"Paraya kulluk etme, kul et onu kendine"

  • Abdullah Aymaz
  • Abdullah Aymaz
    24 Eki 2022 10:59

    1994’te Amerika’da tanıdığım Yusuf Kemal Bal, aynı zamanda Amerikan ordusunda yarbay rütbesinde görevli olarak bulunmuş. Merhumla tanıştığımızda emekli idi. Kendisi henüz daha rüşdiye veya idadîde talebe iken harf devrimi olmuş. O da Türkiye’den Amerika’ya gelmiş…


    Evinde, mektepte okudukları kitaplardan “Mecâmii’l-Edeb”  isimli bir kitap gösterdi. Güzel bir kitap Osmanlıca…  İlm-i belâğattan bahsediyor. Bizim  İzmir Kestanepazarı Yurdu’nda meşhur Simavlı Hacı Ali Efendi hocamızdan ders aldığımız  “Meânî”  kitabındaki bedî, beyan ve meânî  ilimlerinin hepsi var. Ayrıca kitabın 400 sayfasından itibaren Ebced ve Cifir bilgileri de ele alınarak hesaplamaların nasıl yapıldığını gösteren misaller de var. Meselâ Fatih Sultan Mehmed’in yaptırdığı surlara “Bünyan-ı Muhammed Han”  ismini veriyor. Onun da ebcedi değeri surların yapıldığı Hicrî tarih 856 yılına tevafuk ediyor. Meşhur bina ve müesseselerin  kitabelerinde aslında yapılış tarihleri cümlelerin içinde ebcedi olarak mevcut…


    Yusuf  Kenan Bal diyor ki: “1920’lerde bizim ilk okullar 6 seneden 5 seneye indirildi okutulan bazı dersler de kaldırıldı. Halbuki burada (Amerika’da) bizim  idâdîleri (liseleri)  bitirenler 1926 senesine kadar üniversite mezunu sayılıyordu. Onun için Amerikan üniversitelerinde hiç okumadan master ve doktora çalışmaları yapabiliyorlardı. Burada bunlardan profesör olmuş benim tanıdığım insanlarımız var


    "3 Mart 1924’te hilafet kalktı… Ben bu hususta hayâlî bir roman yazdım. On bir sene önce bir editör bana,  “Hemen bastır, neşret’  dedi. Faydalı olacağına inanıyordu. Ama insanlar, Türkiye ile başım derde girer diye çekiniyorlardı. Halbuki romanda yazdığım şeyler şimdi Türkiye’de TV  kanallarında  rahat rahat tartışılıyor.


    "Hilafetin kalkmasından birkaç gün sonra, Kral Şerif  Hüseyin halifeliğini ilan etti. Buna İngilizler çok kızdılar. Onu hem devirdiler hem de koruyormuş gibi alıp götürdüler. Bunun üzerine Arabistan’a Suudiler gelip hâkim oldular.


    “İlk defa Şerif  Hüseyin, Osmanlıya isyan edip, Medine’ye hücum etmişti. Bu isyanı İngilizlerin kışkırtması ve Lavrens’in öncüliği ile yapıyordu. Tabii, İngiliz altın ve paralarının câzibesiyle hareket eden Şerif  Hüseyin’in bu hıyanetine ‘Arap İsyanı’  demek son derece yanlıştır. Çünkü, Medine’yi bizimle beraber Araplar da müdafaa ettiler. Unutmayalım Medine’nin düşüşü, Birinci Dünya Savaşı’nda  müttefikimiz olan Alman Mağlubiyetinden (bizim de mağlup sayılmamızdan)  çok sonradır. Demek ki, Medine en son düşen toprak parçamızdır. Sonuna kadar Arap halkı bizimle beraberdi. Hatta Lavrens  ile beraber, Mehmetçik yanında savaşan Arapları da öldürüyorlardı. Evet Medine Müdafaasında sadece Osmanlı Ordusunda Türkler değil Araplar da  canla-başla gayret gösterdiler. Onun için  ‘Arap İsyanı’  demek yanlış olur. Şerif  Hüseyin İsyanı demek daha isabetlidir. 


    “Osmanlılar bir beldeye vali gönderirken ora halkının dilini bilenleri tercih ediyorlardı. Mesela, Bağdat vs. Arap beldelerine giden valiler Arapçayı çok iyi biliyor, halkla rahatça konuşup anlaşabiliyorlardı. Çünkü Enderun gibi mekteplerde iyi öğretiliyordu. Halbuki İngilizler Hindistan’ı işgal edince, halk ile anlaşamadılar. Çünkü valileri Hintçe bilmiyordu.


    “Hatay bize geçince maalesef  bizimkiler, okullara Latin harfleriyle ders koydular, Arapçayı kaldırdılar. Bu bazı insanlarda tepkiye sebep oldu. İmkânı olanlar Suriye’ye kaçtı. Onlarda ve daha sonra onların oğullarında ve torunlarında Türkiye’ye karşı bir soğuma oldu.”


    Şimdi öğrendiğimize göre, maalesef, bir kısım dünya hırsının esiri insanlar, mafya usulü ile oralardaki insanların yer altı ve yer üstü zenginlikleri hatta müzelerindeki değerli tarihi eserleri yağmalayıp kaçırmalarından dolayı ülkemize karşı kin ve düşmanlık besliyorlar. Yapanlar başka, düşman olunanlar başka. Bu husus nasıl çözülür ve gerçekler nasıl  ortaya  çıkarılıp mesele düzeltilir bilemiyorum...


    Merhum Prof. Dr. Yusuf Kenan Bal ile görüşmelerimden – buraya hepsini yazmak mümkün ve uygun olmadığı için yazamadım.- şahsen çok istifadeli bilgiler öğrendim. Kendisi, Korkut Özal ile dost olduğunu, o Amerika’ya gelince görüştüğünü söyledi. Eşi de kendisi gibi yaşlıydı ve Kanadalı bir mühtediye idi. Evi, kitaplarla dolu idi. Ama bir yere bağışladı mı bilmiyorum. “Paraya kulluk etme, kul et onu kendine.” derdi.

    24 Eki 2022 10:59