MAZLUMDER: Nusaybin'de 9 kişi hayatını kaybetti

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlumder), Mardin'in Nusaybin ilçesinde 17 gündür uygulanan sokağa çıkma yasağıyla ilgili rapor hazırladı. Yasak süresince birçok hak ihlalinin gerçekleştiği belirtilen raporda 9 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.

Mardin'in Nusaybin ilçesinde 13 Kasım'da başlayan sokağa çıkma yasağı 26 Kasım'a kadar devam etti. 3 günlük aradan sonra tekrar başlayan yasak halen devam ediyor. Sokağa çıkma yasağı süresince meydana gelen ihlaller ve hukuksuzluklar şehir halkını perişan ediyor. Hak ihlalleri ve hukuksuzluklar ile ilgli bir rapor hazırlayan Mazlumder, ilçenin Abdulkadir Paşa, Fırat, Yenişehir ve Dicle Mahallelerinde uygulanan yasak karşısında halkın çektiği sıkıntıları gözler önüne seriyor. Raporda, hayatını kaybeden 9 kişinin kimliği ve yaşadığı mahalle hakkında bilgiler veriliyor. Bunun yanısıra dışarı çıkamayan halkın başta gıda ve sağlık olmak üzere birçok sorunlarla mücadele ettiği anlatılıyor.
Yasağın başladığı ilk günden itibaren, dört mahallede su ve elektrik kesintileri yaşandığı ifade edilen raporda, elektrik ve su hatlarında tahribat yaşandığı belirtiliyor. Yaşağa hazırlıksız yakalanan birçok ailenin bir süre sonra evlerinde yiyeceksiz kaldığına dikkat çekiliyor.

Nusaybin halkı sokaklara hendek kazan terör örgütü PKK'nın gençlik yapılanması YDG-H ile güvenlik görevlileri arasında kalmaktan yakınıyor. Halk, bir taraftan YDG-H'ın hendek kazmasına karşı çıktığı için örgüt tarafından baskı görüyor. Diğer taraftan ağır silahlarla operasyon yapan güvenlik güçlerinden gelen baskıya maruz kalıyor. Bütün sokak başları zırhlı araçlarla tutulan mahallelerde halk sürekli kuşatılmışlık hissiyle yaşıyor.

Hastaların hastaneye nakilleri güvenlik güçlerinin iznine tabi kılındığı için birçok hasta, hastaneye gidemediği, Abdulkadir Yılmaz isimli vatandaşın kalp krizi geçirdikten 3 saat sonra hastaneye ulaştırılabildiği anlatılıyor. Raporda yer alan bilgiye göre Muhammed Altunkaynak isimli vatandaş ateşli silahla yaralandıktan sonra hastaneye kaldırılamadığı için evinde hayatını kaybetti. Yatalak annesinin bakımını yalnız başına sürdüren ve psikiyatrik rahatsızlığı olduğu öğrenilen Emin Öz ise, polisten izin alamadığı için uzun süreli yasağa dayanamayıp intihar ettiği belirtiliyor.

KUTU--------------------KUTU
MAZLUMDER'in Mardin, Urfa, Batman'daki üyelerinden oluşan heyetin hazırladığı raporda, heyetin, tespit ve kanaatleri şöyle:
1-Özellikle yasağın kesintisiz sürdüğü dört mahallede, yasağa hazırlıksız yakalanan birçok ailenin bir süre sonra evlerinde yiyeceksiz kaldığı öğrenilmiştir.
2-Yasak süresince dışarı çıkmak mümkün olmadığı için açlık riski yaşayan aileler olmuştur. Hastaların hastaneye nakilleri güvenlik güçlerinin iznine tabi kılındığı için birçok hasta, hastaneye gidememiş ve tedavileri yapılamamıştır.
3-Hendek ve barikat olmadığı için çatışma yaşanmayan ve bu nedenle güvenlik güçleri için emniyet riski olmayan mahallelerin halkı da, güvenlik görevlilerinin öfkesi ve hakaretlerine muhatap olduğunu belirtmiştir. Yasağın sürdüğü dönem boyunca ağır silahlarla ve sert önlemlerle kuşatılmışlık hissi ilçe halkında yüksek düzeyde tedirginlik oluşturmuş ve güven duygularını sarsmıştır.
4-Mahalle ve sokak aralarında açılan hendeklerin, kurulan barikatların mahallelerde gündelik hayatı ciddi şekilde aksattığı, mahalle halkını tedirgin ettiği görülmüştür.
5-13 günlük sokağa çıkma yasağı boyunca Nusaybin'de, 7 sivil kişinin ateşli silah ve patlayıcılarla yaralanarak öldüğü, 1 kişinin kalp krizi sonrası hastaneye götürülemediği için, 1 kişinin ise intihar ederek öldüğü öğrenilmiştir. Sokağa çıkma yasağı toplam 9 sivilin canına mal olmuştur. Bunun yanı sıra 20 civarı sivil kişinin ateşli silahlarla yaralandığı düşünülmektedir."

Heyetin hazırladığı raporda sonuç olarak şu bilgilere yer verildi: "Mahallelerdeki hendek ve barikatlar ile tuzaklanmış patlayıcıların ise, insanların itfaiye, ambulans gibi temel araçlara ulaşımını engellemek suretiyle güvenlik, seyahat ve yaşam hakkını ihlal etme potansiyeli taşıdığı açıktır. Yine mahalle halkından buna razı olmayan kişilerin kendilerini güvensizlik içinde hissettiği görülmüştür. Özyönetim talebinin gerektirdiği yasal değişim için sivil ve siyasi mücadele yolu yerine de facto durum oluşturulması ve sivil can ve mal kayıplarını kaçınılmaz kılan meskûn mahallerde çatışmaya davetiye çıkarılması kabul edilemez bir durumdur.

MAZLUMDER olarak daha önce de belirttiğimiz gibi, PKK ve bağlı birimlerinin, kendi tercihleri olmadığını söyledikleri çatışmaları sivil yaşam alanlarından uzaklaştırması yönünde çağrımızı tekrarlıyoruz. Zira bu çatışmalar hem sivil yaşam kayıplarına, hem ev, hastane, okul, cami ve tarihi eserler gibi sivil yapıların çatışmalardan etkilenmesine, hem de sivillerin yaşadıkları yerlerden göç etmelerine neden olmaktadır. Bununla beraber devletin toplu cezalandırma mahiyeti taşıyan ve olağanlaştırılan sokağa çıkma yasaklarına son vermesini, sokağa çıkma yasakları sürerken meydana gelen hak ihlallerinin sorumluların açığa çıkarılması ve adil şekilde yargılanmasını talep ediyoruz. En kısa sürede karşılıklı ateşkesin ilan edilmesini ve güvenilir kişi ve kurum temsilcileri tarafından oluşturulan gözlem heyetince denetlenen ateşkes sürecinin ve barış müzakerelerinin başlatılmasını talep ediyoruz."

Yasak süresince hayatını kaybeden vatandaşlar şöyle: Selamet Yeşilmen (44); Abdülkadir Yılmaz (65), Hasan Dal (45), Musur Aslan (19), Emin Öz (55), Muhammed Altunkaynak, Nurullah Kaplan (45), Şerif Alpar (55), Sedat Güngör (22).
CİHAN
02 Aralık 2015 16:46
DİĞER HABERLER