2024 seçimleri ekseninde Ukrayna-Rusya savaşında müzakere ihtimali

Samanyoluhaber.com yazarı, Rusya Uzmanı Arif Asalıoğlu'nun yazısı
ARİF ASALIOĞLU

Brezilya Devlet Başkanı, BM Genel Kurulu'nda Ukrayna ve Rusya'yı müzakere masasına getirmek stediğini söyledi. Brezilya'nın ve Afrikalı liderlerin barışı sağlama girişimlerini zaten biliyoruz. ABD seçimleri yaklaştıkça, Washington’un Ukrayna’dan sonuç alma ve reform beklentileri de artıyor. Rusya'nın Ukrayna'ya savaş açtığının açıkça ifade edilmediği G20 zirvesi tebliğini bu açıdan hatırlatmak isterim. Yani  savaşın müzakere yoluyla durdurulması gerektiği tezleri giderek daha fazla duyuluyor.

Bütün bunların farkında olan Ukrayna ise zor bir sürece girdiğinin farkında. Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba, Kiev’i müzakere masasına getirmeye çalışacakları için sonbaharın diplomatik açıdan yoğun olacağını söyledi. Bu gelişmelerin bir sebebi 2024'ün Hindistan'dan ABD'ye kadar tüm dünyada seçim yılı olması. Savaşın seyrine direk etkisi olan ABD, İngiltere, Hindistan, Türkiye, Ukrayna, Rusya ve AB’nin çok sayıda lideri stratejik olarak bu seçim dönemini başarılı ve risklere girmeden atlatmak istiyor.

Bu açıdan 2024 yılı ABD'nin başkanlık seçimlerine odaklanmamız gerekiyor. Çünkü Kiev yönetimine en büyük destek Washington tarafından geliyor. Amerika Birleşik Devletleri seçim kampanyaları başladı ve bundan sonra her ay ivmesi artarak devam edecek. CNN'in sokağın nabzı türünden bir araştırmasında son altı ay içinde ABD'nin Ukrayna'ya daha fazla yardım etmesi gerektiğine inanan seçmenlerin sayısı yüzde 62'den 48'e düştü. Tartışmaların ilk turunda Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında oldukça kutuplaşmış görüşler var. Yani Amerikalıların destek konusunda eğilimleri endişeli yansıyor.

Ukrayna seçimleri Kiev üzerinde bir baskı unsuru

Zelensky'nin BM Genel Kurulu zamanında Washington ziyareti sadece bazı konularda isteklerini pekiştirmekten ibaret kaldı. Fakat görüşmeler sırasında Blinken'in söylediği iki husus önemliydi: Moskova ile müzakereler  başlamalı ve ülkede her şeye rağmen seçimler yapılmalı. Yani seçim konusu Ukrayna üzerinde bir baskı aracı olarak gözüküyor. Eğer Beyaz Saray, savaşı sonlandırmak için değil, sürdürmek ve Rusya'ya karşı gücü artırmak için bir yaklaşım sergileseydi seçim gündemde olmazdı. Ukrayna Pentegon’un silahlarına o kadar bağımlı ki, onların planlarına ve kaprislerine uymak zorunda kalıyor.
Ayrıca Beyaz Saray, Ukrayna'ya daha fazla askeri desteği bütçeden alabilmek için yapılması gereken reformların bir listesini de hazırladı. Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Mike, Pyle Kiev'e bir mektup gönderdi. Mike Pyle'ın, AB, G7 ülkeleri ve finans kuruluşlarından ortakları bir araya getiren Kurumlararası Donör Koordinasyon Platformu'na yolladığı mektupta yolsuzlukla mücadele ve sağlanan kaynakların harcamalarına ilişkin sıkı denetim talebi bulunuyor. 

