Ankara'da NATO Zirvesi için hangi hazırlıklar yapıldı, halk ne diyor?

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Pazartesi, Temmuz 6 2026
Paylaş
X Post
Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 36. NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, başkent adeta olağanüstü hal (OHAL) koşullarına büründü. Altyapı yatırımları ve şatafatlı protokol hazırlıkları bir kesim tarafından "güç gösterisi" olarak memnuniyetle karşılanırken; yolların kapatılması, esnafın "kafese" alınması ve binaların önüne çekilen paneller kamusal alanda ciddi bir hak ihlali ve ekonomik mağduriyet tartışması başlattı.
Ankara'da NATO Zirvesi için hangi hazırlıklar yapıldı, halk ne diyor?

BBC Türkçe, başkentin kalbi Kuğulu Park’tan Esenboğa protokol yoluna, Ulus’tan Atatürk Orman Çiftliği’ne kadar kentin dört bir yanında yürütülen saha çalışması, 7-8 Temmuz’daki 36. NATO Zirvesi öncesinde Ankara’nın eşine az rastlanır bir dönüşümden ve güvenlik ablukasından geçtiğini ortaya koydu.

7-8 Temmuz tarihlerinde dünya liderlerini ağırlamaya hazırlanan Ankara, haftalar süren hummalı çalışmaların ardından adeta çehre değiştirdi. Güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı kentte, lojistik hazırlıklar ve altyapı yatırımları memnuniyet yaratsa da, kapatılan yollar, esnafın önüne çekilen paneller ve anayasal haklara getirilen kısıtlamalar başkentlileri ikiye böldü.

Güvenlik Önlemleri ve Günlük Yaşam Savaşımı

Ankara Emniyet Müdürlüğü, zirve boyunca 56 bin güvenlik personelinin görev yapacağını açıklarken, kent içi ulaşımda yaşanacak aksamalar şimdiden ciddi bir tartışma konusu haline geldi. BBC Türkçe’nin sahada görüştüğü vatandaşların konuya yaklaşımı, güvenlik ihtiyacı ile günlük yaşam özgürlüğü arasındaki çelişkiyi ve yaşanan mağduriyeti gözler önüne seriyor:

"Daha Güvendeyiz": Kuğulu Park önündeki polis çevirmesinde aracında arama yapılan Eren Karabay, uygulamadan memnun: "Bu önlemlerin olumlu olduğunu düşünüyorum çünkü tedbirler alındığı için daha güvendeyiz."

"İşimizden Engel Olacaksa Doğru Değil": İsmini paylaşmak istemeyen bir Ankaralı, alınan ablukaya sert tepki göstererek günlük hayatın felç edilmesini şu sözlerle eleştiriyor: "Adam hastaneye gidemeyecek, bir yere gidemeyecek, hiçbir iş yapamayacak. Bir Müslüman olarak utanıyorum." Benzer şekilde emekli Cemal Dal da, "Birileri geliyor diye işimden, ulaşımımdan engel olacaksa bu doğru değil" diyerek tepkisini dile getiriyor.

"Şehir Fiili Bir OHAL'e Sürükleniyor": Bilkent Üniversitesi öğrencisi Hejan Eraslan ise uygulamalara karşı çıkarak, "Yolların kapatılması, şehrin fiili bir OHAL'e sürüklenmesi hem şehre hem de şehirde yaşayan herkese oldukça zarar verecek" ifadelerini kullanıyor.

Ekonomik Kaygı: Geçim derdindeki taksi şoförü Hakan Özerbil ise üç gün çalışmamasının imkansız olduğunu belirterek, "Gelmeyin, kapatıyoruz, çalışmayın diyorlar. Ama herkesin borcu var" diyerek sitem ediyor.

Esnaf "Kafese" Alındı: Valilikten "Tazminat Yok" Açıklaması

Zirvenin en çok tartışılan uygulamalarından biri, Esenboğa Havalimanı’nı şehre bağlayan "Protokol Yolu" (Turgut Özal Bulvarı) kenarlarının dev panellerle kapatılması oldu. Kamuoyunda, gecekonduların ve estetik olmayan binaların "liderlerin göz zevki için" gizlendiği iddiaları yayılınca Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bir açıklama yaparak uygulamanın "uluslararası standartlardaki güvenlik ve lojistik tedbirleri" kapsamında olduğunu savundu.

Ancak bölge esnafı, bir aydır kaldırılamayan bu paneller yüzünden iflasın eşiğine geldiklerini belirtiyor:

Esnaf Ümit Bodur: "Bizim ödememiz var, kiramız, personelimiz var. Beş altı gün olsa sorun değil ama bir ay oldu. Nasıl çıkacağız bu işin içinden bilmiyoruz."

Kasap Mahmut Keser: "Kafese kapatılmış bir iş yeri olarak kaldık. Burada iş yapamıyoruz. Yayalara da çok büyük bir risk var, kazaya uğramaları işten bile değil."

Hollanda'da 2025'te düzenlenen NATO Zirvesi'nde benzer mağduriyetleri yaşayan esnafın zararları karşılanırken, Ankara Valiliği, iş yerlerine herhangi bir tazminat ödenmeyeceğini kesin bir dille açıkladı.

Asfalt "Kaymak Gibi" Ama Yatırımın Amacı Sorgulanıyor

Zirve vesilesiyle Çankaya’daki oteller bölgesinde yürütülen hummalı asfaltlama çalışmaları ise trajikomik bir durumu ortaya çıkardı. Taksici Hakan Özerbil, daha önce yolların bozukluğundan dolayı araçlarına takım dayandıramadıklarını söyleyerek, "İyi ki NATO geliyor. Her yer asfalt oldu, kaymak gibi... Ama illa NATO olması şart değil yani" diyerek hizmetlerin sadece yabancı liderler için hızlandırılmasını eleştirdi.

Gelen yoğun tepkiler üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise eleştirilerin yol gösterici olduğunu belirterek, hizmetlerin daha dikkatli ve etkin yürütülmesi için ekiplere talimat verdiğini açıkladı.

Havaalanı İsrafı ve İstihbari Tutuklamalar

Zirveye yönelik bir diğer büyük eleştiri odağı ise Etimesgut sınırlarında yenilenen ve 15 Haziran’da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açılan Ankara Havalimanı oldu. Başta ABD Başkanı Donald Trump’ın uçağı Air Force 1 olmak üzere sadece ülke liderlerine hizmet verecek olan bu havalimanı, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi ve muhalefet tarafından "kamu kaynaklarının israfı" gerekçesiyle sert şekilde eleştirildi.

Öte yandan, zirve öncesi güvenlik güçlerince düzenlenen operasyonlarda yüzlerce kişinin tutuklanması ve bu tutuklamaların bazılarında somut delil yerine yalnızca "istihbari bilgilerin" gerekçe gösterilmesi, hukuk çevrelerinde fiili bir hak gaspı olarak yorumlanıyor. Kentte 28 Haziran’dan 10 Temmuz’a kadar her türlü eylem, bildiri dağıtımı ve pankart asmanın yasaklanmasıyla birlikte Ankara, iki günlük zirve uğruna demokratik hakların askıya alındığı bir süreçten geçiyor.