Türkiye canlı gaspı izledi

Türkiye canlı gaspı izledi
Türkiye, dün tarihî günlerinden birini yaşadı. Hukuksuz şekilde el konulan Kanaltürk ve Bugün TV ile Bugün ve Millet gazetelerinin binasına kapıları kırarak giren polis, yetkisi olmadığı halde yayını kesmeye çalıştı. Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros ise 16 metrekarelik reji odasında Türk basın ve demokrasi tarihine geçecek bir yayın yaptı.

Polis zoruyla kapıları kırarak İpek Medya Grubu'nu basan  kayyum heyeti, Bugün TV'nin canlı yayınını kesmeye çalıştı. Kanalın ana kumanda masasına gelerek yayının durdurulmasını isteyen kayyum heyetine çalışanlar karşı çıktı. Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros, yayının durmayacağını belirterek, 16 metrekarelik ana kumanda masasında yayın yapmak zorunda kaldı. Destek için gelen ziyaretçileri ve telefonla arayan konukları yayına alan Toros, özgür basına darbeye karşı saatler süren bir direniş gösterdi.

Polis ekipleri dün sabah saat 6 sularında hukuksuz şekilde Kanaltürk ve Bugün TV ile Bugün ve Millet gazetelerinin bulunduğu İpek Medya Grubu binasına kapıları kırarak girdi.


Polislerle birlikte savcının talebiyle atanan kayyum heyeti de bulunuyordu. Kayyum heyeti ve polisler, içeri girer girmez televizyonun ana kumanda odasını basarak yayını engellemek istedi. Kayyum heyetinden Ümit Önal ve Hüdai Bal, yayını devralmaya çalıştı. Yayın akışını değiştirmek isteyen heyete, kanal çalışanları tepki gösterdi.


Polislerin kaba kuvvet kullandığı sırada Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros ana kumanda odasına girip olaya müdahale etti. Toros, izinsiz şekilde yayın odasını işgal eden şahıslardan kimlik ve görevlendirme yazılarını istedi. Kimliklerini açıklamayan ve herhangi bir yayın kesme kararı da gösteremeyen şahıslar, kanal yöneticilerini dışarı çıkartmaya çalıştı. Hangi hakla yayını durdurmak istediklerini soran Toros, “Benim ana kumandamı bana kapatamazsınız. Bugün Televizyonu Genel Yayın Müdürü benim. Burası benim yayın kumandam. Bu yayın devam edecek. Stüdyodan devam edecek. Yayına müdahale edemezsiniz.” şeklinde tepki gösterdi.



Kayyum olarak atanan Ümit Önal ise yayının kesilmesi ve dışarıdaki kameraların kapatılması için hakkı ve yetkisi olmadığı halde polislere emir verdi. Ancak çalışanların tepki göstermesi üzerine polis memurları ana kumanda masasından ayrıldı. Tarık Toros ise Bugün TV'nin yayınına 16 metrekarelik ana kumanda masasında devam etti. Destek için gelen konuklarını küçücük odada canlı yayına aldı. Çok farklı kesimlerden gelen ve özgür medyaya destek veren konuklar, burada medyaya darbe yapıldığını söyledi. Telefonla bağlanan konuklar da bu küçük odada tepkilerini dile getirdi.





MEDYANIN KARA GÜNÜ DÜNYAYA DUYURDU

Tarık Toros, küçücük yayın odasından hukuksuz baskını bütün dünyaya duyurdu. Üç-dört kişinin bile zorlukla oturabildiği ana kumanda masasında Tarık Toros, saatlerce kayyumun tebligatsız ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde isimleri yayınlanmadan kanala el koyduklarını anlattı. Toros, kanalın yayınının kesilmemesi için mücadele verdiklerini vurgulayarak, “Küçücük ana kumanda masası yani reji odasında demokrasi mücadelesi veriyoruz. Medyanın bu kara gününü bütün dünyaya duyurmaya çalışıyoruz.” dedi.



