YSK'nın uygulaması keyfi ve hukuka aykırı

Türkiye Psikiyatri Derneği, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) reçeteyle antidepresan kullanan bir vatandaşı 'kısıtlı seçmen' listesine eklemesine ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklamada kararın keyfi ve hukuka aykırı olduğu vurgulandı.
Psikiyatrik muayene olduktan sonra yazılan reçeteyle antidepresan kullanan bir vatandaşın adının Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) "kısıtlı seçmen" listesine eklenmesinin ardından Türkiye Psikiyatri Derneği olaya ilişkin bir açıklama yayımladı.

Psikiyatrik tedavi gören kişilerin özel hayatına ilişkin bilgilerin kişisel gizli veriler olduğu ve Uluslararası Sözleşmeler, Anayasa ve Hasta Hakları Yönetmeliği ile teminat altına alındığı hatırlatılan açıklamada hastaların özel hayatına hukuka aykırı bir şekilde müdahale edilemeyeceği vurgulandı.

'MAHREMİYET İHLALİNİ KABUL ETMİYORUZ'

"Gündelik siyasi çekişmeler uğruna hastalarımızın mahremiyeti ihlal edilemez" başlıklı açıklamanın tamamı şu şekilde:

"01.06.2019 tarihinde yazılı ve sosyal medyada 'Psikiyatrik muayene olduktan sonra yazılan reçeteyle antidepresan kullanan bir vatandaşın adının, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) ‘Zihinsel Engelliler ve Kısıtlılar’ başlıklı listesine eklendiği, İlçe Seçim Kurulu tarafından yapılan ihbarda' Listenin YSK’dan gelmesi nedeniyle kişinin zihinsel engeli yönünden makul şüphe bulunduğundan vesayet yargılaması yapılması gerektiği” şeklinde hastalarımızı, ruh sağlığı hizmeti veren bizleri ve aslında bütün vatandaşlarımızı ilgilendiren bir haber yer almıştır. 

Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki ruhsal zorlukları ya da hastalıkları nedeniyle hastanelere ya da psikiyatri uzmanına başvuran kişilerin özel hayatına ilişkin bilgiler bedensel hastalığı olan kişilerde olduğu gibi hassas kişisel gizli veriler olup, Uluslararası Sözleşmeler, Anayasa ve Hasta Hakları Yönetmeliği ile teminat altına alınmıştır. Psikiyatri hekimine başvuran her bireyin kişisel sağlık bilgilerinin doğrudan “Zihinsel Engelli ve Kısıtlı” başlığı ile listelenmesini hem hastalarımızın mahrem bilgilerinin ifşa edilmesi, hem hastalarımızın damgalanması hem de hak ve özgürlüklerini engelleyici bir girişim olarak değerlendiriyoruz. Ayrıca ruhsal zorluk ya da hastalık nedeniyle sağlık kurumlarına veya psikiyatri uzmanına başvurmayı düşünen bireylerin sağlık haklarına erişimlerini engelleyerek bireysel ve toplumsal ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyecektir. Bu hem bizim tarafımızdan hem de hastalarımız tarafından kabul edilemez.

Şunu da belirtmek isteriz ki birey ruhsal ya da zihinsel engelli olsa bile ülkemizde de kanun ile onaylanan "Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme"ye göre ayrımcılık yapılamayacağı gibi özel hayatlarına keyfi veya hukuka aykırı şekilde müdahale edilemez, şeref ve haysiyetlerine yönelik hukuka aykırı uygulamalarda bulunulamaz. Devlet engellilerin kişisel, sağlık ve rehabilitasyon bilgilerinin gizliliğini diğer bireyler ile eşit koşullar altında korur.

Ruhsal hastalıkları olan ya da zihinsel engelli bireylerin sadece çok az bir bölümünde yasal temsilci atanarak kısıtlanma söz konusudur. Bununla ilgili yasal ve tıbbi süreçler tanımlı olmasına rağmen gündelik seçim ve siyasi çekişmelerle hastalarımızın  bilgilerinin ifşasını ve damgalama girişimlerini kınıyoruz. Sorununa çare bulmak için yardım arayışında olan bir kişinin verilerinin kendi aleyhinde kullanılması kabul edilemez. Acilen hastane verilerinin kullanılmasında somut olarak aracılık eden devlet memurları hakkında işlem yapılmalı ve Sağlık Bakanlığı hastanelere müracaat eden kişilerin verilerinin güvenliği hakkında bir açıklama yapmalıdır".
02 Haziran 2019 05:01
DİĞER HABERLER