Zirve'deki karanlık bağlantıları deşifre eden isimden çarpıcı açıklama

Zirve'deki karanlık bağlantıları deşifre eden isimden çarpıcı açıklama
Tanık olarak verdiği ifadeyle Zirve katliamının arkasındaki karanlık bağlantıları deşifre eden İlker Çınar, ifadelerini değiştirmesi için tehdit edildiğini söyledi.

Malatya Zirve Yayınevi’nde işlenen cinayetlerin hem tanığı hem de sanığı olan İlker Çınar’ın, mahkemeye verdiği 2 yeni ifade ortaya çıktı. Katliamın arkasındaki karanlık yapının deşifre edilmesinde beyanları ile büyük katkıda bulunan Çınar, ifadelerini değiştirmesi için tehdit aldığını açıkladı. Bazı akrabalarının bu amaçla kendisine karşı kullanıldığını vurgulayan Çınar, “Bu süreçte tanıklıktan vazgeçmem, ifademi geri almam, bütün ifadelerimi baskı ve tehditle verdiğimi ifade etmem istendi.” dedi. Bu açıklamalar akıllara hükümet medyası ve Perinçek’in gazetesindeki Çınar haberlerini getirdi. Akşam Gazetesi, Çınar’ın “Paralel yapı beni kullandı. Paralel kumpasın bir parçası oldum.” şeklinde beyanda bulunduğunu iddia etmişti. Aydınlık Gazetesi de, Zirve’nin tutuklu sanığı Haydar Yeşil’in kendilerine gönderdiği mektuba dayanarak Çınar’ın ağzından gazeteci Adem Yavuz Arslan’ı hedef almıştı.

HURŞİT TOLON'U İŞARET ETMİŞTİ
İlker Çınar, savcı Zekeriya Öz’e 2010 yılında Deniz Uygar kod ismiyle gizli tanık sıfatıyla ifade vermişti. Malatya’da 2007 yılında 1’i Alman uyruklu 3 kişinin boğazları kesilerek öldürülmesine ilişkin çarpıcı ifşaatlarda bulunan Çınar’ın ifadelerinin ardından gerçek kimliği deşifre edilmişti. Çınar, daha sonra da Malatya Başsavcılığı’na Zirve cinayetlerinin arkasında Ergenekon’un Malatya hücresinin olduğunu açıklamıştı. Cinayetlerin Ergenekon’un silahlı yapılanması olan Türkiye Ulusal Stratejiler ve Harekât Dairesi (TUSHAD) tarafından planlandığını söylemişti. TUSHAD’ın başındaki isim olarak emekli Org. Hurşit Tolon’u işaret etmişti. Malatya İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Ülger, Binbaşı Haydar Yeşil ve emirlerinde görev yapan bazı asker ve sivillerin isimlerini vermişti. Daha sonra bu kişiler tutuklanmıştı. İlker Çınar, Zirve sanıkları ve Doğu Perinçek grubuna ait medyanın hedefindeki isimdi. Son günlerde hükümet medyası da Çınar’a ilişkin manipülatif haberler yapmaya başladı. Ankara Başsavcılığı tarafından 30 ile gönderilen skandal talimatta ise  Zirve cinayetleri gibi menfur saldırılar ile Hizmet Hareketi arasında bağ kurulması istenmişti.

'ASLA PİŞMAN DEĞİLİM'
 İlki 12 Şubat, ikincisi 10 Mart 2014 tarihli olan ifadelerde İlker Çınar, sonradan çıkan tüm delillerin kendisini doğrulamış olmasına dikkat çekti. Çınar, uzman çavuş iken görev icabı 1993’te Hıristiyan olduğunu ve kiliseye sızdığını açıklamıştı. Burada aldığı dini eğitimden sonra papaz olarak çalıştığını, bu süreçte maaşını jandarmadan elden imza karşılığında aldığını anlatmıştı. Bu açıklamalar Malatya İl Jandarma Komutanı Mehmet Ülger ve diğer sanıklar tarafından yalanlanmıştı. Ancak aramalarda Çınar’ın jandarmadan maaş aldığına dair belgeler ele geçirilmişti. Çınar, ifadesinde Malatya İl Jandarma Komutanlığı’nda yapılan ve misyonerlere karşı faaliyetlerin planlandığı toplantılardan bahsetmişti. Bu eylemlerin de Hizmet Hareketi’ne ve AKP’ye yıkılmak üzere kurgulandığına dikkat çekmişti. Binbaşı Haydar Yeşil’in kayınbiraderi tarafından adli makamlara teslim edilen bir hard diskte Çınar’ın iddia ettiği bu toplantıların ses kayıtları çıkmıştı. Bunun üzerine aralarında Hurşit Tolon’un da olduğu 4 kişi daha tutuklanmıştı. Çınar, son ifadesinde bu, “Bu hard disk, önceki ifadelerimde ne dediysem neredeyse birer birer doğruladı. Asla, ne yargının ne polisin ne cemaatin ne de misyonerlerin yönlendirdiği biri değilim. Her şeyi göze alarak bağımsız yargıya gittiğim için asla pişman değilim.” dedi.

Zaman

02 Eylül 2014 12:10
DİĞER HABERLER