Zaman Yazarları davasında karar çıktı....

Yazdıkları yazılar ve twitlerden dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 15 yıl hapse kadar cezalandırılması istenen kapatılan Zaman Gazetesi’nin 11 eski yazar ve editörünün yargılandığı karar duruşmasının son oturumu tamamlandı.

27 Temmuz 2016’da Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Zaman Gazetesi’nin yazar ve yöneticilerinin yargılandığı davada karar açıklandı. Davada 4’ü tutuklu 11 sanık yargılanıyordu.

Bugün Çağlayan Adliyesi’nde yapılan karar duruşmasında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Mümtazer Türköne’yi 10 yıl 6 ay ve Mustafa Ünal’ı 10 yıl 6 ay, İbrahim Karayeğen’yi 9 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme Ünal ve Türköne’nin tutukluluğunun devamına hükmederken, Karayeğen’i tahliye etti. 

Yazarlar Ali Bulaç 8 yıl 9 ay, Şahin Alpay 8 yıl 9 ay ve Ahmet Turan Alkan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Alkan hakkında tahliye kararı verildi. 

Bulaç ve Alpay’ı daha önce tahliye eden mahkeme temyiz safahatında iki yazarın tutuklanmaları yönünde bir karar vermedi. 

4 KİŞİ BERAAT ETTİ
Lalezar Sarıibrahimoğlu, Orhan Kemal Cengiz, İhsan Dağı ve Mehmet Özdemir beraat etti. Davada yargılanan tüm gazeteciler “anayasal düzeni devirmeye teşebbüs” suçlamasından beraat etti.

Zaman Gazetesi yazarları davasının karar duruşmasını Avrupa Birliği (AB) Delegasyonu, Almanya Konsolosluğu, RSF, Article 19, HRW temsilcileri de takip etti.

YAZAR VE EDİTÖRLERİN SON SÖZLERİ
Zaman davasında gazeteciler esasa dair son sözlerini söyledi. Gazetenin yazaralarından Şahin Alpay, “Bugüne kadarki savunmalarımın arkasındayım. 35 yıllık gazetecilik hayatıma bütün kamuoyu tanık. Benim herhangi bir terör örgütüne üye olmam mümkün değildir. Bu yüzden beraatime karar vereceğinize inanıyorum.” dedi.

Mümtazer Türköne ise esasa ilişkin son sözlerinde, “Örgüt üyeliği ithamıyla yargılandım. 17-18 kitap yazmış bir adam bunu ancak özgür bir kafayla yapabilir. 38 yıl boyunca anayasal düzeni anlatmış bir akademisyen olarak, böyle bir suçlamayla karşılaşmamak için siyasi hayatıma son veriyorum. Artık roman yazıyorum. Beraatimi ve tahliye talep ediyorum.” ifadesini kullandı.

ALKAN’IN AVUKATI ZORBA: HÜSNÜ KURUNTULAR İDDİANAMEYE DÖNÜŞTÜ
Duruşma Ahmet Turan Alkan’ın avukatı Faruk Zorba esas hakkında savunmasıyla başladı.

Avukat Zorba, “Bu davada iddia makamının hüsnü kuruntuları iddianameye dönüşmüştür.” dedi.

Avukat Zorba, Yargıtay kararlarınca ortaya konan “örgüt üyeliği” suçunun kriterlerini açıklayarak, “İddianamedeki tek doğru tespit müvekkilin Zaman Gazetesi’nde yazı yazması. Yazı yazmak örgüt üyeliği suçunu oluşturmaz.” diye konuştu.

Avukat Zorba dosyada tanık olmasına rağmen Hüseyin Gülerce’nin mahkemede dinlenmediğini belirtti.

“DEVLETİN KENDİ TEDBİRSİZLİĞİNDEN DOLAYI VATANDAŞ SORUMLU TUTULAMAZ”

Zorba, “60 yıllık bu örgüt ne zaman TCK kapsamında bir terör örgütü olarak ilan edilmiştir? Bu soruya cevap verilmedikçe bu davalar şüphe ve kuruntulara dayanan siyasi davalar olmaktan kurtulamaz.” diye kaydetti.

