Türkiye Yolsuzlukla mücadelede kontak kapattı...

Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu GRECO, 2012’den bu yana tavsiyelere uymada “küresel ölçekte yetersiz” bulduğu Türkiye’ye uyarı düzeyinin de yükseltilmesi kararlaştırıldı.

GRECO, Türkiye’de yolsuzlukla mücadele yönündeki reform sürecinin “istop ettiğini” belirttiği üçüncü ara uyum raporu, Türkiye’nin parti finansmanında şeffaflık için 7 yıldır adım atmadığını da gözler önüne serdi.

Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu (GRECO) Türkiye ile ilgili  üçüncü ara uyum raporunda yolsuzlukla mücadele alanında başlanan reform sürecinin ‘istop ettiği’ni belirtti.  GRECO’nun 2012’den bu yana tavsiyelere uymada “küresel ölçekte yetersiz” bulduğu Türkiye’ye uyarı düzeyinin de yükseltilmesi kararlaştırıldı. Önceki raporlarında adım atılması için GRECO Başkanı’nın Türk heyetine yaptığı çağrı yerine bu defa Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Jagland'dan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na “tavsiyelere uyumsuzluk konusuna ve en kısa zamanda somut ilerleme kaydetme amacıyla kararlı bir şekilde harekete geçmenin gerekliliğine” işaret eden bir mektup yazması istenecek. 

Bugün açıklanacak raporda,  Türkiye’nin “suç haline getirme” ve “Parti Finansmanında Şeffaflık” alanlarında atmadığı adımların tekrar sıralandı: 
 
“Türkiye, 3’ncü Değerlendirme raporu Mart 2010’da, neredeyse 7 yıl önce  kabul edilmişti. Özel sektörde rüşveti ve etkin pişmanlığın etkili savunmasını  suç haline getirmeye ilişkin 2 tavsiyeyle ilgili yeni bir plan ilan edilmemiştir. Reform süreci bu anlamda istop etmiştir. Parti Finansmanında şeffaflıkla ilgili Türkiye, bir çok yıl geçmesine karşın siyasi finansmandaki tavsiyeleri uygulamamıştır. GRECO, ülkenin içinden geçtiği zor zamanlara duyarsız değildir  ve elbette tavsiyeleri uygulama konusunda taahhüdünü yinelemesini takdirle karşılar. Ancak, bu seviyede güncel sonuçlar açıkça bir hayalkırıklığıdır. GRECO, birkez daha yetkilileri başlanan reformlar için çabalarını artırmaya  ve planlanan önlemlerin etkili olması için özel önem göstermeye çağırır”. 
 
Raporda yer alan diğer tespit ve tavsiyeler ise şöyle:
 
- Türkiye, önceki raporda yer alan uygulanmamış ya da kısmen uygulanmış 11 tavsiye ile ilgili somut bir ilerleme sağlamamıştır. Bu nedenle durum değişmemiştir ve, toplam 17 tavsiyeden, 6’sı tatmin edici olarak uygulanmış , 7 tavsiye kısmen uygulanmış ve 4’ü de uygulanmamıştır.     
 
- Tavsiyelerin uygulanmasına yönelik yapılan faaliyetlere ilişkin 30 Eylül 2017 tarihine kadar bir rapor sunulmalı.
 
-Bu raporun en kısa zamanda yayımlanması, Türkçe’ye çevrilmesi ve çevrisinin kamuya açık hale getirilmesine onay verilmesi
 
Siyasi şeffaflık için beklenen adımlar 
 
- Siyasi partilerin yıllık hesaplarının; siyasi partilerin seçilmiş temsilcileri ve adaylarının seçim kampanyaları da dâhil partileri adına yerine getirdikleri siyasi faaliyetleri için bireysel olarak elde ettikleri gelir ve yaptıkları harcamayı ve uygun görüldüğünde, siyasi partilerle ilişkili veya 
kontrolleri altında bulunan teşekküllerin hesaplarını içermesinin sağlanması 
 
- Siyasi partilerin yıllık hesaplarının, izleme organı tarafından rehberlik sağlanması ve ortak muhasebe ilkeleriyle desteklenmiş standart bir şeklin oluşturulması da dahil olmak üzere gelir ve gider hakkında daha ayrıntılı ve kapsamlı bilgiler içermesini sağlamak için uygun tedbirlerin 
alınması
 
- Kamunun, kanunla belirlenecek zaman çerçevesinde, siyasi partilerin yıllık hesaplarına ve denetim organının izleme raporlarına, kolayca erişebilmesinin sağlanması 
 
