[Kadir Gürcan] Hayra Yormak Lazım!

Türkiye Piyasalarının Salı günü itibariyle yaptığı sürpriz, konuyu yakından takip edenler için çok fazla sürpriz olmadı!
KADİR GÜRCAN- SAMANYOLUHABER.COM 

Şapkadan tavşan çıkmasına çıktı da, etrafta bu kadar harami olunca, bir çoğuna tavşanın suyunun suyu bile düşmeyecek. Birkaç yıl önceydi, Çin'den gelen bir milyar dolar ile, piyasalar bir kaç ay rahatlamıştı. Hani şu sıhri yakınlığı nakte çeviren damad'ın ekonomiden sorumlu olduğu günler. “Dolar'ı sürüp topraklarımızdan çıkaracağız!” diyorlardı. Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları birer birer ligden düştü, dolar hala yerinde. Kulislerde konuşulanlara göre, yeni bakan'ın arkasında da yine damat varmış! Perşembe'nin gelişi belli oldu o zaman!

Neyse ki, geçen haftaki akıl özürlü eski siyasetçinin “Kendi dolarımızı kendimiz basalım!” saçmalığı prim yapmadı. Biri çıkıp, “Kapalı Çarşı'da bir kaç kalpazanın maaşa bağlanmasına bakar!” akıldaneliği yapıp, maliye bakanlığına yerleşebilirdi. Yine de halimize şükredelim. An itibariyle Saray'ın, dolar için “Ne seninle oluyor ne de sensiz!” şarkısına tempo tutmaktan gayrı yapacak bir şeyi kalmıyor.

Ülkelerin birinci gündemi olan ekonomik sorunlar için çözümleri, günlük periodlara düşürebilecek sihirli değnek icad edilemedi. Bu yüzden, bir gecede ekonomik çöküntüden kurtulup yeni bir sayfa açılabileceğine kimsenin inanası gelmiyor. Bir tarafı kapatınca diğer tarafın apse yapıp şişmesine ya da için için kanamasına mani olmak çok zor. Yıllar içinde biriken ekonomik problemleri tersine çevirebilecek simyacı bile buna yeltenmemiş. Hani şu, taşı altına çevireceğine inanan mitolojik, hayalperest kimyacı! Taşın altına dönüşebileceğine inanmak, yeni bir güne sınırsız taleplerle uyanan ülke insanlarını şapkadaki tavşan ile ikna etmekten daha kolay olsa gerek!

Saray ve havuz medyasının içine düştükleri kaos ve felaketten kurtulmaları için bir mucize ya da keramet lazımdı. Yalandan da olsa bir mucize!  Onu da ürettiler ve şimdi o rüyadan uyanmamak için adımlarını temkinli atıyorlar. Ya bir gecede gerçekleşen mucize(!) bir başka Cuma gecesi 'istidrac' a dönüşürse? Bu yüzden kapıyı pencereyi kapatıp, tatlı rüyanın devamı için ellerinden geleni yapacaklar. Tabii bir kere işe yarayan mucize'nin(!) detayları ortaya döküldüğünde, bir ikincisi için daha iyi numaralar üretmek gerektiğini anlamış değiller.

Saray medyasının rüya, hayal ve halizonasyon arasında gidip gelen zihin dünyalarını haklı çıkaracak her türlü tabir ve yoruma kafaya çıkmaları gayet normal. İngiliz asıllı ekonomistin dolar ve Saray yorumunu anlamadan, tartmadan ve kimseye de sormadan manşetten vermeleri bu yüzden. Meğer adam, dalga geçiyormuş. Üstelik  bir de “Türk medyasının espriyi anlayacak hali yok!” diye T'ye almış. Medya etiği açısından böyle yanlış haberlerin bir cezası yok mu? Türkiye'de ahlak ve etik Türk Lirasına endeksli, sürekli değer kaybediyor.

Türkiye Piyasalarının Salı günü itibariyle yaptığı sürpriz, konuyu yakından takip edenler için çok fazla sürpriz olmadı. “Saray herkesi şaşırttı!” öykünmeleri, lider kültüne temenna eden bir avuç zavallı dışında kimsenin umurunda değil. Dünya lider ve ekonomistlerinden tebrik ve taltif telefonları falan da duymadık. Saray'ın ruh ikizi Venezüalla'nın Madura'sı hariç!

Ekonomi sözkonusu olduğunda ülkelerin diğer problemleri ertelenebilir, gözmezden gelinebilir ya da bekletmeye alınabilir. Kaç zamandır, faiz aşağı faiz yukarı tartışmasına katkıda bulunmak için can atan muhafazakar camia, Leyla-Mecnun hikayesinde oğlan tarafın Mecnun olduğunu anlamaya yanaşmıyor. Saray ve iktidar gırtlağına kadar pislik ve yolsuzluğun içine batmış durumda. Sadece kafalarını su üstünde tutabilmek için din de dahil bütün mukaddesleri basamak yapmaktan çekineceklerini mi zannediyorsunuz? Ekonomik krizi unutturmak için sağa sola sıkılan işaret fişeklerine kanmayın. Asıl krizi gözden kaçırma çabasında olan Saray Eşrafına siz de, Bill Clinton'un 1992'deki başarılı kampanyasını yürüten, kampanya  menajeri James Carville gibi, “It's the Economy. Stupid!” diyebilirsiniz! Mesele ekonomi, diğer bütün gündemler suni ve aldatmaca!

Yabancı basın, Pazartesi Gecesi operasyonu hakkındaki tahminlerini paylaşmaya başladılar. Genel kanaat, aynen 2018 yılında olduğu gibi gizli bir el'in piyasaya müdahele ettiği üzerinde yoğunlaşıyor. Bir gecelik operasyonda Türk Merkez Bankası rezervlerinin 6 milyar dolar daha eksildiği gerçeği de paylaşılan bilgiler arasında. Ekonomistler “Saray, çok büyük bir meblağ ödeyerek kendisine 'zaman ve süre' satın aldı!” diyorlar. Saray olunca, mevsimlik meşgalesi de bu kadar pahalı oluyor!

Ee! Madem bu kadar kızıl kıyamet bir operasyon yaşanmış bizim niye haberimiz olmuyor? Sözümona  kulağımız krişte! Bu tür hayıflanmalara düştüğümde merhum Nasreddin Hoca'nın fıkrası aklıma gelir. Hazret, talebeleri ile bir akşam namazı dönüşünde, iki hırsızın bir dükkanın kilitlerini testere ile kesmeye çalıştıklarını farkederler. Talebeler “Üstad, bunlar ne yapıyorlar?” diye sorunca, Merhum “Keman çalıyorlar!” der. Talebeler “Üstad iyi de biz neden kemanın sesini duymuyoruz?” deyince, Hazret “Bu kemanın sesi sabah duyulur!” diye cevap verir. 

Saray, iktidar ve besleme kadrosu kucak kucağa girdikleri rahat döşeklerde tatlı rüyalar inşa etmekten oldukça memnunlar. Yalan-yanlış gördükleri rüyalar için de paralı astorolog ve tabirciler bulmakta zorlanmıyorlar. Bizim için şenlik ve alayiş onlar uyandıktan sonra başlayacak! Rüya bu, kötü de olsa hayra yormaktan başka seçeneğimiz yok!
27 Aralık 2021 15:05
DİĞER HABERLER