Avukat Ömer Turanlı'dan çok çarpıcı örnek

Avukat Ömer Turanlı'dan çok çarpıcı örnek
Bir dizi senaryosundan içeride bulunan Hidayet Karaca ve polislerin davası Adliye Saray'ında devam ederken Avukat Ömer Turanlı'dan açıklama geldi.

Çağlayan Adliyesi dışında Samanyolu Haber ekranlarına röportaj veren Avukat Ömer Turanlı Tahşiye hakkında birbirinden çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Turanlı 'Tahşiye dosyasının hukuksuzluklarla dolu olduğunu ve bütün tutukluların eninde sonunda serbest kalacağını ancak ümitlerinin bugün herkesin evine dönmesi yolunda' olduğunu ifade etti.

İşte Turanlı'nın Hidayet Karaca, polisler ve Tahşiye Dosyası hakkında söyledikleri:


"İddianameyi hazırlayan savcı MİT'e yazı yazıyor. MİT de aynen emniyete o dönemde bildirdiği raporunu savcılığa da bildiriyor. Nedir bu Tahşiye? El-Kaide'ye güzellemeler yapan, El-Kaideyi cihad örgütü gören bir anlayış.

Tahşiye'de yargılanan herkes suçludur değildir biz bu iddiada da değiliz ama bütün iddialar bu. Ve bu insanlar bizzat söylüyor fiil ve eylemleriyle. Evinde bomba bulunmuş, evinde silah bulunmuş yani bir terör örgütünde olması gereken her şey var. Yüz sanık varsa hepsi suçludur demiyoruz ama örgütün yapısı bu ve suça karışan sanıklar var. Suça konu fiil ve eylemler var. Bizim iddiamız bu.

Ben size söyleyeyim bu dosya diğer dosyalar gibi açılacak ve yargılama olacak. Bakırköy adliyesinin beraat kararı vermesi işi temelinden çözmüyor. Biz delilleri nereye koyacağız? Oradaki söylemleri nereye koyacağız?

Aynı şekilde benim müvekkillerimin yargılandığı dosyada terör örgütü deniyor; var mı bir tane delil? Var mı bir tane fiil ve eylem? Yok! Diziden güya terör örgütü. Diziden terör örgütü mü olur? O zaman siz Kurtlar Vadisi'nin bütün kadrosunun tutuklayın!

Savunma olarak bütün bu iddiaların ne kadar boş ve hukuktan uzak  olduğunu bugün burada Çağlayan Adliyesi'nde bütün dünyanın gözü önünde göstereceğiz. Kim suçlu, kim masum, kim terör örgütü mensubu bunu bütün dünya görecek.

Biz baştan beri zaten bu soruşturmanın algı üzerine yürütüldüğünü söylüyoruz.

Gerçekten bu soruşturmayı yönetenler iddia edildiği gibi örgütün varlığın inansalar aslında o isimlerin de bu dosya kapsamına alınması lazım (Oğuz Kağan Köksal, Muammer Güler). Muammer Güler büyük bir heyecanla basının karşısına geçip açıklama yaptı. Ve devlet ricali o açıklamaları bütün dünyaya servis etti 'biz El-Kaide'ye operasyon yaptık, bakın biz böyleyiz' diye. Doğrusu da buydu zaten. Ne oldu şimdi o dönem operasyonel övünen devlet ricali niye şimdi bu iş tersine döndü?

Hadiseyi doğru okumak gerekiyor. Polisler 17-25 Aralık'ta yapmış olduğu hukuka uygun işler birilerinin zoruna gitti ve bu dosyalar ters çevrildi. Yani bu şahısların bu dosya da olmaması bile bu çalışmanın tamamen algı olduğunun en büyük delili aslında.

Tahşiye denen bu dosyaya Almanya'nın Başbakanı Merkel'i aldınız koydunuz diyelim ne diyecek millet? Herkes yadırgar ne alakası var der!  Bu dosya Merkel'e ne kadar uzaksa aynı şekilde basın mensuplarına da aynı şekilde uzak bir dosya. Sayın Fethullah Gülen'e de o kadar uzak bir dosya. Bu dosyanın polisler dışında hiç kimseyle alakası yok.

Eninde sonunda zaten serbest kalacaklar ama biz bu akşam bu davanın bitiminde herkesin tutuksuz yargılanmak üzere evlerine dönmesini ümit ediyoruz."

SAMANYOLUHABER.COM

22 Aralık 2015 12:59
DİĞER HABERLER