Avukat Zorba, “Cumhuriyet savcılarının suç örgütü olarak görüp dava açmadığı bir örgütü vatandaşların suç örgütü olarak görmelerini beklemek hukuki olmaz. Devlet kendi tedbirsizliklerinden dolayı vatandaşı sorumlu tutamaz.” ifadesini kullandı. 

Ali Bulaç’ın avukatı Mehmet Ali Devecioğlu, Bulaç’ın Anayasa Mahkemesi (AYM) müracaatında Bank Asya hesabıyla ilgili ek bilgi istenmesi sebebiyle ek savunma yaptı.

“HUKUK HEPİMİZİN SIĞINACAĞI SON LİMANDIR”
Zaman gazetesinin eski gece editörü İbrahim Karayeğen: “Son sözlerimi lanetli bir hukuk hayaletine dönüşen ByLock konusunda ayırmak istiyorum. Ben de bu hayaletin kurbanlarından biriyim. 

CGNAT kayıtlarına dayanan belirsiz bir suçlamayla karşı karşıyayım.Bana ve arkadaşlarıma terörist ve darbeci etiketi yapışmaz. Hukuk hepimizin sığınacağı son limandır.”

Zaman Ankara Temsilcisi Mustafa Ünal: “İlk kez yargılanıyorum. Hakkımdaki iddialar ağır ama deliller zayıf, hatta hiç yok. Sadece yazı başlıklarıyla yargılanmış bir gazeteciyim. Sayenizde tam 2 yılı cezaevinde geçirdim. Tarih size yeni bir fırsat sunuyor, yeni bir sayfa açmak sizin elinizde. Savunmamda söylediklerimi unutmamış olduğunuzu umuyorum. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum.”

AHMET TURAN ALKAN: AYM VE AİHM TUTUKLULUĞUMUZU GEREKSİZ BULDU
Zaman yazarı Ahmet Turan Alkan: “AYM ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tutukluluğumuzun gereksizliğini vurguladı. Bu ülkenin en büyük hazinesi yargının bağımsızlığı ve kalitesidir.

Tutukluluğumun ilk gününden itibaren desteklerini esirgemeyen yazarların güvenleri bana güç verdi. Onlara teşekkür borçluyum. Aileme, avukatlara, uzaktan beni görmeye gelen akrabalarıma teşekkür ederim.”

Avukat Orhan Kemal Cengiz: “Söyleyeceklerimi savunmamda belirttim. Beraatimi talep ediyorum.”

“22 AYLIK TUTUKLULUK 67 YILIN KEFALETİ”
Zaman yazarı Ali Bulaç: “Savunmamı tekrar ediyorum. Gülen grubuyla sadece gazeteci olarak ilişkim oldu. 22 aylık tutukluluğu 67 yıllık hayatımın kefaleti sayıyorum.”

Zaman Gazetesi Sorumlu Yazıişleri Müdürü Mehmet Özdemir: “İddianamede benimle ilgili hiçbir delil yok. Beraatimi ve adli kontrolün kaldırılmasını istiyorum.”

“BAŞARISIZ DARBE GİRİŞİMİ OLUYOR, BEN SUÇLANIYORUM”
Zaman yazarı Lale Sarıibrahimoğlu: “38 yıldır yazan bir gazeteciyim. Demokratik hukuk devleti yanlısıyım, askeri vesayete karşıyım. Bu sebeple TSK tarafından andıçlandım. Bir başarısız darbe girişimi oluyor, sorumlu makamlar önleyemiyor ve ben suçlanıyorum.

38 yıllık bir gazeteci olarak bu fiille suçlandığım için utanç duyuyorum. İddianame ve mütalaa yazmanın sadece “iddia” ortaya atmak olarak anlaşıldığını görüyorum. Bundan dolayı üzüntü duyuyorum. Hiçbir suç unsuru içermeyen yazılarımdan dolayı yargılanıyorum. Beraatimi talep ediyorum.”

Zaman yazarı Nuriye Akman: “Kendimi savunmalarımda yeterince ifade ettiğimi düşünüyorum. Beraatimi ve adli kontrolün kaldırılmasını talep ediyorum.”

Zaman yazarı İhsan Dağı0 “Beraatimi talep ediyorum.”

06 Temmuz 2018 16:59
DİĞER HABERLER