Bütün Güzellikler O'nda (S.A.S) hep sonsuz

  • Abdullah Aymaz
  • Abdullah Aymaz
    19 Ağu 2019 09:28
    Prof.Dr. Fethi HİC ZΠ Sonsuz Nur yani NUR-UL H LİD‘i okuyunca düşüncelerini şöyle özetliyor:
    Evvela Nur-ul Halid ismi M. Fethullah Gülen Hocaefendi tarafından  tesadüfen konulmuş bir isim değildir.. Efendimizin Nur'u ebedidir. Ahlakının kalbinin imanının güzelligi, “Nuru H LİD“ kelimesinden başka anlatılamaz.

    Hamd âlemlerin Rabbine , salat ve selam peygamberlerin en şereflisine,  (S.A.S.)  Nur yüzlü bereketli olan al ve ashabına ve ihsan duygularıyla kıyamet gününe kadar onlara tabi olanlara olsun.
    Efendimiz (s.a.s) hem zatında hem sıfatlarında mükemmel biri idi. Bundan dolayı  insanlar O'nun 'sireti' ahval ve davranışları ile alakalı eserler kaleme almışlardır.

    Çünkü onlar O'nda (S.A.S.) sadece güzellikler görmüşlerdir. Her  mütefekkir veyahut insanlık aleminde tesir bırakmış kişinin mutlaka başkalarına üstünlük sağladığı  birşey olmasının yanında 
    başkalarından geriye düştüğü bir yönü olur. Ancak Efendimiz (S.A.S.) hariç! Gerek Allah'a ve peygamberine inanan alim ve mütefekkirler, gerekse inanmayanlardan her biri Efendimiz'in ( S.A.S.) siretine bakıp onda sadece ve sadece bir kemal bulmuşlardır. 

    Bundan dolayı Müslüman olsun gayri Müslim olsun herkes,  Efendimizin  (S.A.S.) şahsında her konuda bir kemal görüyordu.

    Bundan dolayı  Efendimiz (S.A.S.) sireti ile alakalı yeni yazılan eserler arasinda -ki onun sireti tükenmez ve ardi arkasi kesilmez gördük ki Türkiye'de HOCALARIN HOCASI  Muhammed Fethullah Gülen Hocaefendi kitabına şu ismi vermiş:
    En-Nuru'l Halid'/Sonsuz Nur.. Bundan su çıkoyor ki Efendimiz'in (S.A.S) nurunun dışındaki nurlar kesilecek. 
    Sonsuz Nur ise Efendimiz'dedir.(S.A.S.)  Allah'ın salat ve selamı üzerine olsun. Methedenler ne söyleyebilir ki, Yazarlar senin manandan ne anlayabilecekler ki!

    Efendimiz ile ilgili her yazan kişi gücünün yettiği kadarını ve Allah'ın kendisine ilham buyurduu şeyleri ve Mevla'sının kendisine kapıları  araladığı  kadarını yazabilir. Ancak Efendimiz'in sahip olduğu ahlak ve sıfatların hakikatının künhüne hiç bir kimse ulaşamamıştır.

    Bundan dolayı kitabın adı son derece Muvaffak olmuştur: ' En-Nuru'l Halid. Çünkü Efendimiz'in nuru nur üstü nurdur. Zira onun konuşması/sözü "nur" dur.

    Kuran nurdur. Demek ki kendisi nur olan Efendimiz'e  (S.A.S.)  Allah'tan "nur" iniyor. Cenab-ı Allah'ın kendisi de 'Nur' sıfatı/ismi ile muttasifdir. Öyle ise "Nur olan Allah, "Nur" olan Kuran’ı  "Nur" olan Efendimiz'e (S.A.S.) indiriyor. Öyle ise onun nuru kıyamete kadar devam edecektir. 

    Bundan dolayı dedim ki Hocaefendi bu konuda muvaffak olmuştur. Onunki o Efendiler Efendisinin muhibblerindendir. Yani ben onu ifadelerinden ve satır aralarından okudum ki /anladım ki Hocaefendi  Efendimiz'i (S.A.S.) öyle seviyor ki , onu ne gecesinde ne gündüzünde , ne uyanıkken ne uykudayken asla unutmuyor. Bu sevgi onun bütün benliğini gönlünün her tarafını ve bütün fakültelerini doldurmuş /sarmış  o da içinde hissettiği bu şeylerden bir kısmını  yazıya dökmüş bundan dolayı  başlık şöyle olmuş:  En-Nuru'l Halid Sonsuz Nur Muhammed (S.A.S.).

    Kim, kendisi ile iftihar etmek üzere birine intisap edeceği  ve iftihar edeceği Kendisinden bahisler açacağı  arkasından hep güzel şeyler anlatacağı, ahlak ve davranışında izinden gideceği, uyanıkken gördüğü gibi rüyasında göreceği, hep onun sözünün istikametinde hareket edeceği, bütün davranışlarında onun çizgisini takip edeceği ve bu sevgilinin arkasına düşeceği birini arıyorsa sevgili olan HZ. Muhammed Mustafa'nın (S.A.S.) izini takip etsin!

