Mete Akyol tutuklu gazeteciler için 'umut' nöbeti tuttu

Gazeteci Mete Akyol, sabah saatlerinde Silivri'deki Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi girişinde meslektaşı Can Dündar ve Erdem Gül'e destek için 'umut nöbeti' tuttu. Bir günlük bekleyişini 'umut nöbeti' olarak adlandıran Akyol, "Amacım cezaevinde olan meslektaşlarıma destek oluşturmak, ayrıca umutlarının her zaman taze kalmasını sağlamaktır." dedi.

MİT TIR'ları haberleri nedeniyle tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne konan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül'e meslektaşlarının desteği devam ediyor. Basın Şeref Kartı sahibi Mete Akyol, tutuklu bulunan gazetecilere destek amacıyla cezaevi önünde evinden getirdiği sandalyesine oturarak 'umut' nöbeti tuttu. Sabah erken saatlerde eşiyle birlikte cezaevine gelen Akyol, akşama kadar bekleyeceğini kaydetti. Akyol, amacının cezaevinde olan gazetecilere destek oluşturmak ve umutlarının her zaman taze kalmasını sağlamak olduğunu söyledi. Akyol, şöyle konuştu: "Adına 'umut' nöbeti' dedim. Önemli olan umudumuza toz kondurtmamaktır. Hapse de girilebilir. Başımıza her şey gelebilir ama bu kadar peş peşe, seri halde içeriye girmeler oldu. Bu meslek bunu hak etmiyor. Mesleğimize toz kondurtmamanın hepimizin görevi olduğunu düşünüyorum. Hepimizin birbirimize sahip çıkması gerekir."

"HER MESLEKTAŞIM BİR GÜN NÖBET TUTARSA BU BİR ZİNCİR OLABİLİR"

Dayanışma adına örnek olması açısından nöbet tuttuğunu belirten Akyol, "Her meslektaşım bu nöbeti bir gün yaparsa, bu bir zincir olabilir. Ben, bugün bu zincirin bir halkasını oluşturdum. Yarın başka bir meslektaşımız ikinci bir nöbeti tutarsa zincire ikinci bir halka eklenir. Her gün bir meslektaşımızın Can Dündar'ın, Erdem Gül'ün kapısı önünde onların bekleyerek onlara yalnız olmadıklarını anımsatmalıyız. Beni arayan çok sayıda gazeteci dostum, meslektaşım da buraya bu nöbete katılmak istediklerini belirtti. Onlardan yarın ve sonraki günler gelmelerini istedim." diye konuştu.

Akyol, tutuklu gazeteciler hakkında şöyle devam etti: "Şu gazeteci şöyle düşünüyor, bu farklı düşünüyor, onun için biri iyi biri tukaka böyle laf olmaz. En demokrat insan karşısındakinin görüşü kendi görüşüne terste olsa ona saygı göstermelidir. Bir gazetecinin görüşlerini beğenmezsiniz, beğenmediğiniz de o kötü beğendiniz gazetecinin ki güzel diye bir şey olmaz. Herkesin bir görüşü vardır ona göre değerlendirirsiniz. Yapabileceğimiz en somut davranış budur. Yoksa ben onu sevmiyorum deyip onu içeri atmak değildir."

Öte yandan bekleyişinin devam ettiği sırada Mete Akyol'u telefonla arayan Can Dündar'ın eşi Dilek Dündar, teşekkürlerini iletti. CİHAN
02 Aralık 2015 15:39
DİĞER HABERLER