedi. Laçiner, dinleme kayıtlarının ilk patlak verdiği zamanlarda hükümetin paralel safsatasıyla konuyu geçiştirmeye çalışmasını da komik bulduğunu belirtti.

Alman Focus dergisi, Suriye ile savaş çıkarma planlarının konuşulduğu iddia edilen görüşmeyi NSA'nın dinlediğini yazdı. Böylelikle Dışişleri Bakanlığı'ndaki Suriye zirvesini dinleyip sızdıranın Hizmet Hareketi olduğuna yönelik iftiralar çökmüş oldu. Hiçbir delil ortaya koymadan bu iddialara sarılan dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan ile dönemin dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu, söz konusu iddialara sessiz kaldı. İddialara hükümetin sessiz kalmasını eleştiren eski Çanakkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, bu tip hadiselerin şantaj amacıyla kullanılabileceğini belirtti. Laçiner'in bu konuyla ilgili görüşleri özetle şöyle:

“Başka ülkeler tarafından izlenilmek, kaydedilmek, her adımınızın bir adım öncesinde bilinmesinden daha büyük bir güvenlik açığı olamaz. Türkiye'nin iç siyasetini bir gecede yerle bir edebilecek görüntülerden bahsediyoruz. Fakat 17 Aralık'tan sonra her şey paralele bağlanıyor. Sanki Amerikalıların, Almanların, İngilizlerin hiçbir istihbaratı yok, varsa da önemli değil. Her şeyi paralel yapıyor. Bu komik ve trajik. NSA'nın elindeki teknoloji inanılmaz boyutlarda. Türkiye'de dinleyemeyecekleri bir telefon görüşmesi kalmadı. İster kriptolu ister kriptosuz, hiç fark etmiyor.

Ülkenin en mahrem stratejik konuları diğer ülkelerin elinde. Dışişleri'ndeki toplantıda Hakan Fidan diyor ki: ‘Şu türbeye iki füze atarız, savaşa Türkiye'yi sokarız'. Bence o bir uyarıydı. Ayağınızı denk alın uyarısıydı. Bunların hepsini görüyoruz, biliyoruz, yanlış yapma. Almanya'da MİT ajanlarının yakalanması bir başka uyarıydı. Haddinizi aşıyorsunuz uyarısı.

Türkiye'de dinleme yapılmıyor mu, çatır çatır yapılıyor. Bunu yasa dışı olarak en çok yapan da devletin kurumları. Hep böyleydi, bugün de böyle. Bizim devletimiz Almanları, Rusları değil bizi izliyor. Almanya'ya MİT ajan gönderiyor, ajanlar Türkleri izliyor. Almanya'daki Türkleri tehdit kabul ediyor. Burada bir mantalite, kafa sorunu var. Bu kafa sadece Türk'ü tehdit algılıyor. Bu bugün paraleldir, yarın Alevi, komünist, Kürt'tür ama sadece Türkiye vatandaşı. Bizde istihbarat faaliyetleri de sır. Dinlemeyi yapar, kullanır, yok ederler. TBMM'nin istihbarat faaliyetleri üzerindeki etki ve denetimi sıfır. Soru bile sorması mümkün değil. Bu dünyanın hiçbir ciddi devletinde mümkün değil. Bizde istihbarat bir kişinin, bir partinin istihbaratı gibi oldu. MİT benzeri bir istihbarat yapılanması ne Amerika'da ne Almanya'da ne İngiltere'de var. Varsa Mısır'da vardır.”

ZAMAN

10 Temmuz 2015 07:00
DİĞER HABERLER