Aritmi var mı?

Okuma Süresi 6 dkYayınlanma Pazartesi, Temmuz 6 2026
Paylaş
X Post
Aritmi var mı?

Avrupa’daki işadamları derneklerimizi çatı kuruluşu olan UNITE’dir…  Başkanı Dr. Adem Kumcu telefonla arayıp dedi ki: “Avrupa Birliğinin bir  toplantısına katılmıştım. Göçmen karşıtı bir kişi de bu toplantıda vardı. Yanıma geldi ve bana ‘Adem Bey biz size karşı değiliz. Sizin arkadaşlarınızı takdir ediyoruz. Keşke bütün göçmenler sizler gibi olsa…’ dedi. Bu konuşmayı duyan bu toplantının organizatörü ona dedi ki: ‘Biz Adem Bey ve arkadaşlarını otuz senedir, takip ediyoruz. Bu zaman içinde onların yanlış bir tutumlarını görmedik. Onlara güveniyoruz.’ dedi. Ben de toplantıdan hemen sonra size takdim etmek istedim” dedi.

Ben de ona dedim ki:  “Otuz sene önce M. Fethullah  Gülen  Hocaefendi bize demişti ki,  ‘Sizi 30 sene  izleyecekler. Nabzınızı tutacaklar. Acaba  aritmi var mı? Yanlış atıyor mu? Diye durmadan kontrol edecekler ve 30 sene sonra  sizlere güvenecekler!..’  İşte bu tahakkuk etti. İsterseniz buna Hocaefendinin bir kerameti diyebiliriz.”

Gerçekten elhamdülillah arkadaşlarımız bu testlerden geçip Hizmetin itibarını korudular…

“Ayrıca Hizmet mensuplarının buralarda ümit verici başarı hikayelerini de yeni Avrupalılar olarak dosyalamamızı da istiyorlar” diyen Dr. Adem Kumcu Bey, başarılı ümit verici gelişme ve gerçeklerin ufuk açıcı olacağını, bilhassa geleceğe dair ticari üretimle ilgili olanların çok önemli olduğunu ifade etti.

Bu hususta Hocaefendinin Yusuf  Suresi ile ilgili tefsirinde çok güzel bölümler var…

** * *

Denilir ki,  “İmkânsız, aynı zamanda henüz gerçekleştirilmemiş bir imkandır.”

Allah’ın izniyle herşeyin üstesinden gelinebilir. Bu açıdan,  imkansız diye bir şey yok, denilebilir. Yani sadece zor şeyler vardır. Ama büyük hedefleri, küçük küçük hedeflere bölüp, önce o küçük hedefler gerçekleştirile gerçekleştirile, en büyük hedeflere yürüyüp kemâl noktaya ulaşmak gerekir.

Bu hususta Merhum Mehmet Ali Şengül Hocamız hatıralarında şöyle der:  “Hâfız olabilmek için Denizli Kur’an Kursuna gittim. Hafızlık yapan talebelerin yanına gittim. Baktım koskocaman Kur’an-ı Kerim’i ezberlemeye çalışıyorlar. Ben bu koskocaman kitabı nasıl kafama yerleştireceğim diye ağlamaya başladım.  Tabii daha çocuğum… Hâfızlık çalışan talebeler gidip Hocamız Mehmet Aydınoğlu’na söylemişler. O da yanıma geldi. Bana niçin ağladığımı sordu. Ben de ‘Bu büyük  kitap benim kafama nasıl girecek?’ dedim.  Dedi ki: ‘Senin zannettiğin gibi zor değil. Mesela sen şimdi şu yarım sayfaya bir çalış… Sonra ezberleyince yanıma gel.’ dedi. Ben de bir kenara çekilip yarım saatte ezberleyip yanına gittim ve ezberden okudum. Bana ‘Gördün mü bak bir saat bile olmadan ezberlemişsin. Demek ki hiç de zor değilmiş. Korkma, işte böyle parça parça ezberleyerek, inşaallah bir gün hepsini hâfız olacaksın’ dedi. Allah râzı olsun onun bu tavsiye ve nasihatiyle hıfzımı hitama erdirdim.”

Bu anlatılanlar çok güzel bir örnek…