Güney iftarları
Ramazan ayı, bereketin yeryüzüne sağanak sağanak yağdığı bir
ay. Lyon Hizmet gönüllüleri yine bir klasiğe imza atıyordu.
Ramazanı Keşfet projesi kapsamında farklı kültür ve inançları
bir araya getiren VIE Association Hizmet gönüllüleri tarafından düzenlenen
iftara tatlı bir telaşla yetiştik. Salona girdiğimizde gözleri kamaştıran bir
estetik ve koşuşturan tatlı simalar gördüm. “Hoş geldiniz” diyen, gözlerinden
samimiyet akan insanları görmek iftar öncesi mana âleminize çok mesajlar
gönderiyordu.
İftar öncesi oturacağımız masaya geçtik. Masalar isimlere
göre ayarlanmıştı. Masa dizaynları ve kullanılan malzemeler çok özenle
seçilmişti. Size kendinizi çok özel hissettiriyordu.
Yanıma Walk For Europe projesinin mimarı Valeria Hanım
oturdu. Valeria Thatcher, Avrupa’da birlik, dayanışma ve ortak değerler fikrini
güçlendirmek amacıyla “Walk for Europe” girişimini başlatan bir aktivist.
Brexit sonrası dönemde Avrupa’nın geleceğine dair artan belirsizlikler, artan
aşırı sağ ve toplumsal ayrışmalar karşısında sessiz kalmak yerine, kıtayı
yürüyerek geçmenin güçlü ve sembolik bir mesaj olacağına inanmış. Yürüyüşüyle
sınırların insanları ayırmaması gerektiğini; demokrasi, insan hakları ve barış
gibi değerlerin tüm Avrupa halklarını ortak bir zeminde buluşturduğunu
vurgulamayı hedeflemiştir. Özellikle gençleri aktif vatandaşlık ve toplumsal
sorumluluk konusunda harekete geçmeye teşvik etmeyi amaçlayan idealist bir
insan. Türkiye’deki insan hakları ihlalleri için de çok duyarlı. Strazburg
özgürlük yürüyüşüne her yıl katılıyor. İki çocuğuna çok düşkün, dertli bir
anne.
Diğer yanımda 20 yıl Türkiye’de öğretmenlik yapan Fransız
Corrine Hanım oturuyordu. Hayat hikâyesi ilginçti.
Geceye gelen misafirlerden Frank, belgesel ve doğa
fotoğrafçısı. Bana çektiği harika fotoğrafları gösterdi. Her bir karenin bir
hikâyesi var. Litvanyalı müzisyen Renars geceye renk kattı. Gençlerden Hatice,
kemanı ile bize ayrı bir ziyafet verdi. Mevlüt Bey sunucu olarak çok
başarılıydı. Eşi Tülay Hanım, VIA Dernek Başkanı Kübra Hanım, Başkan Yardımcısı
Münevver Hanım, Bekir Bey ve isimlerini sayamayacağım pek çok gönüllü
arkadaşımız güzel bir programa imza attılar.
Masalara bırakılan “Diyalog nedir? Birbirimizi nasıl
anlayabiliriz? Diyaloğun önündeki engeller nelerdir? Toplumsal barışı
getirmenin yolları, çözümleri nelerdir?” gibi sorular tartışıldı ve bu
konularda çıkan görüşler dile getirildi. Ortaya çıkan ortak kanaatte;
karşılıklı anlayış, saygı, kimlikler üzerinden değil insan olma ortak
paydasından birbirimizi tanımak, empati, anlamak için dinlemek, dikte etmek
yerine kendini ifade etmek gibi önemli noktalara dikkat çekildi.
Salonun bir bölümünde, çok uzun yıllar Tayvan’da yaşayan, eşi
Tayvanlı olan Muharrem Bey’in harika mozaik köşesini gördüm. Hemen bana
mozaiğin kısa tarihçesini ve felsefesini anlattı. Mozaik el süslemesi (taş, cam
ya da seramik parçalarının bir yüzeye birleştirilerek desen oluşturulması)
insanlığın en eski sanat tekniklerinden biri. Ama her uygarlık bunu farklı bir
amaca ve estetik anlayışa göre geliştirdi.
Yanındaki stantta kumda kahve pişiriyorlardı. Nurten
Hanımların güler yüzü acı kahveyi tatlılaştırıyordu. Hemen yanındaki stantta el
yapımı, çeşit çeşit aromalı lokumlar iftar sonrası damakta farklı bir lezzet
bırakıyordu.
Ebru sanatını icra eden Zeynep Hanımefendi adeta yaşadığı
acıları, mutlulukları suya yansıtıyordu. Fransızların en çok ilgisini çeken
bölümlerden biriydi. Şark köşesinde herkes fotoğraf çekinmek için sıradaydı.
Semaverde çay, el işleri, hat sanatı ve birbirinden farklı tatlılarla salonun
her köşesi adeta sizi kendine çekiyordu.
Marsilya iftarı ise sıcak bir atmosferde gelişti.
Fransa’nın en güney şehirlerinden biri olan Marsilya’da yine Hizmet
gönüllülerinin açtığı Les Liseurs de Provence Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.
Faslı Sivar Hanım’ın sunuculuğunu yaptığı programa farklı inançlardan insanlar
katıldılar. Ramazanı Keşfet videosu izlendi. İftar saati ezanla oruçlu olanlar
oruçlarını açtılar. Ney dinletisi de oldukça ilgi çekti. Yanımda oturan
Focolare Hareketi mensubu Didier, Cezayir’de yaşadığını ve güzel
faaliyetlerinin olduğunu anlattı. Yanı başındaki Gérard Ribeyron ise tam bir diyalogcu ve ruhani lider.
Fransa’ya yerleşmesinin ardından Hizmet Hareketi ile olan diyaloğun devam
ettiğini belirten Gérard Ribeyron, rahmetli Cemal Uşşak Bey ile kurduğu
samimiyetin Fransa’daki gönüllülerle de sürdüğünü vurguladı. “İstanbul’da
kurulan bu köprü, şimdi Paris’ten Marsilya’ya uzanıyor,” dedi. Herkese karşı
alabildiğince insani ve şefkatle yaklaşıyordu. Hizmet Hareketi’ne olan
muhabbetini ve takdirlerini özellikle her konuşmasında ifade etti. Diş kirası
ve iyi temennilerle program son buldu.
Sahura kalktığımda Fransız televizyonları haberlerde
Hamaney’in öldürüldüğü haberini veriyordu. Bir yandan dünyayı yıkmaya
çalışanlar, bir yandan da dünyayı imara uğraşanlar… Bu hep böyle oldu aslında.
https://open.spotify.com/episode/5XOSCFhANxoPJIIjPE6D4O?si=e1sp9t8hTCCvRE_CtZ67ZQ
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ERTUĞRUL İNCEKUL

SAFVET SENİH

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU












