[Türkmen Terzi] Güney Kafkasya Türkiye için neden stratejik bir bölge?

Gazeteci - Yazar Türkmen Terzi, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı Türkiye'nin jeopolitik önemini analiz etti...
TÜRKMEN TERZİ - GÜNEY AFRİKA

Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı Türkiye'nin jeopolitik önemini daha da artırdı. Ankara bu karmaşada, üç kıta arasındaki stratejik konumundan maksimum ekonomik fayda sağlamaya kararlı. Türkiye Rusya ile Ukrayna arasındaki tahıl koridoru anlaşmasına aracılık etmeyi başardı. Ancak Türkiye, daha büyük bir hedef olan Rusya ile Avrupa arasında bir enerji üssü haline gelmek istiyor. Avrasya'nın ana enerji ve ulaşım koridorlarının merkezinde yer alan Güney Kafkasya bölgesi, dünyanın büyük bir bölümünün enerji güvenliği için giderek daha önemli hale geldi.

Türkiye, petrol ve gaz ithalatına büyük meblağlar harcayan, enerjiye oldukça bağımlı bir ülke. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) son birkaç yıldır defalarca Karadeniz'de zengin doğal gaz yatakları keşfettiğini iddia etse de, hala üretime başlanmış değil. Türk uzmanlar, Erdoğan'ın doğalgaz aramayla ilgili açıklamalarının asılsız olduğunu ve bunu sadece artan enerji faturalarıyla baş etmeye çalışan Türk halkını yatıştırmak için kullandığını iddia ediyor. Bununla birlikte, Erdoğan'ın AKP'sinin Türkiye'yi enerji boru hatlarının merkezi haline getirdiği doğru.

Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan'dan oluşan Güney Kafkasya bölgesi, Türkiye, Rusya ve İran ile sınır komşudur. Bu bölge, stratejik konumu ve zengin maden kaynakları nedeniyle dünyanın en istikrarsız bölgelerinden biri olarak biliniyor. Türkiye, 1991 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) dağılmasının ardından bu üç Güney Kafkasya ulusunun bağımsızlığını tanıyan ilk ülkeler arasında yer aldı. Ankara, Azerbaycan ve Gürcistan ile güçlü bağlar kurdu ancak bugüne kadar Türkiye'nin Ermenistan ile herhangi bir diplomatik ilişkisi yok. Ermenistan sınırları, Ermenistan'ın 1993'te Azerbaycan'ın Kelbecer bölgesini işgalinden bu yana kapalı kaldı. Ermenistan'ın 1915'te Osmanlı Türkiye'sinde “Ermeni Soykırımı” iddiası, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin önünde büyük bir engel olmaya devam ediyor.

Türkiye, 44 günlük savaşın ardından Kasım 2020'de Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'da Ermenistan'a karşı kazandığı askeri zaferde kilit rol oynadı. O zamandan beri Türkiye, Rusya ve İran'ın Güney Kafkasya bölgesindeki hâkimiyetine meydan okumaya başladı.

Osmanlı’nın bölgedeki nüfuzu ve Ankara'nın Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Azerbaycan ve Gürcistan ile güçlü siyasi ve ekonomik bağlar kurması nedeniyle Türkiye'nin Güney Kafkas halklarıyla siyasi, dini, kültürel, etnik bağları var. 2008'deki Rus-Gürcü savaşı ve Azerbaycan ile Ermenistan arasında devam eden Dağlık Karabağ ihtilafı, Türkiye'nin bu ülkelerle bağlarını güçlendirmesine yardımcı oldu. NATO üyesi Türkiye, Gürcistan için önemli bir müttefik. Türkiye, 2008'de Rusya'ya karşı yürüttüğü savaş sırasında Gürcü askerleri eğitti ve askeri teçhizat sağladı. Türkiye, Rusya’yı kışkırtmaktan kaçınarak  Gürcistan ile siyasi, askeri ve ekonomik bağlarını güçlendirmesine devam etti. Tiflis hükümeti, Abhazya ve Güney Osetya eyaletlerini Rusya'ya kaptırdığından beri Batı ülkeleri ve Türkiye ile ilişkiler kurmaya daha hevesli. 