- Siyasi partiler ve adayların parlamenter, cumhurbaşkanlığı ve yerel seçim kampanyalarının finansmanında şeffaflığın düzenlenmesini ve özellikle üçüncü kişilerin yaptığı katkılarda şeffaflığın artırılması yollarının bulunması 
 
- Siyasi partiler ve seçimlere katılan adayların seçim kampanyası dönemindekiler de dahil olmak üzere, belirli bir değerin üstünde aldıkları bütün bireysel bağışları (nakdi olmayanlar da dahil), her bağışın türü ve değeri ile birlikte bağış sahibinin kimliğini de gösterir şekilde düzenli olarak 
açıklamalarının zorunlu kılınması 
 
- Parti hesaplarının lisanslı uzmanlar tarafından bağımsız olarak denetlenmesi 
 
- Parti hesaplarının denetiminin partilerin ve adayların kampanyalarının finansmanının cumhurbaşkanlığı, parlamenter ya da mahalli seçimler sırasında ve/veya hemen sonrasında özel olarak izlenmesiyle desteklenmesi 
 
- Finansman konusundaki aykırılıkların soruşturulması ve kolluk kuvvetleriyle daha yakın işbirliği de dahil olmak üzere siyasetin finansmanın daha kapsamlı, etkin ve hızlı bir şekilde izlenmesinin sağlanması ve siyasetin finansmanın denetimine ayrılmış mali ve personel kaynaklarının artırılması; 
 
- Siyasi partilerin ve adayların seçim kampanyalarının finansmanı konusunda henüz oluşturulmamış düzenlemelerin ihlalleri ile ilgili olarak etkin, orantılı ve caydırıcı yaptırımların getirilmesi .
 
- “Seçimlerin Finansmanında Şeffaflığın Sağlanması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı hazırlanmıştı ancak bu taslak, Parlamentoya sunulmadan önce Bakalar Kurulu’nda onaya sunulmadı. 
 
- Sayıştay Başkanlığı’nın siyasi partilerin mali denetimini sağlamak için özel  24. Grup Başkanlığı birimini kurmasına karşın, hazırlık ve parti hesaplarının denetleme sürecinin tamamlanamamasından üzüntü duyar. 
 
Türkiye’den beklenen diğer adımlar
 
- GRECO Yolsuzluğa Karşı Ceza Hukuku Sözleşmesi’ne göre, özel sektör teşekküllerinde her görevde çalışan ya da bu teşekkülleri yöneten her kişiye uygulanabilir şekilde özel sektörde rüşvet almayı ve vermeyi cezalandırma
 
- Özel sektör rüşvetine ilişkin TCK 252’de yapılan değişiklikler tavsiyenin birçok yönünü içermektedir. Bunun kapsadığı teşekkül listesinin hala kamu katılımlı veya kamu yararına çalışan belirli sayıda teşekkülle sınırlı olduğuna ilişkin GRECO’nun endişelerinde ilerleme sağlanmamış ve tavsiye kısmen yerine getirilmiş sayılmıştır.Özel sektörde aktif ve pasif rüşvet ve gereksiz avantaj sağlama TCK 155 ile suç haline getirilse de bu verilen tavsiye ile ilgili değildir. 
 
- GRECO “etkin pişmanlık” durumlarında kamu sektöründe rüşvet alma ve verme suçunu işleyenlere verilen cezadan otomatik -ve bütünüyle emredici- muaf olma durumunu analiz etmeyi ve buna göre gözden geçirmeyi, ve bu tür durumlarda rüşveti verene verdiği rüşvetin tazminini ortadan kaldırmayı kanunu uygulayan uygulayıcılar dahil herkese ön soruşturmanın başlamasından sonra “etkin pişmanlık”ın kullanılması durumlarında cezadan muaf tutulmanın uygulanmadığını açıklamalı 
 
- Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan çalışma grubu, savunmanın mevcut haliyle yolsuzlukla mücadelede etkin bir araç olduğunu belirtse de, etkin pişmanlık hükümleri, rüşvetin rüşvet verene iadesini kaldıran ve rüşvet fiilinin resmi makamlarca öğrenildiği durumlarda bu savunmanın kullanılmasını engelleyecek ve otomatik ve -bütünüyle emredici- niteliğine ilişkin herhangi bir değişiklik getirmiyor.

13 Haziran 2017 01:55
DİĞER HABERLER