CHP’de PM tartışması yargıya taşınıyor

Okuma Süresi 6 dkYayınlanma Pazartesi, Haziran 22 2026
Paylaş
X Post
CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, CHP Parti Meclisinin istifalarla düştüğünün tespiti için mahkemeye (PM) başvuracaklarını dile getirdi.
CHP’de PM tartışması yargıya taşınıyor

CHP lideri Özgür Özel başkanlığında toplanan MYK devam ederken basın toplantısı düzenleyen CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, yarın 13.30’da haftalık grup toplantısının gerçekleştirileceğini belirtti. Emre “Dikkat ederseniz mutlak butlanla gelenler hiçbir yerde halkla buluşamıyor.” dedi.

Mutlak butlan kararıyla göreve gelenlerin PM toplantısı yapacaklarını ilan ettiklerini hatırlatan Emre, “Tüzüğe göre PM üye sayısı 40’ın altına indiğinde PM düşmüş sayılır. Şu an 30’un altına inmiş durumda. Noter marifetiyle biz bu istifaları verdik ve tebliğ ettik. Orada çıkıp şöyle akıl dışı, mantık dışı bir beyanda bulundular, ‘Biz istifaları BAM’a verecekmişiz.’ Sanki bizim partimiz BAM’mış gibi. Ve bu kapsamda da oranın düştüğünü mahkeme tarafından tespiti açısından bu hafta başvuru da yapacağız. Orada istifa eden 27 kişinin sözüm ona istifası kabul edilmiyor ancak ve ancak yarın yapılacak PM toplantısına da herhangi bir davet gelmiyor” ifadelerini kullandı.

“SEÇİLMİŞ KİMSELERİN SEÇENLERLE BULUŞMASI SUÇ MU?”

Toplantının ardından basının sorularını yanıtlayan Emre, “Kemal Kılıçdaroğlu bir açıklama yaptı. Bu açıklama Özgür Özel’in halk buluşmalarına yönelikti. Halk buluşmalarının toplumsal, kitlesel eylemleri tetikleyeceği ile ilgili bir söylemdi. Nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna şu yanıtı verdi: “Bu direkt anayasal bir hak, siyaset yapma hakkı, örgütlenme hakkı. Burada seçilmiş kimselerin kendini seçenlerle buluşmasında, sohbet etmesinde, miting yapmasında nerede bir suç unsuru var? Bu açıkçası bir süredir kalabalıklardan korkan iktidarın söylemleriyle örtüşen bir üslup.”

Emre, “Kemal Kılıçdaroğlu kurultay sürecinde para alışverişine adı karışan kişilerden arınmakta kararlı olduklarını söylerken bu kişiler hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı olmadığı ve masumiyet karinesi ilkesini gazeteciler hatırlatmıştı. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu’nun itirafçı beyanları var söylemi olmuştu. Bir de kurultay ceza davasında tanık sıfatıyla dinlenen ve para aldığını dağıttığını kabul eden Veysi Uyanık kendisine sorulduğunda itirafçı olup doğruları söylediği için ihraç etmeyeceklerini dile getirmişti. Bu ifadeler MYK’nın gündeminde miydi? Sizin buna değerlendirmeniz ne olur” sorusuna da şöyle yanıt verdi: “Bir defa masumiyet karinesi dünya ceza hukukuna yıllar evvel yerleşmiş bir kavramdır. Hiç kimse mahkemelerce kesin hüküm altına alınmadan suçlu addedilemez. Bizim geçmiş dönem kararlarımızda da parti kültürümüzde de gerek belediye başkanları, gerek milletvekilleri, gerek partinin herhangi bir il ilçe başkanı olsun hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmadan herhangi bir işlem yapılmamıştır. Çok istisnaidir. İtirafçı ifadelerini Silivri’de yaşanan yargılamaları takip edenler bilir, iftira edenlerin yüzde 80-90’ı çeşitli şekillerde geri döndü. Ve orada aslında açıklamada bence yeterince kamuoyunun tartışmadığı ve ıskaladığı önemli bir durum var. O arkadaşların disipline verildiği gün orada yapılan butlan yönetiminin sözcüsünün açıklamasında diyor ki ‘Bu arkadaşlar yakında yargılanacak. Yargılama sonucuna da bakacağız’ minvalinde bir açıklama yapıyor. Bakın bu arkadaşlar milletvekili. Bu arkadaşların dokunulmazlığı kalkmış değil. Böyle bir gündem gelmiş değil. Siz bunların dokunulmazlığının kaldırılacağını nereden biliyorsunuz? Kim size söyledi?”

YENİ PARTİ KURMA İDDİALARINA CEVAP

Emre, “Yeni parti ile ilgili ‘Yürüyüş’ adı altında bir parti kurulduğu veya kurulacağı iddia edildi. Buna dair bir açıklamanız olur mu” sorusuna da şu cevabı verdi:

“Bugüne kadar hiçbir şekilde hiçbir toplantımızda biz bunu konuşmadık. Şunu konuştuk yani parti ismi vesaire değil ama şunu konuştuk, yani biz her şeye rağmen hani hukukun geldiği bu nokta ve verilen hukuksuz kararlara rağmen gerek anayasadan kaynaklı gerek kanunlar gerek tüzüğümüz karşısında haklarımız var. Onları da sonuna kadar kullanalım. Sonucunu görelim. Şimdi biz bu tüm süreçleri işleteceğiz. Bu süreçlerde CHP eğer bu işgal durumu devam ederse tabii ki yani Genel Başkanımız onu bir felaket durumu olarak tarif etti. O zaman elbette farklı yollar, arayışlar elbette olacaktır. Ama bugün itibariyle biz bunları henüz konuşmadık. CHP’nin seçilmiş organlarıyız, haklıyız. Halkımız yanımızda, üyelerimiz yanımızda, delegeler yanımızda. Sadece arkanıza bir tane adliyeyi alıp da CHP gibi partiyi yönetebileceğini kimse düşünmesin. Buradan başarı gelmez.”