Uludağ Ekonomi Zirvesi

Uludağ Ekonomi Zirvesi -Başbakan Yardımcısı Babacan: (2) -Ümit ediyoruz ki, bundan sonraki dönemde İsrail, sorunların değil çözümlerin parçası ülke olsun. Aynı dik duruşumuz Suriye için de geçerli olacak. Bu rejim er ya da geç
BURSA (A.A) - Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ümit ediyoruz ki, bundan sonraki dönemde İsrail, sorunların değil çözümlerin parçası ülke olsun. Aynı dik duruşumuz Suriye için de geçerli olacak. Bu rejim er ya da geç gidecek dedi.
     Babacan, Bursa Valiliği ile Capital ve Ekonomist dergilerinin iş birliğiyle düzenlenen, Anadolu Ajansının ana yayın sponsoru olduğu Uludağ Ekonomi Zirvesinde yaptığı konuşmada, Balkanlardan Körfeze, Körfezden Cezayire Fasa kadar olan coğrafyada sınırlar ve hudutların anlamını yitirmeye başlayacağını söyledi.
     Serbest ticaret dediklerini, vizelerin kaldırılmasını, insanlar serbestçe ülkeden ülkeye gezsin, ürünler ülkeden ülkeye rahatça hareket etsin istediklerini bildiren Babacan, enerji ve finansmanın rahatça ülkeden ülkeye akabilmesini arzu ettiklerini anlattı. Bunun gerçekleştirilmesi durumunda herkesin kazanacağı kazan kazan sonuçlarının elde edileceği çok geniş coğrafyanın oluşacağını vurgulayan Babacan, şöyle konuştu:
     Kuvvetle inanıyoruz ki, bu gerçekçi hedeftir. Kuzey Afrika ve Ortadoğu, kendi iç ticaretin, yani ülkeden ülkeye ticaretin dünyada en düşük olduğu bölge. Güney Amerikaya, Güneydoğu Asyaya hatta Sahra Altı Afrikaya bakın, ülkeler arası ticaret, Kuzey Afrika ve Ortadoğudan çok fazladır. Bu kadar birbirine yakın, bu kadar ortak geçmişe, kültüre sahip ülkelerin bu kadar birbirinden uzak olması zaten sürdürülebilir bir durum da değil. Yeter ki, suni bölünmeleri, suni kompartıman haline gelmiş ülkeleri birbirine daha açabilelim. Bölge için vizyonumuzun ulaşılması gerçekçi ama aynı zamanda çok çaba isteyen vizyon olduğunu düşünüyoruz.
     Babacan, ısrarla, inatla doğruyu savunmaya devam ettikten sonra pek çok konuda hedefe ulaşacaklarına inandıklarını belirterek, şöyle devam etti:
     Biz, 3 yıl yerimizde dimdik durduk. Ne oldu sonunda- İsrail Başbakanı Netanyahu, geldi 3 yıl önce söylediğimiz şartları yerine getirdi ve şimdi yeni bir dönem basamak basamak başlayacak. Ümit ediyoruz ki, bundan sonraki dönemde İsrail, sorunların değil çözümlerin parçası ülke olsun. Aynı dik duruşumuz Suriye için de geçerli olacak. Bu rejim er ya da geç gidecek. Baskıyla, zulümle, kendi vatandaşını öldürerek, bir rejimin meşruiyetini devam ettirmesi mümkün değil.
     En son Arap Ülkeleri Bakanlar Toplantısında Suriye tabelasının arkasına, muhalefetin yeni oluşan hükümetinin başındaki kişinin oturduğuna dikkati çeken Babacan, Suriyeyi resmen temsil eden, diğer bütün 21 Arap ülkesinin kabul ettiği Sariye temsilcisi, artık muhalefet oluşumu ve başındaki kişi dedi.
     Doğru noktada durduktan, uluslararası hukuk çevresinde hareket ettikten, insanı öne çıkaran, baz alan politikalar uyguladıktan sonra hiç korkmaya gerek olmadığını ifade eden Babacan, bunları söylerken karşı argüman üreten de bulunmadığını bildirdi.
    
     -Mısıra 2 milyar dolarlık kredi-
    
     Başbakan Yardımcısı Babacan, söz konusu bölgeyle, Türkiyenin tarihi ve kültürel bağlarının güçlü olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
     Onun ötesiyle de yakından ilgilenmeye başladık. Bölgedeki ekonomik dönüşüme de destek veriyoruz. Sadece, Mısıra 2 milyar dolarlık kredi imkanı açtık. 1 milyar dolar nakit göndermiş durumdayız. Diğerini de altyapı projelerine sevk ediyoruz, Tunusa 500 milyon, Libyaya 200, Yemene 100, Kırgızistana 106 milyon dolar finansman imkanı sağlamış durumdayız. Bu ülkelerdeki ekonomik dönüşüm de siyasi dönüşüme paralel olmalı. Çünkü ekonomi ve siyaset beraber olmadıktan sonra siyasi dönüşümün başarılı olmasının zor gerçekleşeceğini düşünüyoruz.
     Afrikanın son derece önemli olduğunu vurgulayan Babacan, 2008de 12 olan büyükelçilik sayısını, geçen yıl itibarıyla 34e çıkardıklarını anlattı.
    