Toros'u bu kâğıtla görevden aldılar

Kanaltürk ve Bugün Televizyonu'na yapılan operasyonun ardından yayınlar polis zoruyla kesildi. Bugün TV Genel Yayın Müdürü Tarık Toros da ana kumanda odasından polis zoruyla sürüklenerek dışarı çıkarıldı ve kendisine işten atıldığı söylendi. Binadan ayrılırken gazetecilere açıklamalarda bulunan Toros şunları söyledi: "Kanunsuz güvenlik gücü ile tamamen kanunsuz bir irade beni masamdan kaldırdı. Elimden mikrofonumu aldı, sürükleyerek çıkardı. Uyduruk bir kâğıda yazdıkları uyduruk bir iki satırla işten attılar. Ben hâlâ Bugün TV Genel Yayın Müdürü'yüm. Sizin derme çatma yazıp çizip imzaladığınız şeylerle bu iş bitmiyor. Burası bir hukuk devleti ise bu hakları iade eder. Hukuk tesis edildiğinde biz kaldığımız yerden devam ederiz. Bunlar bizim son sözlerimiz değil. Bizim daha çok sözümüz var. Olan demokrasimize oldu.''



Karartılan kanallara ve susturulan gazetecilere anlamlı destek

Yayınları kayyum tarafından hukuksuzca karartılmak istenilen Bugün TV ve Kanaltürk'e özgür medya kuruluşlarından destek geldi. Hakan Aygün yönetimindeki Halk TV, dün polis tarafından basılan Bugün TV ile ortak yayına geçti. Bengü Türk TV ise iktidar hırsına ve zulme maruz kalan gazetecilere ekranlarını açtığını bildirdi. Bengü Türk TV, dün Kanaltürk ve Bugün logolarını ekrana vererek “Zalime ve yalanlara karşı sözlerinizi ve fikirlerinizi büyük Türk milletine duyurmaya hazırız.” açıklamasını yaptı. Ayrıca  T24 haber sitesi de sayfalarının İpek Medya Grubu yazarlarına ve habercilerine açık olduğunu duyurarak basın özgürlüğüne destek verdi.

Bir çete, bir kanala el koyuyor, bütün dünya izliyor

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Kanaltürk ve Bugün TV'nin yayınına müdahale edilmesine Twitter'dan tepki gösterdi. Dündar'ın  tweet'leri şöyle: “Bugün TV yayınını kesmeye ATV'den ekip gelmiş. Gel de rahmetlinin acemi darbecisini anma: ‘El koy koy bitmiyorlar'. Ekranda faşizm provası var. Bir rejide sıkışmış bir avuç yayıncı ve kapıda işgalci. Bütün kanallar bu işgali canlı yayınlamalı. İzleyin. Bir çete bir kanala el koyuyor. Ve bütün dünya izliyor. 1954 seçimi öncesi Menderes, Ulus'a el koymuştu. Gazeteciler çıkarken duvara şunu yazdı: ‘Allahsızlar! Gene geleceğiz'. Bir kişi eğilmez dik durursa, herkes cesaretlenir. Herkes cesaretlenirse, diktatör eğilir. Bir yayın kuruluşunun havuzda boğuluşunu canlı izliyoruz. Utanç günü... Ama son çırpınışlar bunlar...”

Medyanın namusuna tecavüz ediliyor

Destek için geldiği Bugün ve Kanaltürk TV'nin ortak yayınına katılan Nazlı Ilıcak, 28 Şubat mağduru Merve Kavakçı'nın kız kardeşi AKP'li milletvekili Ravza Kavakçı'ya seslenerek, “Bak burada medyanın namusuna tecavüz ediliyor.” dedi. lıcak'ın konuşması şöyle: “Oğlum bana diyor ki, ‘Anne artık yaşın kaça geldi bırak da torunlarını sev.' Ben de ona cevap verdim dedim ki: ‘Torunlarıma daha aydınlık bir gelecek hazırlamak için bu mücadeleyi veriyorum.' 28 Şubat dönemini hatırlayın. Merve Kavakçı o zaman parlamentodan çıkarılmak istenirken de haksızlığa karşı aynı tepkiyi gösterdim. O gün haksızlığa uğrayan, üniversiteden atılan başörtülü kızlar vardı, bugünkü haksızlığın yanına ulaşamaz o günkü yapılanlar. Merve'nin kız kardeşi Ravza bugün AK Parti milletvekili, sesi çıkmıyor. Ona seslenmek istiyorum; Ravza neredesiniz? Bak burada medyanın namusuna tecavüz ediliyor.”

Darbe tankla değil, hukuk askıya alınarak yapılıyor

Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdülhamit Bilici, sabahın erken saatlerinde polis tarafından basılan İpek Medya Grubu'nu ziyaret etti. Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros ile diğer yöneticilere ve medya çalışanlarına ‘geçmiş olsun' dileyen Bilici, yapılanın darbe olduğunu söyledi. Bilici şunları dile getirdi: “2001'de şiir okuduğu için Recep Tayyip Erdoğan hapse girmişti. 2015'te ise gazeteciler evlerinin önünde dövülüyor, televizyonlar karartılmaya çalışılıyor. Seçime 4 gün kala yaşananlar AK Parti'nin kuruluş ilkelerine de, 200 yıllık demokrasimize de aykırıdır. Bu yapılanlar çok yakın zamanda yapanların alınlarına utanç sayfası olarak yapışacaktır. Darbe, tankların sokakta yürümesi değildir. Darbe, hukukun askıya alınmasıdır. Şu anda ülkemizde iktidardan farklı düşünen hiç kimsenin güvenliği yoktur.”

Bu zulüm asla unutulmayacak

Bugün TV'deki yayına telefonla katılan Zaman Gazetesi yazarı Ekrem Dumanlı, Koza İpek Grubu bünyesindeki medya organlarına el konulmasını ‘Emevi zulmüne' benzetti. Tarık Toros'un programında telefon bağlantısıyla konuşan Dumanlı şunları aktardı: “Tipik bir Emevi zulmü. Emeviler de zulüm yaparken hutbe ve Kur'an okuturlardı. Ayetleri kullanmak isterlerdi. Ebu Hanife Hazretleri büyük işkencelere maruz kaldı. Ahmet Bin Hanbel zindanlara atıldı. AK Partili seçmene söylüyorum; İslam'ın adalet düşüncesi, hakkaniyet anlayışı, düşünce özgürlüğü umdeleri tehdit altında. Bugün Televizyonu'na, Kanaltürk'e, Bugün Gazetesi'ne yapılan zulüm tarih boyunca asla unutulmayacak. Polisin başörtülü hanımefendilere yaptığı zulme bakın. O muhabir çocukları yere yatırmalarına bakın. Tersten kelepçe takmak ne demek?”

Ekranlara bakın faşizmi göreceksiniz

Gazeteci Uğur Dündar, İpek Medya Grubu'na polisin kapıları kırarak baskın yapmasına sert tepki gösterdi. Dündar, sosyal medya sitesi Twitter hesabından, “Faşizmin ne olduğunu hala bilmeyenler varsa polis baskınına uğrayan televizyonların ekranlarına baksınlar. Bir dakika içinde öğrenirler!..” diye yazdı.


El koydular, yandaş hale getirecekler

Gazeteci yazar Taha Akyol, Hürriyet'teki köşesinde Koza İpek Medya Grubu'na el konulmasının hukuka aykırı ve siyasi bir karar olduğunu yazdı. Akyol, yazısında şu ifadeleri kullandı: “KOZA Grubu'na ‘kayyum tayini' aslında bir el koyma olayıdır; hukuki değildir, siyasidir. Grubun yayın organları süratle ‘yandaş' hale getirilecektir. Bunu TMSF'nin el koyduğu yayın organlarının bugünkü halinden biliyoruz. Türkiye'de güvenilir bir hukuk düzeni, tarafsız ve bağımsız bir yargı olsaydı, savcılığın sulh ceza hâkimi kararıyla yaptığı bu işlem böylesine vahim karşılanmazdı.”

Bazıları o meşhur pengueni oynadı

FOX Anahaber anchormanı Fatih Portakal, müdahaleye  canlı yayında tepki gösterdi. Portakal, “Bugün, Bugün ve Kanaltürk televizyonlarının canlı yayınla karartıldığı bir gün. Karardığı değil, karartıldığı bir gün. Bugün bazı medya kuruluşlarının o meşhur pengueni oynadığı bir gün. Bugün özgür medya söylemlerinin bittiği bir gün.” dedi.


Kayyum matbaaya ‘basmayın' dedi

Hukuksuz bir şekilde atanan kayyum yetkilileri, Bugün Gazetesi ve Millet Gazetesi'nin basımının durdurulması için matbaaya yazı gönderdi. Bunun üzerine açıklama yapan Bugün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt, gazetelerin basılması için ellerinden geleni yapacaklarını belirtti. Başyurt, okurlara gazetelerin ulaştırmak için çalıştıklarını ifade etti.

Zaman

29 Ekim 2015 05:53
DİĞER HABERLER