Kapasite 123 bin aşıldı: Cezaevleri neden dolup taşıyor, sevkler neden artıyor?

Avrupa Konseyi'nin SPACE raporuna göre Türkiye, her 100 bin kişiye düşen mahpus sayısında Avrupa'da ilk sırada yer alırken cezaevlerinde kapasite aşımı da dikkat çekiyor.
Gezi Parkı davası hükümlüleri Çiğdem Mater ve Mine Özerden’in İzmir’e, İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında tutuklu bulunan bazı isimlerin ise Kandıra Cezaevi’ne sevk edilmesi, cezaevleri arasındaki nakil uygulamalarını yeniden gündeme taşıdı.
SEVKLER YENİDEN TARTIŞILIYOR
Nisan 2022’den bu yana Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan Çiğdem Mater ile Mine Özerden, İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi. Sevkin gerekçesine ilişkin kamuoyuna açıklama yapılmadığı, aileler ile avukatlara da ayrıntılı bilgi verilmediği belirtildi.
İBB soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Melih Geçek, Serdal Taşkın, Necati Özkan ve Fatih Keleş de Marmara Cezaevi’nden Kandıra Cezaevi’ne nakledildi. Avukatlar, kısa süre sonra duruşma için yeniden Silivri’ye getirilecek olmalarının sevk kararlarını tartışmalı hale getirdiğini ifade etti.
KAPASİTE SORUNU ÖNE ÇIKIYOR
DW Türkçe'den Pelin Ünker'in haberine göre, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Savunuculuk Koordinatörü Melis Gebeş, son yıllarda cezaevlerindeki aşırı doluluğun sevk kararlarını daha görünür hale getirdiğini belirtti.
Gebeş’e göre kapasite sorunu nedeniyle mahpuslar talepleri dışında başka cezaevlerine gönderilebiliyor. Buna karşılık ailesine, avukatına veya tedavi gördüğü sağlık kuruluşuna yakın cezaevine nakil talepleri ise çoğu zaman kapasite gerekçesiyle karşılanamıyor.
123 BİN KİŞİLİK KAPASİTE AŞIMI
CİSST’in Temmuz 2026 verilerine göre Türkiye’deki 402 cezaevinin toplam kapasitesi 304 bin 278 kişi olmasına rağmen cezaevlerinde 427 bin 525 kişi bulunuyor. Böylece resmi kapasite yaklaşık 123 bin kişi aşılıyor.
Verilere göre mahpusların 363 bin 620’sini hükümlüler, 63 bin 905’ini ise tutuklular oluşturuyor. Cezaevlerinde ayrıca 20 bin 803 kadın, 14 bin 276 yabancı, 476 engelli ve 6 bin 195 ileri yaştaki mahpus bulunuyor. Anneleriyle birlikte cezaevinde yaşayan 883 çocuk da bulunuyor.
TÜRKİYE AVRUPA’DA İLK SIRADA
Avrupa Konseyi ile Lozan Üniversitesi’nin hazırladığı SPACE I 2025 raporuna göre Türkiye, her 100 bin kişiye düşen 458,1 mahpus oranıyla Avrupa Konseyi ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. Avrupa ortalaması ise 127 olarak kaydedildi.
Raporda Türkiye’de her 100 kişilik resmi kapasiteye 130,9 mahpus düştüğü belirtilirken, Avrupa ortalamasının 86 olduğu ifade edildi.
SEVKLER HAKLARI ETKİLİYOR
Melis Gebeş, cezaevi sevklerinin yalnızca idari bir işlem olmadığını belirterek aile görüşleri, avukata erişim, sağlık hizmetleri ve günlük yaşam üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu söyledi.
Uzak cezaevlerine yapılan sevklerin özellikle maddi imkânları sınırlı aileler açısından görüşmeleri zorlaştırdığına dikkat çeken Gebeş, sağlık hizmetlerinde de aksamalara yol açabildiğini ifade etti.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ SIRALANDI
Gebeş, kapasite artışının tek başına kalıcı çözüm olmadığını belirterek tutuklamanın istisnai uygulanması, alternatif infaz yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve ağır hasta, engelli ile ileri yaştaki mahpusların durumlarının düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Sevk kararlarında aileye yakınlık, sağlık hizmetlerinin devamlılığı ve savunma hakkının dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Gebeş, cezaevlerine girişleri azaltacak yapısal düzenlemelerin öncelik olması gerektiğini ifade etti.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

CUMA KARAMAN

ERTUĞRUL İNCEKUL

SAFVET SENİH