     -Hava yollarındaki gelişmeler-
    
     Türk Hava Yollarının (THY), İstanbuldan 35 Afrika şehrine doğrudan uçuş başlattığını da dile getiren Babacan, THYnin 92 ülkeye uçtuğunu kaydetti. Babacan, uçulan ülke açısından bakıldığında THYnin dünyanın bir numaraları havayolu olduğunu ifade ederek, Bugün gerçekten Pegasus, Atlas Jet ve diğer özel havayolu şirketlerine bakın THYnin 10 yıl önceki durumundan her biri çok daha güçlü kuruluşları haline geldiler. Tek tek 10 yıl öncesinin THYden daha iyi durumuna ulaştılar diye konuştu.
     Son dönemde Şanghay İşbirliği Örgütünün diyalog ortağı olunduğuna dikkati çeken Babacan, AB inadımız, ısrarımız devam ediyor ama 360 derece her yöne bakmamız gerekiyor. Sadece dar açıdan tek yöne değil 360 derece ufkumuzu geliştirmemiz gerekiyor. Güney Amerikada yeni büyükelçilikler açtık. Türkiye şu anda yükselen bir bağış yapan ülke. Geçen yıl 1 milyar 300 milyon dolar dışarıya nakit hibe bağışımız oldu. Verdiğimiz krediler hariç. Krediyi sübvanse ediyorsak, sübvanse kısmını bağış yazıyoruz şeklinde konuştu.
    
     -Türkiyede istihdam artışı ABD ve ABde istihdam kaybı-
    
     Babacan, Türkiyenin geleceğe yönelik vizyonuyla, hükümeti, iş dünyası ve sivil toplumuyla el ele vererek, son 10 yılda gerçekten büyük başarılar elde ettiğini söyledi. Son 3 yılda bile Türkiyenin hem hızlı büyüyen hem istihdam üreten hem de borcunu milli gelire oranla düşüren bir ülke olduğunu belirten Babacan, şöyle dedi:
     Sadece 3 yılda istihdamımız 4 milyon 700 bin arttı. Aynı dönemde ABDdeki istihdam kaybı 5 milyon, ABdeki ise 6 milyon oldu. Son bir yılda oluşan istihdamın yarısını kadınlar oluşturuyor. Enteresan tablo. Özellikle 2009da başlattığımız kadınların ilk işe girerken 3-4 yıl gibi süre sigorta primini bizim hazine olarak ödüyor olmamız, kadınların iş gücüne girmesinde maliyetleri düşürdü. Yüz binlerce kadın vatandaşımız çalışmaya başladı.
     Babacan, her zaman uzun vadeye odaklandıklarını dile getirerek, bu çerçevede enteresan politikalar uyguladıklarını anlattı. Türkiyenin 2010-2011de çok hızlı büyüdüğüne dikkati çeken Babacan, şunları kaydetti:
     Ama baktık ki, büyümenin kompozisyonunda iç tüketimde ağırlık var. İç tüketim de bankadan kredi çekip de harcamak suretiyle oluyor. Kredi kartı arttıkça harcamak daha kolaylaşıyor. Kredi kartı olsun, nakit kart olsun, bunlar da teknolojinin gerçeği, bunların kullanımını kısıtlayamazsınız. Biz ne yaptık- 2012 yılında tüketici kredileri üzerinde kredi hacmi artışında makro tedbirlerle kısıtlamaya gittik. Bankaların kredi hacmindeki hızını sınırladık. Avrupalı, ABDli dostlarımız, bunu dinlediği zaman anlamakta güçlük çekiyorlar, Biz tüketimi teşvik için 40 takla atıyoruz siz tam tersine tüketimi yavaşlatmaya çalışıyorsunuz diyorlar.
     Uzun vadede bakıldığı için bu uygulamayı hayata geçirdiklerini anlatan Babacan, Biz bugünü kurtarmak istesek çok kolay. Muslukları açarsanız, halkımız da hazır geleceğe güveniyor. İstikrar da var. Büyüme hızını çok farklı noktaya getirirsiniz ama ilerideki istikrarınıza, büyüme oranlarınıza ciddi zarar verebilir diye konuştu.
     (Sürecek)
    
     Muhabir: Zafer Akpınar
     Yayıncı: Doğan Sarıtaş
29 Mart 2013 12:50
DİĞER HABERLER