Tutuklu polislere destek verdi diye ağır cezada yargılanacak

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Kaptan Kartal, Mersin'de polislere yönelik düzenlenen operasyonu protesto etmek amacıyla yürüyüşe katıldığı ve terör örgütü ile mücadele edenleri hedef gösterdiği gerekçesiyle Mersin 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakkında dava açıldığını söyledi. Polislere sahip çıktığı için yargılanacağını savunan Kartal, "Biz geliriz Türk adaleti hesabımızı veririz. Ama asla kimseye de boyun eğmeyiz. Asla bu yaptığımızdan pişman olmayız. Çünkü biz inandıklarımızı yaptık. Sonucu, bedeli ne olursa olsun öderiz Allah'ın izniyle." dedi.

Partisinin Gaziantep'teki organizasyonuna katılan Kartal, burada yaptığı açıklamada hakkında hem toplu yürüyüş kanununa muhalefet, hem de terör örgütü ile mücadele edenleri hedef göstermek suçundan Cumhuriyet Savcısı tarafından Mersin 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını bildirdi. Yargılanacak olmasının kendisini üzmediğini ifade eden Kartal, şunları kaydetti: "Ben, ülkem, milletim ve devletim adına üzülürüm. Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını biz bir suikasta kurban verdik diyoruz. Bir terör örgütünden bahsediyoruz. Bu şehadet sürecinde ne yazık ki Muhsin Yazıcıoğlu'nun davası Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülürken, ben toplu yürüyüş kanununa muhalefet ettim diye Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanacağım. Türk hukukunun, adaletinin geldiği yer burası. Yani aslında burası sözün bittiği yerdir."

Kendisine terör örgütü ile mücadele edenleri hedef gösterme suçu yöneltildiğini anlatan Kartal, şu ifadeleri kullandı: "Eğer bu dava siyasi değilse, siyasi bir hırsla açmadıysanız, mücadele ettiğiniz terör örgütünün adını söyleyiniz. Kim bu terör örgütü? Siz hangi terör örgütü ile mücadele ettiniz de ben hedef gösterdim. Çıksın birisi, bu terör örgütünün adını söylesin. Ama 'Türkiye'de GDO'lu ürün yenmesin diye, PKK'ya, KCK'ya operasyon yaptık diye bu haldeyiz' diyen polislere sahip çıktım diye beni Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılayacaksanız başla göz üstüne. Biz geliriz hesabımızı Türk adaleti hesabımızı veririz. Ama asla kimseye de boyun eğmeyiz. Asla bu yaptığımızdan pişman olmayız. Çünkü, biz inandıklarımızı yaptık. Sonucu, bedeli ne olursa olsun öderiz Allah'ın izniyle."

Kartal, sözlerini şöyle sürdürdü: "İsteğimiz şudur. Türkiye'de özgürlük olsun, hukuk olsun, adalet olsun. Herkes şiddete bulaşmadan istediğini söyleyebilsin. Ama sen bana, BBP'nin genel başkan yardımcısını, konuştu diye, basın toplantısı yaptı diye yargılarsan biz o zaman konuşmayacağız. Türkiye özgürleşene kadar, adalet, hukuk hakim olana kadar susmayacağız inşallah. 2 dava. Bir tanesi toplu yürüyüş kanununa muhalefet, bir tanesi terör örgütü ile mücadele edenleri hedef göstermek. Siyasetçi, gazeteci konuşmayacaksa bu problemleri kim çözecek."

SURİYE'YE BELKİ TEK PARÇA GİRERİZ AMA EN AZ 15 YIL ÇIKAMAYIZ

Suriye sınırındaki gelişmelere değinen ve Türkiye'nin bu ülke içerisine girmesi senaryolarıyla ilgili değerlendirmede bulunan Kartal, "Biz asla Türkiye'nin herhangi bir savaşa girmesini istemeyiz. Dün PKK ile mücadelede 'analar ağlamasın' diyenler, bugün Suriye'ye girecek asker için 'analar ağlasın' mı diyorlar? Türkiye içerisinde PYD, IŞİD, PKK yapılanması mevcutken, hatta onlarca örgüt yapılanması mevcutken kendi içindeki terör örgütlerini temizlemeyip Suriye'de müdahale etmek Türkiye'nin siyasi intiharı olur. Biz belki tek parça halinde Suriye'ye gireriz ama Suriye'den en az 15 yıl çıkamayız. Ülkemizi de bölmüş ve böldürtmüş oluruz." dedi. Bölgede Kürdistan'a yönelik bir hazırlık olduğunu savunan Kartal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye eğer Suriye'ye girer de PKK, PYD ile birlikte IŞİD'e karşı savaşma rolünü üstlenirse bu zaten ihanet olur. Kürdistan'ı Suriye'nin kuzeyinde kendi ellerimizle kurdurmuş oluruz. Buna müsaade etmemiz zaten mümkün değildir. Eğer Türkiye Suriye'ye girer de IŞİD, PKK ve PYD ile savaşacaksa, bu da şuanda mümkün değil, çünkü içimizde PKK ve PYD yapılanması had safhada. Hergün bir ilimizde bomba patlayabilir. Bunlara önlem almadan Türkiye'nin Suriye'ye girmesi intihar anlamına gelir. Bunu da asla yapmamak gerekir. Önce Türkiye kendi içindeki PKK, PYD ve IŞİD yapılanmalarının tamamını temizleyip, ondan sonra da Suriye'nin toprak bütünlüğünü koruyacak şekilde oradaki bataklığı temizlemektir. Bunun aksine yapacağı her şey Türkiye'nin aleyhine olur ve zarar verir. Dolayısıyla bu savaştan vazgeçmek gerekir. Bu geçici hükümetle sakın bir savaş kararı almayın. Ülkeyi de bir bataklığa sürüklemeyin."

YOLSUZLUK İDDİALARINI ARAŞTIRACAK KOMİSYON KURULSUN

Ülke siyasetinin gündemindeki koalisyon tartışmalarına ilişkin de görüşlerini açıklayan Kartal, şu değerlendirmelerde bulundu: "Biz diyoruz ki, gelin, hükümet kurulsun ya da kurulmasın. 292 milletvekili var. Bunlarla önce bu yolsuzluk iddialarını araştıracak bir komisyon kurulsun. Çözülme sürecinden vazgeçilsin. Adalet tesis edilsin, siyasette ahlak hakim kılınsın ve Türkiye'de seçim sistemi ve siyasi partiler yasası değiştirilip erken seçime gidilsin. Bunlar yapılmadan gidilecek erken seçimin ülkeye hiçbir faydası olmaz. Hepiniz meydanlarda 17-25 Aralık yolsuzluğunu tepe tepe kullandınız. Ey MHP, sen de tep tepe çözülme sürecini kullandın. 292 milletvekiliyle Meclis'te oluşturacağınız komisyonlarla yolsuzluğu araştıracaksınız. Türkiye ondan sonra bir erken seçime gidecek. O sistemde de 2 turlu, 2. turda ittifakların önünün açık olduğu, tercihli ve dar bölgeli bir seçim sistemiyle Türkiye'nin önü açılır." CİHAN
05 Temmuz 2015 09:44
DİĞER HABERLER