18 ay içinde yapılması istenen ve çok fazla konuyu ilgilendiren reformlar, kolluk kuvvetlerinin, devlete ait işletmelerin denetim kurullarının, yolsuzlukla mücadele ve yargı makamlarının, Başsavcılığın, gümrük, sınır ve diğer hizmetlerin çalışmalarını ilgilendiriyor. Kiev'in özellikle gaz ve elektrik fiyatlarını liberalleştirmesi gerekiyor, bu da "şirketlerin ve operatörlerin mali istikrarını" sağlayacak. Ayrıca Ukrenergo ve Naftogaz şirketlerinin denetim kurullarının genişletilmesi, devleti ilgilendiren Ukrayna Savunma Sanayii kapsamında yeni bir konsey oluşturulması ve hükümetin silah alımlarının NATO standartlarına uygun hale getirilmesi de öneriliyor. Washington'da Temsilciler Meclisi'ndeki muhafazakarlar, Ukrayna'ya yardımdan feragat edilmesi de dahil olmak üzere taleplerinin karşılanmaması halinde bütçe üzerinde anlaşmaya varmamaya ve ABD hükümetini kapatma tehdidinde bulunmuşlardı. 

Ukrayna’ya yardım konusunda farklı yaklaşımlar var
 
ABD Dışişleri Bakanlığı ile ülkenin Savunma Bakanlığı arasında Ukrayna'ya silah tedariği konusunda farklı yaklaşımların olduğu bir gerçek. Amerikan dış politika departmanı teslimatların hızlandırılması ve yoğunlaştırılması gerektiğine inanıyor, ancak Pentagon "daha temkinli bir tutum" alıyor. Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'yı askeri ve diplomatik alanda aktif olarak desteklemeye başlayan ABD'nin belirli yükümlülükler üstlendiğine ve bunlara uyması gerektiğine inanıyor. Ancak Washington'un Moskova ile doğrudan bir askeri çatışmaya girmemesi için, Ukrayna'ya yapılan her Amerikan askeri yardım paketini "son derece dikkatli bir şekilde", "çatışmanın genişlememesi" bakış açısıyla değerlendiriyor ve periyodik olarak belirli silah türlerinin tedarik planından çıkarılmasını öneriyor. 

Daha önce ABD Senatosu, Ukrayna'ya yardım için sağlanan fon miktarının Beyaz Saray'ın talep ettiği 24 milyar yerine 6 milyar dolara indirilmesini önermişti. Ayrıca Ukrayna için tahsis edilen mevcut yardımlar dün itibarıyla (1 Ekim) sona erdi. CNN’e konuşan ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, ABD Kongresi’nin Ukrayna'ya 24 milyar dolarlık ek askeri yardım tahsisini yakında onaylamaması halinde, Ukrayna ordusu için sağlanan finansmanın 1 Ekim'e kadar ancak yeteceğini söylemişti. Kirby'e göre sorun, Kongre'nin ülkenin 2024 bütçesini  onaylamamış olması. Bütçenin kabul edilmemesi halinde Ukrayna'ya silah sevkiyatının durdurulması gündeme gelecek. Tartışmalar sonrası kabul gören bütçede Ukrayna’ya yardım şimdilik yer almadı. Temsilciler Meclisi'nin aksine Demokrat çoğunluğa sahip olan Senato, Ukrayna'ya 6,15 milyar dolar yardım içeren bir hükümet finansmanı kararı düşünüyor. 

Ayrıca John Kirby, Washington'un Ukrayna'ya ATACMS balistik füzelerinin tedariki konusunda henüz nihai bir karar vermediğini söyledi. Daha önce 29 Ağustos itibarıyla Pentagon'un Ukrayna'ya askeri yardım için 6 milyar dolardan az parasının kaldığı bildirilmişti. ABD, çatışmaların başlangıcından bu yana Kiev'e 52 milyar dolardan fazla yardımda bulundu. Batılı devletlerin müttefikleriyle birlikte bir buçuk yılda Ukrayna’ya yaptığı maddi yardımın miktarı 140 milyar doları geçtiği iddia ediliyor. 

Sonuç olarak bütün bu gelişmeler Kiev için alan daralması manasına geliyor. Amerikan iç politikasının kendi öncelikleri var. Bu nedenle Ukrayna'nın kendileri için önem sırası değişme ihtimali yüksek. Almanya ve Fransa gibi AB’nin lokomotifi ülkeler bir şekilde müzakerelerin başlatılmasını istiyorlar. 2024 yılında çok yerde yapılacak seçimler bu beklentiyi artıracaktır. Önemli olan soru ise müzakerelerin tarafları hangi şartlarda bir araya getirecek olması. Ne Moskova ne de Kiev iki yıla yaklaşan savaşta durdukları pozisyondan bir adım geri atmış değiller.

02 Ekim 2023 11:34
DİĞER HABERLER