Kanat taksanız ne olacak?

  • Kadir Gürcan
  • Kadir Gürcan
    21 Kas 2022 09:50
    İstiklal Caddesi’nde meydana gelen patlama, kendini hayallere salan Saray ve iktidarı çok kötü afallattı. Türkiye’nin önderlik (!) edeceği yeni milenyum ütopyasında, terör detayı gözden kaçmış. Ülkenin iki önemli probleminden biri olan terörü ıskalayan ve Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceği vehmeneden fersude bir iktidar ile karşı karşıyayız. Diğer problem malum; ekonomi. Her zaman olduğu gibi, Saray Hassa Ordusu başta olmak üzere muvazzaf, emekli ya da gönüllü bir sürü işe yaramaz tip, Saray dış avlusunda etten duvar örüp, terörün vebalinden velinimetlerini korumaya çalışacaklar. 


    Öyle ya, terör sadece Türkiye’nin değil, dünyanın problemi. Madem bu uluslararası bir problem, Saray, iktidar ve İçişleri Bakanlığı bu belva-i’ amm’dan dolayı mazur görülmeliler. Yüzüncü Yıl Türkiyesi havalarına girip, gelecek rüyalarına dalınca günlük işler belli ki rafa kaldırılmış. Hayallerden mahmurlaşan gözler, yeni bir terör saldırısının sert sabahına uyanıverince işler karıştı. Nerede devlet soğukkanlılığı? Nerede temkin, ağırbaşlılık, ne yaptığını bilen beş başı mamur devlet refleksi? Aptallaştıkları belli de uyku sersemliği ile kameralar karşına geçmenin de alemi yok. Türkiye Yüzyılı hayalleri bu kadar kırılgan ve bu kadar cılız mıydı? Milenyum inşa etmek, öyle Amerikan Yüzyılı’dan rol çalmakla olacak iş değil! Ama bu akıl özürlüler bu inceliği anlamazlar!


    Halbuki Türkiye Yüzyılı’na başlama vuruşu üzerinden şunun şurasında üç hafta geçti. Mesai saatleri içinde iş yapmaktan çok gelecek hayali gibi ucuz projelere yaslanınca, uyanmak biraz zor oluyor. Devlet kurumlarının tatil ya da kendilerini rehavete salma gibi bir lüksü olamaz. “Efendim, biz bu tür sürpriz olayları hafta içi günlerde beklerdik. Pazar günü, Robe de chambre içinde yılan bile sokmaz! Biraz boşluğumuza geldi.” derlerse, hiç şaşırmayın. An itibariyle akli melekelerini yitirmiş durumdalar. 


    İktidar ve Saray’ın ve ona bağlı olarak ne varsa hepsi sapır sapır dökülüyor. Terör saldırısı gibi bütün dünyayı ayağa kaldıran hadiselerde bile, acemilik ve hazırsızlıkları ortada. Bir fırsat bulsak da Suriye’den girip Kızıl Deniz’den çıksak diyen bunlar değil miydi? İstiklal Caddesi’ndeki olayın failinin yakalanmasının ardından gelişmeleri takip ettiyseniz siz de farketmişsinizdir. İş yapıyor görünmek için ne kadar gayret sarfediyorlar. Can hali ile kurguladıkları senaryonun bozulmasından ödleri kopuyor.


    Saldırı sonrasında yaşanan garipliklerin ardı arkası kesilmedi. Ta baştan, Cumhurbaşkanı ile İçişleri Bakanı arasında ortaya çıkan hiyerarşik görev bunalımı, olay sonrası teröre karşı tek yürek olma mesajlarını gölgeledi. Ee? Daha düne kadar, Saray “Yüzüncü yıl hayallerimizi gerçekleştireceğiz!” diye bol keseden atınca zavallı İçişleri Bakanı da “Muhalefet partilerinin aklı bizim hayallerimizi kavramaya yetmez!” diyerek, bey’at tazelememiş miydi?  


    Saray, iktidar ve İçişleri üçlüsü arasındaki sürtüşmelerde bıçak kemiğe dayanmış gibi görünüyor. Organize suç örgütlüleri ve mafyavari oluşumlarla iş yapma konusunda birbiri ile yarışan üçlü sacayağı, terör gibi ülkeyi ilgilendiren bir olay karşısında bile ayrı tellerden çaldıklarına göre aralarında ciddi bir geçim problemi olmalı.


    Sayın Cumhurbaşkanı’nın yaşlılığa bağlı organ yetmezliği ve akli meleke zaafı yanında, görünme hisretirisi de her geçen gün kronikleşiyor. Olay hakkındaki detay paylaşımı hiyerarşi gereği dış kapının mandalı ya da eşik paspası işlevi gören İçişleri Bakanı’na bıraksaydı daha şık olacaktı. Sayın Bakan’ı tuttuğumuzdan falan değil, yanlış anlaşılmasın. Kaç zamandır beceriksizliği ile gündem olan Bakan, Cumhurbaşkanı’nın bu hamlesinden çok alınmış olmalı ki, terör saldırısı ile alakalı ve sadece emniyet birimlerini ilgilendiren resim ve görüntü arşivlerini havuz medyası için seferber etti. Bu kadar bol malzeme içinde bile üretme özürlü havuz medyası, mehter marşına tempo tutuyor; iki ileri bir geri. Dün söylediklerini bugün yalanlıyorlar. 


    Uluslararası bir problem olan teröre karşı hassas ve duyarlı ülkeler, Türk halkı ve iktidar üyelerine taziye ve iyi niyet taleplerini iletmekte gecikmediler. Terör, farklı tarz ve metotlarla bütün dünya ülkelerinin ortak problemi. Bu konuda hiçbir ülkenin garantisi yok. Dolayısıyla, ortak bilgi ve istihbarat paylaşımı hayati öneme sahip ve bu yönü ile öne çıkan ülkelerin tecrübeleri paylaşma konusunda istekli oldukları gözleniyor. Son yıllarda, Türkiye’nin terör, organize suç ya da uyuşturucu trafiği yoğunluğu açısından atlama taşı rolü oynadığı uyarısını yapanlar da işte bu ülkeler. 


    Bizim devletlilere söz anlatmak deveyi hendekten atlatmaktan zor. Türkiye Yüzyılı(!) hayalleri kuranlar burnunun ucunu görmekten aciz. Gırtlağına kadar faiz borcuna gömülen ve her gün can almaya devam eden terör belasını görmezden gelen Saray ve iktidara kanat taksanız, uçabileceği mesafe belli. Ya tefecilerle aynı masaya otururlar ya da İçişleri Bakanı eşliğinde organize suç örgütü ya da uyuşturucu mafyaları ile selfie çektirirler. Sonra da ABD’den gelen taziye mesajlarına afillenip Anti-Amerikancı çığırtkanlığı ile pirim yapmaya çalışırlar. Zavallı akıl fukaraları!


     

    21 Kas 2022 09:50