Türkiye ile ilgili acı gerçek!

Türkiye ile ilgili acı gerçek!
ABD merkezli Dünya Adalet Projesi’nin hazırladığı ‘Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 102 ülke arasında 80. sırada yer alan Türkiye'de yaşanan hukuksuzluklar had safhaya çıktı.
Danıştay kararı bakanlıklarca yok sayıldı, hakim kararları uygulanmadı. Yargıyı etkilemeye yönelik faaliyetlere sessiz kalınıyor, delil gösterilmeden insanların aylarca cezaevinde tutuluyor, gözaltı ve cezaevindeki insanların kötü muameleye maruz bırakılıyor.

Anayasa'nın yok sayılarak Türkiye’nin hukuk devleti sıfatının yok edildiğini belirten hukuk camiası, bu sürecin bir tür darbe olduğunu belirtiyor. 22 Temmuz Sahur operasyonunda gözaltına alınan yaklaşık 80 polis bir yıldır, gazeteci Hidayet Karaca sekiz ay, Mehmet Baransu dört aydır  tutuklu yargılanıyor. Soruşturmanın üzerinden bir yıl geçmiş olmasına rağmen iddianame hazırlanmadı.

Hukukçular tutuklu yargılamanın hürriyet gaspı olduğuna dikkat çekti. Somut delillerden uzak değerlendirmelerle kişilerin özgürlüklerinin gasp edildiğinin tespit edilmesi halinde bu kararlara imza atan yargıçların hesap vereceği kaydedildi.

YARGI KARARLARININ YOK SAYILMASI: GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU

Yargının kesin kararına rağmen birçok hüküm uygulanmadı. Onlardan biri de Danıştay'ın 8 bin 400 okul müdürünü ilgilendiren kararı oldu. Danıştay'ın 8 bin 400 müdürün göreve dönme kararını Milli Eğitim Bakanlığı tanımadı. Bakanlık valiliklere yazı yazarak kararın uygulanmaması talimatı verdi.

Adalet eski Bakanı Hikmet Sami Türk: Anayasa’da mahkeme kararları engellenemez ve karar geciktirilemez diye net olarak belirtiliyor. Aksi takdirde Anayasa çiğnenmiş olur.

Prof. Dr. Köksal Bayraktar: Danıştay’ın vermiş olduğu bir kararın bırakın yok sayılmasını uygulanmaması hukuk dışıdır.

BİR GÜN?YOK?SAYILACAKLAR

Prof. Dr. Metin Günday: Bu hukuk tanımazlıktır. Mutlaka bir gün hukuk da onları yok sayacaktır. Hukukun yok sayması anlamlıdır. Hukuk yok saydım diyerek bırakmaz yaptırımını uygular.

Avukat Celal Ülgen: Danıştay kararlarının uygulanmaması görevi kötüye kullanmaktır. Bu durum ilke olarak kabul edilmişse Anayasa'yı ihlal suçu haline gelir. Bu suçu işleyenler örgütlü suç işlemiş olur.

FATURA?TOPLUMA?ÇIKACAK

Avukat Ergin Cinmen: Danıştay kararlarının uygulanmaması suç teşkil eder. Hukuk siyasetin aracı haline getirildi. Bu durum siyasilerin günahının yanında yargıçların sorunlu kararlarından da kaynaklanıyor. Ama bir gün görülecektir ki bu hukuksuzluklar insanları fakirleştirecektir. Bu kadar hukukun zayıf olduğu bir ülkede hiçbir işadamı doğru düzgün yatırım yapmaz. Çünkü siyasi iktidar kızdıkları isimler üzerine sadece hukukçularını göndermiyor vergi memurlarını da gönderiyor. Babacan bu durumu açıkladı. Erdoğan’ın Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı döneminde yaptığı uygulamalarla hukuk ters yüz oldu. Bunun acısını toplumun tamamı çekecektir.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal: Hiçbir kurum Danıştay kararlarının yok say diye talimat veremez. Bu örgütlü suç kapsamına girer. Bu Anayasa’ya, hukuka darbedir.

GÖZÜ?DÖNMÜŞLÜĞÜN?ESERİ

MHP Milletvekili Zeynel Balkız: Anayasamıza göre mahkeme kararları derhal uygulanmalıdır. Son olarak Milli Eğitim Bakanı’nın valiliklere yazı gönderdiğini duyduk. Bu yazı bakanı Yüce Divan’a götürür. Bütün bunlar göz dönmüşlüğün ve hukuk tanımazlığın eseri. Kuvvetler ayrılığı ortadan kalkmıştır, demokraside böyle bir şey yoktur.

Avukat Cemalettin Mutlu: Bu durum, ben hukuku, devleti yok saymaktır. Kendini devlet yerine koymaktır. Diktatörün de padişahın da yetkileri bellidir, bunların hakları kanunlarla bellidir. Tiranizmde ise kanun yoktur, liderin canı o gün ne isterse onu yapar, biz bugün bunu yaşıyoruz.

TAHLİYE KARARLARININ UYGULANMAMASI: HUKUK CİNAYETİDİR

25 Nisan'da Hidayet Karaca ve 62 polis hakkında tahliye veren mahkemenin kararı ‘yok hükmünde' sayıldı. Hukukçular bu durumu hukuk cinayeti olarak değerlendiriyor.

Adalet eski Bakanı Hikmet Sami Türk: Hakimlerinin kararlarının yok sayılması ve verdiği kararlardan dolayı tutuklanması hukuk ile izah edilemez. Burada hukukun gereğine uymayan bir irade söz konusu.