Gürcistan boru hatları için çok stratejik bir ülke. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattı, Hazar Denizi'ndeki Azeri-Çırak-Güneşli petrol sahasından Akdeniz’e ham petrol taşıyan, 1.768 kilometre uzunluğu ile dünyanın en uzun petrol boru hatlarından birisi. Bakü-Tiflis-Erzurum Boru Hattı olarak da bilinen Güney Kafkas Doğalgaz Boru Hattı,  Şahdeniz Gaz Sahası'nda üretilecek doğalgazın Gürcistan-Türkiye sınırından geçerek Trans Anadolu Gaz Boru Hattı'na (TANAP) bağlıyor. Türkiye, Orta Doğu ve Avrupa'nın en uzun (1.811 kilometre) doğal gaz boru hattı olan TANAP, Azerbaycan'ın Şah Deniz bölgesinden çıkarılan doğal gazı, Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) ile birlikte önce Türkiye'ye, ardından Avrupa'ya taşımak için inşa edildi. Bu enerji boru hatları, Türkiye'nin Kafkasya'dan çok ihtiyaç duyduğu petrol ve gazı Rusya veya Ermenistan topraklarına ihtiyaç duymadan Türkiye ve Avrupa'ya taşımasına olanak tanıyor.

Gürcistan ve Azerbaycan ile iyi ilişkilere sahip olan Türkiye, Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirmeye çalışıyor. İki ülke şu anda diplomatik ilişkilere sahip değil, ancak 2009'dan beri ilişkileri normalleştirme çabası içindeler. Erivan Batılı ülkelerle ilişkilerini geliştirmeye çalışırken Türkiye, Ermenistan'ın Batı ile bağlantı kurması için önemli bir ticaret yolu. Türk ve Ermenistan dışişleri bakanları, ilişkileri normalleştirmek için Ekim 2009'da Zürih'te "Diplomatik İlişkilerin Tesisi Protokolü" ile "İkili İlişkilerin Geliştirilmesi Protokolü’nü imzaladı, ancak daha sonra Ermenistan Ulusal Güvenlik Konseyi Zürih Protokolünü resmen rafa kaldırdı. Bununla birlikte, Türkiye ve Ermenistan'ın yakın zamanda kara sınırlarını Türk veya Ermeni vatandaşı olmayan diğer vatandaşlara “mümkün olan en erken tarihte” açma konusunda anlaşmaya varmasıyla normalleşme süreci devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Ekim 2022'de Prag'da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu zirvesinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile görüştü. Azerbaycan tüm bu diplomatik çabalara rağmen Türkiye'nin Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirmesinin önündeki en büyük siyasi engel olmaya devam ediyor. Türkiye doğal olarak “ iki devlet bir millet” sloganıyla Azerbaycan’ı her zaman Ermenistan’a karşı tercih ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği ülkeleri, güvenlik gerekçeleri ve enerji anlaşmaları nedeniyle Güney Kafkasya'da Türkiye ile işbirliği yapıyor. Türkiye, Rusya ve İran'a karşı bölgede Avrupa ve ABD'nin doğal ortağı gibi gözüküyor. Ancak Türkiye, Batı'nın Rusya'ya yönelik ekonomik yaptırımlarına katılmayan ve aslında Moskova ile ekonomik bağlarını artıran tek NATO üyesi. Türk Akımı ve Mavi Akım doğalgaz boru hatları Rus gazını Karadeniz üzerinden Türkiye'ye taşıyor ve Rusya Türkiye'de nükleer santral kuruyor.

Güney Kafkasya'da barış, Türkiye'nin enerji projelerinin başarısı için şarttır. 16 Ocak 2000'de dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Rusya ile Çeçenya arasındaki savaşı durdurmak ve Rus-Türk savaşını engellemek için “Kafkasya İstikrar Paktı” kurulması için bir teklif sundu. AKP hükümetinin  Rusya-Gürcistan Savaşı'nın ardından gündeme getirdiği Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu önerisi Demirel'in teklifinin gözden geçirilmiş bir versiyonunu idi.

Türkiye'nin bölgedeki ağırlığı artsa da Rusya ve İran, Türkiye ve Batı bloğuna karşı Güney Kafkasya'da nüfuzunu artırmaya çalışacak. Rusya her zaman Ermenistan'ın doğal müttefiki olmaya devam ederken İran ise, Türkiye-Azerbaycan işbirliğini ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit olarak görüyor ve Ermenistan’a daha da yakınlaşıyor.
29 Kasım 2022 14:32
DİĞER HABERLER