Gül Muştusu'nu Vermek İçin

  • Safvet Senih
  • Safvet Senih
    01 Eyl 2021 10:59
    Bütün insan-ı kâmillerin ve başta Peygamberlerin  ve en başta Habîbullah Muhammed Aleyhisselamın (S.A.S.)   ve seviyesine göre her Müslümanın dünyaya gönderiliş gayesini ve hikmetini Diriliş Şâirimiz Sezai Karakoç, rumuzlu ve imâlı ifadelerle şöyle anlatıyor : 

    “Bahar gelmiş YUSUF 
    Çok düş gördük
    GÜL getirilmiş hapishaneye
    Çok düş yorumladım ama
    Henüz çıkamadık geniş
    Ve aydınlık yeryüzüne 
    BİR  GÜL  getirilmiş
    Ama aşamadık duvarları
    Çıkamadık GÜL
    Bahar ülkesine

    * * *

    Sen beni gönderdin
    Gülün muştusunu vermek için
    İsa’nın doğumuna yaz gibi
    Yahya’nın sesini kış gibi
    Zekeriya’nın ürpertisini
    İnsanlara
    Bir bahar aşısı gibi
    Taşımak için 
    Gülün muştusunu vermek için 
    Sen beni gönderdin

    Kur’an meşalesini
    Dikmek için karanlık dağlara 
    Işık saçmak için dört yana
    Zeytine yağ
    İncire bal vermek için
    Gülün muştusunu vermek için 
    Dağlara taşlara
    Kuşlara balıklara mercana
    İnsana
    Beni Sen gönderdin

    O kış gecesi
    Arkamda sönen
    Anne baba feneri
    At arabasında 
    Balyaların üstüne 
    O çocuğu Sen çıkardın
    Büyük yolculuk için 
    Gülün muştusunu vermek için
    İsa’daki acımanın zafer tâkını
    İnsanı insandaki düşüş makamını

    Ve söz toprak olsun
    Ekin ekilmeye mahsus
    Yeni tohum atılmaya ait
    Yeni insan doğsun için 
    Toprak olsun
    Ah yetiş çocukluğunda çobanlık eden 
    Yetiş toprağın yeni mayalanmasına
    Yetiş mağaranın ışımasına 
    Yetiş Ay’ı ikiye bölen parmaklarında
    Yetiş büyük armağancım
    Oruç armağancım namaz armağancım
    Yetiş uluların İmamı
    Yetiş toprağın yeni doğuşuna
    İnsanın yeniden 
    Dirilme süzülüşüne 
    Yetiştir toprak saçan ellerini
    Tanrı gücünü görmeyen gözlere 
    Saçtığın topraklardan yetiştir bize 
    Ey gök yolcusu
    Yolculuğunda meleğin kanadı
    Mevsimi geçmiş bir GÜL  YAPRAĞI  gibi kuruyan
    Yetiş bize kıyamet bildiricisi
    Kıyametteki sevinç muştucusu
    Yetiş kabaran yeni toprağa
    KUR’AN  TOHUMUNU  EKMEK  İÇİN 
    GÜL  tohumlarını saç bize
    GÜL  bahçesi olan Türbenden
    Ve komşun olan Tanrı evin’den
    Ve Sevgilin olan ve Sevgilisi olduğun 
    Diri Diriltici olanın 
    Acımasından bize

    Yetiş ayağının tozu olduğumuz Peygamber
    Yetiş her zaman diri olan varlığınla 
    Yetiş yak lâmbamızı
    Yetiş aydınlat karanlığımızı
    Yetiş yeşillendir çöllerimizi 
    Yetiş dirilt insanımızı
    Seni sevenin ismiyle yetiş bize
    Yetiştir bize
    Günahlarımı kül edecek ateş harmanını
    Verim yağmuru insin ülkemize

    Mekke’ye Medine’ye Şam’a
    Kudüs’e Bağdat’a İstanbul’a
    Semerkand’a Taşkent’e  Diyarbekir’e
    Yetiş Peygamber imdadı, yetiş
    Yetiş Allah’ın izniyle
    Yetiştir erlerini
    Diriliş bayraklarını taşıyan 
    Şehit gömleklerini peşin giymiş 
    Ateşten, sudan geçer gibi geçen
    Allah önünde her varı yok gören 
    Dağların üstünde erip
    Kentlere şafaklar gibi ağan 
    Küçük askerlerini
    Gül diksinler diye yeni topraklarına
    İnsanın tâ gönlüne 
    Yetiştir erenlerini
    Allah’ım 
    Âmin!..                (1969)

    Gül Muştusu Şairinin 1969’da yazdığı bu şiirin ilham eseri olduğuna inandığım bu ifadelerinde nadas edilmiş dünyaya birer tohum gibi saçılacak adanmış ruhlara pek çok müjdeler olsa gerek…

    Safvet  Senih 
    01 Eyl 2021 10:59