Prof. Dr. Metin Günday: Mahkeme kararının yok sayılmasının tek anlamı vardır, ben hukuku tanımıyorum demektir.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal: Mahkeme kararları herkesi bağlar. Kararı uygulamamak hukuk katlidir. Bir insanı öldürmek nasıl bir cinayetse bu da hukuk içinde bir cinayettir.

MHP Milletvekili Zeynel Balkız: Yürütme organının, yargıyı içselleştirmesi, yok sayması ve açıkça çiğnemesidir.

Avukat Celal Ülgen: Mahkeme kararlarının infaz edilmemesi mümkün değildir. Bu bir suçtur.

Avukat Cemalettin Mutlu: Bu uygulamanın hukukta bir yorumu yoktur. Burada hukuk ölmüştür, hukukun öldüğü yerde devlet de ölmüştür.

Avukat Ergin Cinmen: Dünyada eşi görülmemiş bir uygulamadır bu. En kaba rejimlerde en dikta rejimlerinde de yaşanmamış bir uygulamadır.

GÖZALTI VE TUTUKLULARA KÖTÜ MUAMELE: TEK KELİMEYLE İŞKENCE

Cezaevi ve gözaltında kötü muamele iddialarına tepki gösteren hukukçular bu durumun insan hak ve onuruna aykırı olduğuna dikkat çekti.

Avukat Celal Ülgen: Devletin himayesindeki biri her ne türlü kötü muameleye tabi tutulursa tutulsun buna işkence denir.

Avukat Ergin Cinmen: Kötü muamele hapis cezası gerektiren fillerdendir. Kamu görevlileri işledikleri suçlar nedeniyle takibata uğramayarak cezasızlık hali oluşuyor. Cezasızlık hali var oldukça kötü muameleler sürecektir.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal: Cezaevinde bulunan her insanın dışarıdaki insanlardan tek farkı seyahat özgürlüğünün olmamasıdır. Bunun dışındakiler hak gaspıdır.

MHP Milletvekili Zeynel Balkız: Kötü muamele hukukumuza göre suçtur. Yapanların da yargılanmaları gerekir.

Avukat Cemalettin Mutlu: Kötü muamelenin karşılığı hapis cezasıdır. Çin’i kınıyoruz, oruç tutanlara kötü muamele ettikleri gerekçesiyle, biz ilk önce kendi içimizdeki Çinliler’i durduralım. Bugün cezaevinde iftar ve sahur yaptırılmıyor. Kandil gecelerinde baskın yapanların Çinliler'den, Mao’dan ne farkı var?

Prof. Dr. Metin Günday: Kötü muamele ve işkence kabul edilebilir bir durum değildir. Şimdi cezaevlerindekilere sahur iftar verilmediği söyleniyor bu o kadar vahim bir durum ki söylenecek bir şey yok. Bırakın hukuku, vicdanı olan bunları yapmaz, yapamaz. Sorumlu tümüyle sistemdir, siyasi iradedir. Siyasi irade hukuku vesayet altına almıştır.

YARGIYI ETKİLEMEYE TEŞEBBÜS: MANİPÜLASYON YAPIYORLAR

Bazı medya organlarında yargı kararının aksi yönünde yapılan haberler ile siyasiler ve yüksek yargı temsilcilerinin yargıyı etkilemeye yönelik açıklamalarının suç olduğu belirtildi.

Avukat Celal Ülgen: Yargıyı ancak gücü elinde bulunduranlar etkileyebilir. Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar ve gücün güdümündeki medya bu suçu rahatlıkla işleyebilir.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal: Bir partinin basın bülteni gibi çıkan medya kuruluşları açıkça manipülasyon yapıyor. Cumhuriyet savcılarının suç duyurusunda bulunması lazım.

TUTUKLULUKTA YAŞANAN MAĞDURİYETLER: HÜRRİYETİ TAHDİT SUÇU

Yargıçlara açılacak tazminatın devlet güvencesine alınmasıyla keyfi kararların daha da artacağına dikkat çeken hukukçular bu durumun demokrasiye darbe vurduğunu belirtti.

Avukat Celal Ülgen: Son çıkan yasalardan biri de hakim ve savcıların verdiği keyfi ve hatalı kararlardan dolayı ödeyecek oldukları tazminatı devlet üstlendi. Bu yasayla beraber yargı bağımsızlığı ortadan kalktı. Bu yasadan dolayı yargıçlar daha keyfi kararlar verebiliyor. Bu değişiklikle demokratik yapıya büyük darbe vuruldu.

Avukat Ergin Cinmen: Yargı uygulamasın-dan kaynaklanan bir durumla insanlar mağdur ediliyor. Bunu aşmanın tek yolu yargıçlardaki hukuk bilincinin oluşması gerekiyor.

Prof. Dr. Köksal Bayraktar: Kötü muamele varsa yetkililerin görevini kötüye kullanılması söz konusudur. Bu durum yargılama gerektirir, AİHM’e açılacak davalarla maddi bedel ödettirilir.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal: Keyfi, intikam amacıyla tutuklu bulunan isimler tazminat davası açacaktır. Bu resmen hürriyeti tahdit suçudur.

Avukat Cemalettin Mutlu: Belli bir kariyer sahibi, kendi alanında bir numara olmuş isimler eğer suçsuz bulunurlarsa yüklü tazminat alacaklardır. Bilinçli bir şekilde somut delillerden uzak, kanunlarda olmayan değerlendirmelerle hürriyeti gasp edilen insanlar yargı yoluyla bu kararları alanlardan hesap soracaktırlar. Art niyet tespit edildiği halde bu kararları verenler yargılanıp cezaevine gidecektir.

BUGÜN GAZETESİ
08 Temmuz 2015 09:19
DİĞER HABERLER