Artık arınamazlar!
Devlet ve hükümet içi yolsuzlukların peşine düşüp oradan gizemli muhalefet malzemesi devşirmek nedense hiç cazip görünmüyor. Hele mevcut hükümet ile yolsuzlukların meclis çatısı altında aklandığını gördükten sonra boş yere nefes tüketmeye gerek yok. Hatta bu konularda dini argümanları israf edip bilineni tekrar etmekte abes ile iştigal! Çünkü onlar da ağırlık ve yaptırım gücünü çoktan yitirdi. Acı ama, gerçek bu!
Yıllar önceydi, kabinedeki dört bakan suçüstü yakalandıkları rüşvet operasyonundan sonra elbirliği ile aklanınca, yolsuzlukların iktidar için kayıt dışı gelir kaynağı ya da yanlış ekonomik manevraların açığını kapatıp “Her şey yolunda merak etmeyin!” imajı vermek için kullanılması istisna değil norm haline geldi. Yıllarca süren “Çalıyorlar ama, çalışıyorlar!” şehir efsanesinin çöküşü de işte öyle oldu.
Şeffaf ve herkes tarafından görünür olması gereken hesap-kitap işleri kapalı kapılar ardında halledilince, iktidarın çeyrek yüzyıl içine yerleştirdiği kolay para kazanma ve iktidar destekli saadet zincirleri artık kimseyi şaşırtmıyor. Ekonomik kapasitesi belli Türkiye gibi ülkelerde yolsuzlukların oluşturduğu para trafiği değme ekonomistleri gözyaşları içinde bırakıyor.
Birkaç hafta önce mevcut iktidarın “Jet” zenginlerinden, aynı isim ile müsemma ve herkesin aşina olduğu biri son operasyonda yakalanınca şimdi hakkındaki kesinleşmiş cezaları çekmek üzere hapse atılmış. Talihsiz! Son çıktığı işte ay erken doğmuş desenize! Ama bu talihsizin şimdi hükümet mensubu eski dostları hakkında gazetecilerle paylaştığı şikayet ve yakınma ilginç; “Alın teri(!) ile kazandığım paradan istedikleri komisyonu vermediğimi için buradayım!”. Anlaşılan o ki, bir şekilde bu saadet zincirlerine omuz verenlerin pay ve yüzde talepleri çok yüksek. Öyle olmalı ki, bir kaç yıl önce yakalandıktan sonra hapiste öldürülen Kıbrıslı İşadamı da aynı dertten yakınıyordu; “Ya hu adamlar, kazancımın yüzde ellisini istiyorlar!”
Türkiye’nin son yıllarda uluslararası suç örgüt elemanları arasında güzellik ve beceri yarışması yapacak kadar popüler bir ülke haline gelmesi bilmem dikkatinize takıldı mı? İç piyasaya çok kolay dahil olan ve birçoğu kırmızı bültenle aranan örgüt liderleri Türkiye ofislerinden işlerini takip etmekte zorlanmıyorlar. Yerli işadamlarının(!) iç piyasa işleyişi konusundaki şikayetlerini onlar nasıl aşıyor, merak etmiyorum desem yalan olur.
Anamuhalefet partisi uzun bir süredir iktidar mensuplarının karıştığı akçeli işleri belgeleriyle ortaya koyma konusunda ciddi mesafe almıştı. Ülkenin adalet bakanı hakkındaki iddialar yenilir yutulur cinsten değildi. İktidar açısından bu tür yüz kızartıcı suçların işlenmesi değil de, duyulup ifşa edilmesi suç. Hükümet bu ağır iddialara cevap verme yerine, hazır erken seçim kulisleri de hareketlenmişken muhalefet partisini kapatıp seçime tek parti olarak girmeyi tercih etti. Otokratik idarelerin hukuk sistemini iktidar muhalifleri için Demokles Kılıcı olarak kullanma alışkanlığı bir kez daha bütün renkleri ile görülmüş oldu.
Ülkenin içine düştüğü ekonomik sıkıntıları, hukuki olmaktan çok siyasi yargı hükümleri ile ötelemeye çalışan iktidarın geçtiğimiz hafta muhalefet partisi için kaldırdığı tozun çok uzun süreli gündemde kalacağı kanaatinde değiliz. Seçmenin Bayram Arefesi'nde neşesini kaçıran bu oldu-bittinin yakın ya da uzak bir seçimde iktidara ağır bir fatura getireceği konusundaki kehanetimizi şuracığa iliştirelim.
Kurultay'ı bahane ederek muhalefet partisine uyguladıkları “Mutlak Butlan!” gizemi ile “Kurultay'a şaibe karıştı!” iddialarının debdebesine aldanmayın. “Mukayyed Butlan” da olsa aynı şey olacaktı. Daha ilk günden çıkacak kararı hazırlayan mahkeme, hiçbir şey bulamasa bile kurultayda dağıtılan bedava gazozları bahane edip “Mutlak Butlan”ın altını dolduracaktı. İlgili bakanın hakkındaki iddiaları unutturmak için fazla bir seçeneği yoktu değil mi?
Uzun süre iktidarda kalmış olmanın tüketen tahribatı ile sapır sapır dökülen iktidarı bundan sonra temizleyecek ne bir kurna ne göbek taşı ne de modern malikanelerinde buharında kayboldukları saunalar işe yarayacak. Neden mi? Bu kadar kirlendikten sonra hala temiz olduklarını zannediyorlar da ondan!
Yıllar önce söylenmiş, “Bin dereden su getirsem arınamazsın” şarkısının sözlerini biraz değiştirmekte ne mahsur var; “Bin kurultaya “Mutlak Butlan” da verseniz artık arınamazsınız!”
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ABDULLAH AYMAZ

CUMA KARAMAN

KADİR GÜRCAN

NUMAN YILMAZ YİĞİT













