For the sake of Allah

Prof. Dr. Anwar Alam ile görüşme imkanımız oldu. O sohbette sorularımıza verdiği bazı cevaplar:

Fort the sake of Allah
ABDULLAH AYMAZ

Daha önce “Allah  Rızası,  Hizmet’in  Barışçıl  Bir Dünya Adına Kollektif  Hedefidir”  başlığı altında bir tanıtım yazısı yazmıştım. Şöyle başlıyordum yazıya:   

Bugüne kadar Hizmet Hareketi ve Hocaefendi ile ilgili birçok eser kaleme alındı ve Türkçeyle birlikte onlarca yabancı dilde yayımlandı. Bu eserlerin Hizmet’e tuttukları ayna elbette ki yazarlarının Hizmet’le aşinalıkları, yaptıkları saha çalışmalarının kapsamı ve süresi, vicdan, akıl ve dünya görüşlerinin Hizmet’in değerleriyle örtüştüğü veya  örtüşmediği oranda hakikati aksettirebildi veya  edemedi.

Bu zaviyeden bakıldığında, uluslararası ilişkiler profesörü Hintli yazar Anwar Alam’ın İngilizce yayımlanan son kitabı For the Sake of Allah Hizmet’e dair akademik araştırmalar içerisinde çok muteber bir yeri hak ediyor. 

Kitap, sosyal bilimcilerin daha çok aşina olduğu bir dille yazılmış olmakla birlikte, Hizmet’i tanımak ve başkalarına anlatmak isteyenler için önemli bir başucu eser. 

Bu kitabı diğerlerinden ayıran önemli bir hususiyeti Anwar Alam’in 2010 yılında Türkiye’ye gelip yerleşmesi ve 15 Temmuz’a kadar yaklaşık altı yılını bu projeye ayırması. 

Yazar, bu süre zarfında Fatih Üniversitesi ve Zirve Üniversitesi gibi kurumlarda çalıştı ve bu Hareket’e gönül vermiş insanlarla aynı ortamları paylaştı, aynı havayı soludu. 

Ayrıca, yazarın Türkiye’de yaşadığı yıllar, ülkenin olumlu-olumsuz çok hızlı dönüşümlere sahne olduğu, demokraside, hukukta ve ekonomide korkunç iniş-çıkışlar yaşadığı, uluslararası itibarının zirveye çıkıp dibe indiği, belki 1970-1980’lerden beri görülmemiş ölçüde çalkantılarla sarsıldığı bir dönem oldu. 

Bu süre içerisinde Hizmet kitlesel olarak benzersiz bir sosyal soykırıma maruz kalırken yazar da bu zulme bizzat şahit oldu ve öğretim üyesi olduğu kurumlardan dolayı kendisi de mağdur oldu.  

Kitabın ana başlığında yazarın şuurlu bir tercihi var ve bunu önsözünde izah ediyor: “Allah Rızası İçin” başlığı iki düşünce çizgisini aksettiriyor: Birincisi, Gülen Hareketi gönüllülerinin başkalarından hiçbir beklentileri olmaksızın barışçıl ve şiddetsiz bir dünyayı hedefleyen samimi kolektif hedefleri olarak “Allah rızası”. 

İkincisi ise, “Müslüman aktörler” tarafından sahnelenen terör barbarlıklarını meşrulaştırmak için sıklıkla gasp edilen bir tabir olarak “Allah rızası”. 

Bu kitapta bu tabirin asıl anlamı olan barış, adalet, özgürlük, hizmet ahlakı ve Gülen Hareketinin günlük pratiğine yansıyan bütün diğer değerler aktarılmak istenmektedir.” 

Kitap sırf bu başlığıyla bile Hizmet’e dışarıdan bakanlara bir başlangıç noktası ve nihayetsiz bir ufuk çizerken, günümüzde ciddi badirelerden geçen Hizmet gönüllülerine de asıl mefkurelerini yeniden hatırlatıyor aslında. Çünkü inşâ edilen her okulda, temeli atılan her hazırlık kursunda, pansiyonda, evde, açılan her müessesede, yayınlanan her mecmua ve kitapta, her diyalog programında ve ziyarette Hizmet’in asıl maksadı hep Allah rızası idi. 

Hizmet’in ortaya koyduğu projelerin maksadına ulaşıp ulaşmadığı ve atılan adımların doğruluğu elbette ki objektif kriterlerle değerlendirilmelidir. Ancak, bir kefesinde salt dünyevi kriterler ya da misallerin, diğer kefesinde ise “Allah rızası” gibi aşkın bir mefkurenin bulunduğu terazilerde mizanın pek de isabetli olmayacağı da aşikardır. 

İngilizce konuşan dünyada Hizmet’i merak edenlerle paylaşılabilecek ciddi bir kitap For the Sake of Allah/Allah Rızası İçin.

19.09.2019 tarihinde Prof. Dr. Anwar Alam ile görüşme imkânımız oldu. O sohbette  sorularımıza verdiği bazı cevaplar:

Şu andaki en büyük uğraşlarınızdan biri Türklerin Almanya’ya entegrasyonu olmalı, (soru üzerine) Çin komünist partisinin bu kitap ile yakın ilgisi var. 

Çin’e gitmem için dolaylı olarak davet edildim, fakat henüz olumlu veya olumsuz bir cevap vermedim. Görüştüğüm Almanlardaki gözlemlerime göre, şu an onlarda Hizmet Hareketi'ne karşı bir ilgi uyanmış, bir çok kişi Hizmet Hareketi'ni merak ediyor.
 
Benim dini hareketlerin tarihini incelemelerime dayalı olarak, geçmişteki doğru işler yapan dini hareketlerin başlarına gelenler, bugün hizmet hareketinin doğru yerde olduğunu gösteriyor. Bazen Hizmet Hareketi'nden bazı arkadaşlar  “Doğru yerde olduğumuz için, illa sıkıntı mı çekmemiz lazım?” diye esprili bir şekilde bana soru soruyorlar.

Tavsiye olarak: Alman hükümeti yabancıların ülkeye entegrasyonuna çok önem veriyor, siz de ülke çapında dil kursları açabilirsiniz, şu an mevcutta bazı kurslarınız var olabilir, fakat bunun ülke çapında olması gerekir. Siz bu okullarla hem insanlara faydalı olup, entegrasyonuna yardımcı olursunuz. 

Alman devleti biliyor ki siz şu an Türkiye’ye düşman olarak görünseniz bile, kalıcı olarak bu durumun devam etmeyeceğini, Türkiye’nin Rusya gibi bir ülke olmadığını biliyorlar.

Bir araştırma teklifi vermek istiyorum. “Almanya’da Hizmet Hareketi” başlıklı bir araştırma için üniversiteye başvuru yapacağım. 

Eğer kabul edilirse bu çalışma 6 ay sürecek ve bakanlığa sunulacak, eğer teklifim kabul edilirse yapacağım çalışma bakanlığa sunulurken üniversite tarafından sunulmuş olacak ve bilimsel bir çalışma olacağı için çok dikkate alınacağını düşünüyorum.”

Bu çalışmalar ve gayretler için yazara, "Allah razı olsun." diyorum. 

30 Eylül 2019 08:15
DİĞER HABERLER