Güney iftarları

Okuma Süresi 8 dkYayınlanma Çarşamba, Mart 4 2026
Paylaş
X Post


Ramazan ayı, bereketin yeryüzüne sağanak sağanak yağdığı bir ay. Lyon Hizmet gönüllüleri yine bir klasiğe imza atıyordu.

Ramazanı Keşfet projesi kapsamında farklı kültür ve inançları bir araya getiren VIE Association Hizmet gönüllüleri tarafından düzenlenen iftara tatlı bir telaşla yetiştik. Salona girdiğimizde gözleri kamaştıran bir estetik ve koşuşturan tatlı simalar gördüm. “Hoş geldiniz” diyen, gözlerinden samimiyet akan insanları görmek iftar öncesi mana âleminize çok mesajlar gönderiyordu.

İftar öncesi oturacağımız masaya geçtik. Masalar isimlere göre ayarlanmıştı. Masa dizaynları ve kullanılan malzemeler çok özenle seçilmişti. Size kendinizi çok özel hissettiriyordu.

Yanıma Walk For Europe projesinin mimarı Valeria Hanım oturdu. Valeria Thatcher, Avrupa’da birlik, dayanışma ve ortak değerler fikrini güçlendirmek amacıyla “Walk for Europe” girişimini başlatan bir aktivist. Brexit sonrası dönemde Avrupa’nın geleceğine dair artan belirsizlikler, artan aşırı sağ ve toplumsal ayrışmalar karşısında sessiz kalmak yerine, kıtayı yürüyerek geçmenin güçlü ve sembolik bir mesaj olacağına inanmış. Yürüyüşüyle sınırların insanları ayırmaması gerektiğini; demokrasi, insan hakları ve barış gibi değerlerin tüm Avrupa halklarını ortak bir zeminde buluşturduğunu vurgulamayı hedeflemiştir. Özellikle gençleri aktif vatandaşlık ve toplumsal sorumluluk konusunda harekete geçmeye teşvik etmeyi amaçlayan idealist bir insan. Türkiye’deki insan hakları ihlalleri için de çok duyarlı. Strazburg özgürlük yürüyüşüne her yıl katılıyor. İki çocuğuna çok düşkün, dertli bir anne.

Diğer yanımda 20 yıl Türkiye’de öğretmenlik yapan Fransız Corrine Hanım oturuyordu. Hayat hikâyesi ilginçti.

Geceye gelen misafirlerden Frank, belgesel ve doğa fotoğrafçısı. Bana çektiği harika fotoğrafları gösterdi. Her bir karenin bir hikâyesi var. Litvanyalı müzisyen Renars geceye renk kattı. Gençlerden Hatice, kemanı ile bize ayrı bir ziyafet verdi. Mevlüt Bey sunucu olarak çok başarılıydı. Eşi Tülay Hanım, VIA Dernek Başkanı Kübra Hanım, Başkan Yardımcısı Münevver Hanım, Bekir Bey ve isimlerini sayamayacağım pek çok gönüllü arkadaşımız güzel bir programa imza attılar.

Masalara bırakılan “Diyalog nedir? Birbirimizi nasıl anlayabiliriz? Diyaloğun önündeki engeller nelerdir? Toplumsal barışı getirmenin yolları, çözümleri nelerdir?” gibi sorular tartışıldı ve bu konularda çıkan görüşler dile getirildi. Ortaya çıkan ortak kanaatte; karşılıklı anlayış, saygı, kimlikler üzerinden değil insan olma ortak paydasından birbirimizi tanımak, empati, anlamak için dinlemek, dikte etmek yerine kendini ifade etmek gibi önemli noktalara dikkat çekildi.

Salonun bir bölümünde, çok uzun yıllar Tayvan’da yaşayan, eşi Tayvanlı olan Muharrem Bey’in harika mozaik köşesini gördüm. Hemen bana mozaiğin kısa tarihçesini ve felsefesini anlattı. Mozaik el süslemesi (taş, cam ya da seramik parçalarının bir yüzeye birleştirilerek desen oluşturulması) insanlığın en eski sanat tekniklerinden biri. Ama her uygarlık bunu farklı bir amaca ve estetik anlayışa göre geliştirdi.

Yanındaki stantta kumda kahve pişiriyorlardı. Nurten Hanımların güler yüzü acı kahveyi tatlılaştırıyordu. Hemen yanındaki stantta el yapımı, çeşit çeşit aromalı lokumlar iftar sonrası damakta farklı bir lezzet bırakıyordu.

Ebru sanatını icra eden Zeynep Hanımefendi adeta yaşadığı acıları, mutlulukları suya yansıtıyordu. Fransızların en çok ilgisini çeken bölümlerden biriydi. Şark köşesinde herkes fotoğraf çekinmek için sıradaydı. Semaverde çay, el işleri, hat sanatı ve birbirinden farklı tatlılarla salonun her köşesi adeta sizi kendine çekiyordu.

Marsilya iftarı ise sıcak bir atmosferde gelişti. Fransa’nın en güney şehirlerinden biri olan Marsilya’da yine Hizmet gönüllülerinin açtığı Les Liseurs de Provence Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Faslı Sivar Hanım’ın sunuculuğunu yaptığı programa farklı inançlardan insanlar katıldılar. Ramazanı Keşfet videosu izlendi. İftar saati ezanla oruçlu olanlar oruçlarını açtılar. Ney dinletisi de oldukça ilgi çekti. Yanımda oturan Focolare Hareketi mensubu Didier, Cezayir’de yaşadığını ve güzel faaliyetlerinin olduğunu anlattı. Yanı başındaki Gérard Ribeyron  ise tam bir diyalogcu ve ruhani lider. Fransa’ya yerleşmesinin ardından Hizmet Hareketi ile olan diyaloğun devam ettiğini belirten Gérard Ribeyron, rahmetli Cemal Uşşak Bey ile kurduğu samimiyetin Fransa’daki gönüllülerle de sürdüğünü vurguladı. “İstanbul’da kurulan bu köprü, şimdi Paris’ten Marsilya’ya uzanıyor,” dedi. Herkese karşı alabildiğince insani ve şefkatle yaklaşıyordu. Hizmet Hareketi’ne olan muhabbetini ve takdirlerini özellikle her konuşmasında ifade etti. Diş kirası ve iyi temennilerle program son buldu.

Sahura kalktığımda Fransız televizyonları haberlerde Hamaney’in öldürüldüğü haberini veriyordu. Bir yandan dünyayı yıkmaya çalışanlar, bir yandan da dünyayı imara uğraşanlar… Bu hep böyle oldu aslında.

 

https://open.spotify.com/episode/5XOSCFhANxoPJIIjPE6D4O?si=e1sp9t8hTCCvRE_CtZ67ZQ