Kalp krizi denilmişti, 15 yıl sonra zehirli madde bulundu: Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünde yeni soru işaretleri

⏱ Okuma Süresi 4 dk•Yayınlanma Salı, Kasım 3 2026
Paylaş
X Post
Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünden önce içtiği kahve de soruşturmada incelenen ayrıntılar arasında. Ancak kahveye zehir katıldığına ilişkin kesinleşmiş bir bulgu açıklanmadı.
Kalp krizi denilmişti, 15 yıl sonra zehirli madde bulundu: Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünde yeni soru işaretleri

Eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu‘nun ölümünden 15 yıl sonra hazırlanan otopsi raporunda zehirli antimon maddesi tespit edildiği iddia edildi. Mezar toprağında bulunmayan maddenin saç ve tırnaklarda çıkması, zehirlenme şüphesini yeniden gündeme getirdi.

Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011’de hayatını kaybeden Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü yeniden mercek altında. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, yıllar sonra mezarın açılması ve yeni incelemeler yapılması talimatını verdi. Adli Tıp Kurumu, naaştan ve mezar çevresinden çok sayıda örnek aldı. Ancak laboratuvar bulguları, geçmişte kalp kriziyle açıklanan ölüm hakkında yeni sorular ortaya çıkardı.

15 YIL SONRA MEZARI AÇILDI, OTOPSİ RAPORU ORTAYA ÇIKTI

Yandaş Sabah Gazetesi’ne sızdırılan habere göre Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmayı 26 Ağustos 2026’da yeniden başlattı.

Savcılık, ölüm nedenini ve olası üçüncü kişi müdahalesini araştırmak amacıyla mezarın açılmasını istedi.

Adli tıp uzmanları, 12 Eylül’de Ümraniye’deki mezarda çalışma gerçekleştirdi. Ayrıca kemik, saç, tırnak ve toprak örnekleri topladı.

Adli Tıp Kurumu, örnekler üzerinde kimyasal ve biyolojik incelemeler yürüttü. Sabah gazetesinin ulaştığını bildirdiği rapor, 19 Ekim 2026 tarihini taşıyor.

MEZAR TOPRAĞINDA YOK, TIRNAKTA 7 BİN 2 NANOGRAM

Laboratuvar bulgularının en dikkat çekici bölümünü antimon maddesi oluşturdu.

Habere göre uzmanlar, yedi farklı mezar toprağı örneğinde antimon tespit edemedi. Ancak Kozinoğlu’nun biyolojik örneklerinde bu maddeye rastladı.

Tırnak örneklerinde gram başına 7 bin 2 nanogram antimon ölçüldü. Saç örneklerinde ise aynı değer 548 nanogram olarak kaydedildi.

Ayrıca sabunlaşmış dokularda gram başına 720 nanogram bulundu. Kemiklerdeki antimon miktarı ise 175 nanogram olarak belirtildi.

Toprak ve biyolojik örnekler arasındaki bu farklılık, zehirlenme ihtimaline ilişkin soruları artırdı.

ANTİMON BULGUSU ZEHİRLENMEYİ KANITLIYOR MU?

Antimon, bazı bileşikleri insan sağlığı açısından toksik etki gösterebilen kimyasal bir element.

Yüksek düzeyde maruziyet, kalp ritmi ve diğer organ sistemleri üzerinde ciddi sorunlara yol açabiliyor.

Ancak bir dokuda antimon bulunması, ölüm nedeninin mutlaka zehirlenme olduğunu göstermiyor.

Uzmanların maruziyetin zamanını, kaynağını ve ölçümlerin adli önemini birlikte değerlendirmesi gerekiyor.

Özellikle ölümün üzerinden 15 yıl geçmesi, bulguların yorumlanmasını daha karmaşık hale getiriyor.

Bu nedenle laboratuvar sonuçlarının ölümle bağlantısını Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu değerlendirecek.

36 AYRI NUMUNE İNCELENDİ, DNA KİMLİĞİ DOĞRULADI

Adli Tıp Kurumu, inceleme kapsamında toplam 36 ayrı numuneyi değerlendirdi.

Uzmanlar; kemik, saç, tırnak, doku, kefen ve mezar toprağı üzerinde tarama yaptı.

Ayrıca kemiklerden elde ettikleri DNA profilini Kozinoğlu’nun aile bireyleriyle karşılaştırdı.

Sabah’ın aktardığı rapora göre karşılaştırma, naaşın yüzde 99,99 olasılıkla Kozinoğlu’na ait olduğunu gösterdi.

Öte yandan toksikolojik incelemelerde siyanür ve taranan bazı ilaç etken maddeleri saptanmadı.

Ancak uzmanlar, biyolojik örneklerde antimonun yanı sıra başka ağır metaller de tespit etti.