Cezaevinde uyuşturucu ağı büyüyor; ıslah değil, network merkezi

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı verilere göre cezaevlerinde uyuşturucu bağlantılı suçlardan 182 bin 693 hükümlü ve tutuklu bulunuyor. Bu kişilerin 82 bin 619’u uyuşturucu ticareti suçundan hükümlü, 28 bin 843’ü ise aynı suçtan tutuklu. Ağır ceza avukatı Elif Narin Dursun, cezaevlerinde rehabilitasyon eksikliğine dikkat çekerek, “Cezaevleri bir network aracına dönüşmüş durumda.” dedi. Dursun, uyuşturucu suçlarından cezaevine giren kişilerin içeride daha geniş suç çevreleriyle bağlantı kurabildiğini söyledi.
Cezaevlerinde uyuşturucu bağlantılı suçlardan bulunan hükümlü ve tutukluların sayısı 182 bin 693’e ulaştı. Cumhuriyet’ten Ece İçmez’in haberine göre, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı veriler, uyuşturucuyla mücadelede cezaevi, tedavi ve rehabilitasyon başlıklarında yeni bir tartışmayı gündeme getirdi. Verilere göre cezaevlerinde uyuşturucu ticareti suçundan 82 bin 619 hükümlü ve 28 bin 843 tutuklu bulunuyor.
Uyuşturucu kullanma suçundan cezaevinde bulunanların sayısı ise 67 bin 378 hükümlü ve 13 tutuklu olarak açıklandı. Diğer uyuşturucu suçlarından cezaevlerinde 3 bin 682 hükümlü ve 158 tutuklu yer alıyor. Böylece uyuşturucu bağlantılı suçlardan cezaevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklu sayısı toplamda 182 bin 693’e çıktı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin 1 Temmuz’da yaptığı açıklamayla 2026’nın “Organize Suç Örgütleri ve Uyuşturucuyla Mücadele Yılı” ilan edilmesinin ardından operasyonların hızlandığı belirtilirken, cezaevlerindeki yüksek uyuşturucu suçlusu nüfusu rehabilitasyon tartışmasını da beraberinde getirdi.
Haberde, yaklaşık 15 milyar liralık Bağımlılıkla Mücadele Programı bütçesinin 9,4 milyar lirasının Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ayrıldığı belirtildi. Buna karşılık altı ilde planlanan toplam 275 yataklık AMATEM-ÇEMATEM yatırımı için 2026’da 241 milyon 410 bin lira ödenek konulduğu aktarıldı.
Cezaevine girenler daha büyük suçlara bulaşıyor!
Ağır ceza avukatı Elif Narin Dursun, cezaevlerindeki rehabilitasyon eksikliğine dikkat çekti. Türkiye’nin farklı kentlerindeki cezaevlerinde bulunan müvekkilleri üzerinden infaz sistemini yakından takip ettiğini belirterek cezaevlerinin yeni suç bağlantılarının kurulabildiği alanlara dönüştüğünü söyledi. Dursun, “Cezaevleri bir network aracına dönüşmüş durumda. Çünkü ıslah etmekten çok uzağız.” dedi.
Uyuşturucu suçlarında cezaevinde kurulan ilişkilerin daha büyük risk taşıdığını belirten Dursun, bir müvekkilinin cezaevine girmeden önce uyuşturucuyu yalnızca bir yerden temin edebildiğini, tahliye olduktan sonra ise Ankara’da altı farklı lokasyonu öğrendiğini anlattı. Farklı bölgelerde uyuşturucu bağlantıları bulunan kişilerin cezaevinde bir araya gelebildiğini belirterek, “Biri Sincan’ı biliyor, diğeri Keçiören’i. İçeride tanışıyorlar ve ağlarını paylaşabiliyorlar. Kişi içeriye girdiğinde tek bir bağlantıyı biliyorken dışarı çıktığında daha geniş bir çevreye sahip olabiliyor.” ifadelerini kullandı.
Haberde, Türkiye’de cezaevinde kurulan uyuşturucu bağlantılarının tahliye sonrasındaki etkisini ortaya koyan kapsamlı ve kamuya açık resmi bir veri bulunmadığı da vurgulanıyor. Buna karşın uluslararası çalışmalarda cezaevlerinde uyuşturucu dağıtım ağlarının oluşabildiği, bazı kişilerin uyuşturucu kullanmaya ilk kez cezaevinde başladığı ya da içeride daha riskli kullanım biçimlerine yöneldiği belirtiliyor. Rehabilitasyon eksikliğinin bedelini toplumun ödediğini belirten Dursun, “İçeriye ıslah olması için bıraktığımız bir mahkûm dışarı çıktığında ıslah olmuş olmuyor, tam tersine daha çok şey öğrenmiş oluyor.” dedi.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN

ABDULLAH AYMAZ
ESRA BÜYÜKCOMBAK