    Bundan dolayı    Muhammed Fethullah Gülen Hocaefendi bu telifi Efendimiz'in  (S.A.S.)  siyeriyle ilgili kaleme aldığında kitap hacim olarak küçük olmasına rağmen azamet ve ihtişamı çok büyük…  Nitekim siyerle ilgili on cilde varan kitaplar yazılmış. Ancak iş sayıyla değil keyfiyetle,muhteva iledir. İste bu kitapta da 'Medet' vardır. İfadeler bir çok manayı kapsıyor ki bir çok anlamı  kısa bir ifadede bulabirsiniz.Belagat ilminde öğrendigimiz bir husus vardır ki , öyle ibareler vardır ki kısa ve öz olmalarına rağmen, dünya ve ahiretimizi ilgilendiren bütün hususlarla ilgili manalar ifade eder Kur'an örneğinde oldugu gibi... O bir ciltten ibaret olan bir kitaptır. Fakat  Allah'ın kelamını   M. Fethullah Gülen Hocaefendi  Efendimiz (S.A.S.)  söz ve davranışları ile açıklamış ve pratik olarak tam ve eksiksiz olarak tatbik etmiştir. Ve bu hal ve kelam, tavır ve ahval sonsuza kadar anlatılsa bitmez tükenmez bir nur olarak dimağlara, sinelere, ruhlara birşeyler  alatılabilir. Onun için, kitaba isim olarak EN NUR-UL HALİD ismi  İLHAM EDİLMİŞTİR. 


    Amr bin  ss diyor ki:
    “Resûlullâh ile uzun zaman birlikte bulundum. Fakat O'nun huzûrunda duyduğum hayâ hissi ve O'na karşı beslediğim tâzîm duygusundan dolayı, başımı kaldırıp da doya doya mübârek ve nûrlu çehrelerini seyredemedim. Eğer bugün bana,  ‘Bize Resûlullâh'ı tavsîf et, O'nu anlat’      deseler, inanın anlatamam."   (Müslim, Îman, 192; Ahmed, IV, 199)


     Ondan yani Rasûlullahtan  bahseden bir kimse, 'Ne O'ndan önce, ne de O'ndan sonra asla bir benzerini görmedim.' demekten kendini alamazdı." - Tirmizî, Menâkıb 
    O ne güzel bir cömerttir ki, O'nun cömertlik fışkıran varlığı sâyesinde denizden inci, sert taştan yâkut ve dikenden gül çıkar. Eğer bahçede O'nun güzel ahlâkından bahsedilirse, sevinçten ağzını açıp gülmeyen, yâni açılmayan bir gonca göremezsin." (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)  
     Efendimiz  (S.A.S.)  de bir beşerdir gerçi, ama ta?ların içinde yakut gibi 
     Resûlullâh'ın (S.A.S.)  hüsn-u cemâli tamâmen zâhir olmamıştır. Eğer varlığının bütün güzellikleri olanca hakîkati ile görünseydi ashâbı ona bakmaya tâkat getiremezdi."  (İmâm Kurtubî)


    O'nun  (S.A.S.)  Hak katındaki payesi ne kadar büyük idi, halk içinde de mütemâdî ve sarsılmaz  bir itibarı vardır. O, ömür boyu kıl kadar doğruluktan ayrılmamış;  dost-düşman herkese güven vâdetmiş; Hak'tan aldığı mesajları lâhûtîliğindeki cazibesiyle  muhataplarına and sunmuş; her zaman mâsumiyetiyle hatırlanmış, masûniyetiyle, Allah tarafından her açıdan korunması  ile bilinmiş; fizik ve metafizik âlemlere açık, keskin fetanet, zeka, basiret ve aydınlık  ruhuyla tabiat ve mâverâ-i tabiatı hep doğru okumuş, doğru yorumlamış; dolayısıyla da ön yargılı olmayan bütün temiz vicdanların hemen hepsi hiç tereddüt göstermeden   O'na koşmuş; en mütemerrid nefisler  O'nun karşısında dize gelmiş, en müstesna  dimağlar O'nun mesajlarında aklın yaratılış gayesini okumuş ve O'na teslim olmuşlardır. O'nun sayesindedir ki, insanoğlu  hayvâniyet ve cismâniyetten  sıyrılarak kalb ve ruhun hayat mertebesi seviyesinde bir ufka yönelmiş, bir çoğu itibariyle yükselmiştir..
    O, var olma ufku itibarıyla vücud-u haricîye açılan kapının, yani taayyünün, gizli hazinenin ortaya çıkışının sırlı anahtarı,  varolma gayesini gerçekleştirme adına da Hakk'a giden doğru yolun rehberi ve ebedî saadetin de şefaatkânıdır, ?efaat menbaıdır.
    O'na kadar gelip geçmiş bütün peygamberler de öyledir. Fakat 
    Hazreti Ruh-u Seyyidi'l-Enâm aleyhi ekmelüttehâyâ hususî konumuna göre hususî donanım açısından bu konuda mutlak bir fâikiyetin remzi ve sesidir. O, Allah'ın duyurmasıyla duyulmazları duyar, görülmezleri görür; yer yer ruhunun zaman ve mekân üstü bir mahiyet almasıyla ruhanîlerin önüne geçer; Hakk'ın en muteber kişidir.


    Eğer kalblerimiz hakikat a?kıyla çarpıyorsa varlığı  tanıma adına bir şeyler ortaya koyabiliyorsak bu; dimağımızda onun tutu?turduğu çerağdandir.

    19 Ağu 2019 09:28