Üniversiteli gencin yanarak öldüğü kaza sonrası anlar kamerada

Üniversiteli gencin yanarak öldüğü kaza sonrası anlar kamerada
Ankara'da bir işadamının oğlunun trafiğe çıkması yasak olan modifiye otomobille yaptığı kazada yanında oturan üniversite öğrencisi Alp Ali Özdemir(20) yanarak feci şekilde can verdiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı. Arkadaşının ölümüne neden olan sürücünün önce adli kontrol şartıyla serbest kalmasına ardından bu şartın da kaldırılmasına aile tepki gösterdi.

Ankara İncek Bulvarı'nda 12 Eylül 2015 tarihinde meydana gelen kazada Bektaş Batuhan S.'nin kullandığı lüks otomobil yolun karşısına geçip alev almıştı. Kazada araç içinde bulunan üniversite öğrencisi Alp Ali Özdemir yanarak, feci şekilde can vermiş 8 kişi de yaralanmıştı. Kaza sonrası yaşananların kayıt edildiği güvenlik kamerası görüntüleri yaklaşık 40 gün sonra ortaya çıktı. Kameraya yansıyan görüntüde kırmızı otomobil hızla bulvarda ilerliyor. Bir ara kameranın açısından çıkan otomobilin, kazanın ardından alev aldığı görülüyor. Otomobilden yoğun dumanlar yükseliyor.

"KARDEŞİM TANINMAYACAK HALDE OLDUĞU İÇİN DNA TESTİ İSTEDİLER"

Özdemir'in ölümüne neden olan sürücü Bektaş Batuhan S. ise kazanın ardından hakim karşısına çıktı. Ancak Batuhan S. önce adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, ardından bu şart kaldırıldı. Mahkemenin bu kararına ise aile tepki gösterdi.

Alp Ali Özdemir'in ağabeyi Emrah Özdemir, olay günü il dışında olduğunu ve kardeşinin kazada hayatını kaybettiğini arkadaşlarından öğrendiğini söyledi. Özdemir, "Olayı öğrendik. Adli Tıp'a gittim. Kardeşimi göstermediler bana çünkü tanımayacak haldeymiş. Tanınmayacak halde olduğu için teşhis için DNA testi istediler. Bunun üzerine babamdan örnekler alındı ve kardeşim olduğunu öğrendik." dedi. Yargı sürecinin hemen başladığını ifade eden Özdemir, kardeşimin cenazesiyle uğraşırken, sürücünün hastaneden çıkarıldığını apar topar nöbetçi hakimliğe sevk edilip, 'tutuksuz yargılanmasına' karar verildiğini öğrendiklerini aktardı.

Avukatlarının karara itiraz ettiğini belirten Özdemir, "Tabi yıkıldık. Böyle bir şeyin nasıl olacağına inanamadık. Hemen itiraz edilmesini söyledik. Hem avukatım hem de savcı bey bir gün sonra karara itiraz etti. Maalesef bir üst mahkeme bunu da reddetmiş. Acımızı üzerimizden atmaya çalışıyorduk. Acımız gün ve gün büyüyor tabi. İlk şoku atlattık. 30. günde öğrendik ki 'denetimli serbestliği' de kaldırmışlar." diye konuştu.

Sürücü Bektaş Batuhan S.'nin yurt dışında okuduğu için denetimli serbestliğin kalmış olabileceğini dile getiren Özdemir, kazada 10'a yakın yaralının olduğunu ve çok sayıda aracın hasar gördüğünü hatırlattı. "İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı" diyen Özdemir, hukukun bu kararına anlam veremediklerini söyledi.

"OTOMOBİL KAZADAN ÖNCE TRAFİKTEN MEN EDİLMİŞ"

Özdemir şöyle devam etti: "Görüntüleri incelediğimizde tahmini olarak 170-220 arası hız yapıldığını görüyoruz. Artı araba 5 Ağustos tarihi itibariyle ki kaza 12 Eylül'de oldu. 5 Ağustos tarihi itibariyle araba trafikten men edilmiş. Men edilme nedenini araştırdığımızda, arabanın modifiye edildiğini öğrendik. Bu arabayla bir kaza oluyor ve ölümle sonuçlanıyor. Oradaki şoförü kurtaran kişilerle konuştu. 'Neden Alp'imi kardeşimi almadınız' diye. Onlar da, şoförü alırken şoförün beyanında, 'arabada ben tekim' dediğini söylediler. Bu daha da yıktı beni. Tamam şok anı olabilir, o da 19 yaşında bir genç. Bunların üst üste binip, davanın da bu şekilde seyir etmesi bizi o kadar rahatsız etti ki; artık Türkiye'de adalet bu kadar mı bitti, bunun cezasını biz mi verelim şeklinde bir durum ortaya çıktı."

Adaletin yerini bulmasını isteyen Özdemir, çocuklara iyi araba alarak, çocukların hayallerinin çalınmaması gerektiğini kaydetti. CİHAN
23 Ekim 2015 17:09
DİĞER HABERLER