Uğur Mumcu ve duvardaki tuğla

Uğur Mumcu suikastini aydınlatmak için (1997) kurulan Meclis Araştırma Komisyonu da çarpıcı bir rapor hazırlanmıştı; “Mumcu, tehditler almasına rağmen korunmamıştı. Cinayet soruşturması baştan savma yapılmıştı. Deliller toplanmamış dahası örtbas edilmişti. Güldal Mumcu’nun ifadesi bile cinayetten 20 gün sonra alınmıştı. Soruşturmanın gizliliği ihlal edilmişti.”

Uğur Mumcu ve duvardaki tuğla
Ali Emir Pakkan | Samanyoluhaber

24 Ocak’ta (1993) evinin önünde öldürülen gazeteci yazar Uğur Mumcu, ölüm yıldönümünde anıldı. 28 yıl geçmiş. Failleri hâlâ bulunamayan bir cinayet. Cumhuriyet’e baktım, Mumcu hakkında her şey yazılmış, eksik kalan; “Mumcu’yu kim öldürdü?  Dosya neden rafa kalktı? Soruşturmadaki eksikler ve ihmaller nelerdi? Neden bunların üzerine gidilemedi?” soruları ve cevaplarıydı.

Uğur Mumcu cinayeti ile ilgili (2012) eşinin yazdığı kitapta yeni bilgiler ve ciddi iddialar vardı. Güldal Mumcu, cinayet ve sonrası gelişmeleri bir film şeridi gibi gözler önüne seriyordu. Evinin önündeki menfur suikastin en önemli görgü tanığıydı. 

Güldal Mumcu, Mehmet Ağar, Mahmut Yıldırım, Ülkü Coşkun, Köksal Sönmez, Bülent Ecevit, Ceyhan Mumcu ile görüşmelerine yer veriyordu. Baki Tuğ’un eşine, “Öcalan’ın MİT görevlisi olma ihtimali yüksek. Arşivime bakayım, belgeyi bulursam çarşamba günü gelin vereyim.” dediğini açıklıyordu. Eğer Mumcu iki gün daha yaşasa bu buluşma gerçekleşecekti. 

Baki Tuğ, Aksiyon dergisine verdiği röportajda randevuyu doğrulamıştı. Tuğ, “Mumcu’nun, PKK’nın üzerine güçlü bir şekilde gittiği için öldürüldüğü kanaatini taşıyorum. PKK’nın ilişkilerini deşifre ediyordu.” demişti.  Öcalan MİT ilişkisi ile ilgili soruya ise; “Efendim devletin hakkıdır, hakkı. Hepsi olur. Devletin asli görevi de budur. MİT’in görevidir. Şu anda MİT Öcalan’la görüşüyor. Bu yanlış bir olay mıdır? Ama benim olayımda ben bu ilişkiyi tespit edemedim.” cevabını vermişti. ( 9 Ocak 2013, Aksiyon Dergisi)

Uğur Mumcu suikastini aydınlatmak için (1997) kurulan Meclis Araştırma Komisyonu da çarpıcı bir rapor hazırlanmıştı; “Mumcu, tehditler almasına rağmen korunmamıştı. Cinayet soruşturması baştan savma yapılmıştı. Deliller toplanmamış dahası örtbas edilmişti. Güldal Mumcu’nun ifadesi bile cinayetten 20 gün sonra alınmıştı. Soruşturmanın gizliliği ihlal edilmişti.”

Uğur Mumcu, fikri takibi en iyi yapan gazetecilerden biriydi. Onu sevenler veya sevdiğini iddia edenler eğer fikri takip yapabilseydi şu iddiaların arkası bırakılmazdı.

Ankara DGM Savcısı Ülkü Coşkun, Güldal Mumcu’ya; ‘Üstüme gelmeyin devlet yapmıştır, siyasi iktidar isterse çözer. Bana yazılı bir emir gelmesi lazım' demişti. Bu sözlerin üzerine neden gidilmedi? Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın Mumcu’nun evinde ne işi vardı?  “İslami Hareket Örgütü” öne çıkarılarak asıl faillerin üzeri mi örtülmeye çalışılmıştı? Suikastta kullanılan C4 patlayıcılarının menşei neden araştırılmadı? Tutanaklardaki tahribat kimin işiydi? Olayın Savcılarından Kemal Ayhan’ın ani ölümü şüpheliydi. Neden otopsi yapılmadı? 

1993 yılında bazı siyasi cinayetler işlenmişti. 

Sıralayalım; 

28 Ocak 1993: İşadamı Jak Kamhi’ye suikast düzenlendi.  

5 Şubat 1993: ANAP Milletvekili Adnan Kahveci trafik kazasında hayatını kaybetti. 

17 Şubat 1993: Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis uçak kazasında öldü. 

17 Nisan 1993: Cumhurbaşkanı Turgut Özal aniden şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. 

24 Mayıs 1993: Bingöl-Elazığ karayolunda sivil 33 asker şehit edildi. 

2 Temmuz 1993: Sivas’ta Madımak Oteli ateşe verildi. 37 kişi hayatını kaybetti. 

5 Temmuz 1993: Başbağlar köyünü basan PKK 33 köylüyü öldürdü. 

4 Eylül 1993: DEP Milletvekili Mehmet Sincar Batman’da öldürüldü. 

22 Ekim 1993: Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın öldürüldü. 

4 Kasım 1993: Binbaşı Cem Ersever Ankara’da öldürüldü. 

Acaba bu cinayet zincirinde Mumcu bir halka mıydı? 

Güldal Mumcu’nun kitabındaki en önemli bölümlerden biri Mehmet Ağar ile yaptığı görüşmeydi. Ağar, Mumcu’ya;  “Öyle bir iş ki, bir duvar gibi… Bir tuğla çekersek duvar yıkılır” diyor. Güldal Mumcu sonrasını şöyle anlatıyor; “Çekin o zaman” dedim. “Çekemem” dedi. “Çekin, kenara çekilin” dedim. “Yapamam” dedi. “O zaman, çekerler, altında kalırsınız” dediğimde de yüzünde; “Bu imkânsız bir şey. Bunu yapmaya kimsenin gücü yetmez” der gibi bir ifade belirdi.” (Not: Bu konuşmayı Ağar inkâr etti, fakat Mumcu, avukat Mehmet Emin Değer’i tanık gösterdi.)

Evet duvardan tuğla çekilmediği gibi, o duvar üzerine bugünkü iktidar inşa edildi. Bütün suikastlerin üzeri örtüldü. Daha büyük cinayetler işlendi ve işlenmeye devam ediyor.

27 Ocak 2021 11:10
DİĞER HABERLER