MHP’li Olcay Kılavuz’u ele veren “uyuşturucu” itirafı

Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş suikastının adi bir cinayetten çok daha fazlası olduğu ilk anda anlaşılmıştı, ancak uyuşturucu rantı ile bağlantısı hemen herkesi hayretler içinde bıraktı. Suikastın kilit ismi MHP milletvekili Olcay Kılavuz’u ele veren “uyuşturucu” itirafı ise suikastı işleyen çetenin lideri Doğukan Çep’ten geldi.

SAMANYOLUHABER.COM- ANALİZ

Sinan Ateş suikastının üzerinden 10 gün geçti ve MHP lideri Devlet Bahçeli nihayet dün açıklama yaptı. Tahmin edildiği üzere, “ülküdaşı” Sinan Ateş için yine taziye bildirmedi, Ateş’in adını bile anmadı. Peki ne yaptı? Yine kendisinden bekleneni yaptı, Ateş’in öldürülmesi organizasyonunda yer aldığı iddia edilen başta Mersin milletvekili Olcay Kılavuz olmak üzere, MHP’li isimlere sahip çıktı. Geçen haftaki grup toplantısında da “Üç hilali yargılatmayacağız” demişti Bahçeli.

Bahçeli, “Menfur bir cinayetin içine dava arkadaşlarımızı çekmek isteyenlere eyvallah etmeyeceğiz, tamam demeyeceğiz” dedi ve ekledi: “Tek bir ülküdaşımı ezdirmeyeceğim, sonu ölüm de olsa surda gedik açtırmayacağım.”

Suikast sonrası tartışmalarla Cumhurbaşkanlığı seçiminin nasıl bir alakasının olduğunu izah etmeden, şunları söyledi Bahçeli: “Karın ağrısı çekenlere, bir cinayet üzerinden siyasi kurgu yapanlara adayımız belli, kararımız nettir. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Erdoğan’dır.” Suikastla seçimin alakasını açıklamasına gerek yoktu zaten. 

İrtibatın bizzat Erdoğan’la olduğunu herkes anladı. Suikast soruşturmasını yürütecek olan Savcılık ve emniyet ile yargılamayı yapacak olan mahkemeler, Erdoğan’ın tam kontrolünde. Hablemitoğlu suikastı üzerinden İnan Kıraç’ı ve Ergenekon’u köşeye sıkıştırdığı gibi, şimdi MHP ve Bahçeli’yi kendisine daha da mahkum edecek bir koz elde etti Erdoğan.

Suikast son derece vahim bir tabloyu gözler önüne sermişti. Üstüne, Bahçeli’nin Olcay Kılavuz’a sahip çıkması ve “Yargılatmayacağız” şeklindeki çıkışı, çok daha dehşetli bir manzarayı görmemize vesile oldu. Bahçeli, sadece Olcay Kılavuz’a değil, Ülkü Ocakları merkezinde yuvalanan uyuşturucu tacirlerine ve torbacılara da sahip çıktı bu sözleriyle. Zira, Sinan Ateş’in öldürülmesinin sebebi, Ülkü Ocaklarının halef selef genel başkanları arasındaki nüfuz kavgası ve kişisel husumetleri değil, Ateş’in uyuşturucu çetelerini karşı  verdiği mücadeleydi. 

Suikastın aslen bir Narkoterör operasyonu olduğu gerçeği, tutuklanan ikisi özel harekat polisi 17 kişiden 14’ünün uyuşturucu sabıkalısı olmasından da net bir şekilde görülüyor. Özel harekat polislerinden biri de uyuşturucu sabıkalısı. Devlet öyle ellere kaldı ki, bunların yanında Bekri Mustafa pirüpak kalıyor.

Gazeteci Cevheri Güven, Pazar günü yayınlandığı son videosunda, Sinan Ateş’in Ülkü Ocakları genel başkanlığı döneminde ve görevden ayrıldıktan sonra, uyuşturucu ticareti ile nasıl mücadele ettiğini detaylarıyla anlattı. Sinan Ateş, Ülkü Ocaklarıyla uyuşturucu tacirlerinin bağlantılarını ortaya koyan raporlar hazırlamış ve bu raporları Sedat Peker’e de göndermiş.

Sinan Ateş’in kaleminin kırılmasına neden olan çalışmaları, Olcay Kılavuz’un 6 yıllık Ülkü Ocakları genel başkanlığı döneminde organize faaliyet haline gelen uyuşturucu ticaretine karşı verdiği mücadelesi olmuş. 

Suikastı gerçekleştiren çetenin lideri olduğu ileri sürülen Doğukan Çep, emniyet ifadesinde bu gerçeği açıkça dile getiriyor ve  Olcay Kılavuz’u ele veren itiraflarda bulunuyor. Çete kurma, cinayet, fuhuşa zorlama, gasp ve uyuşturucu ticareti gibi suçlamalardan toplam 35 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan Doğukan Çep, şunları söylüyor:  “Sinan Ateş ocak başkanıyken bize sahip çıkmadı. Yargıtay’da temyiz aşamasındaki bir dosyam için yardım istedim ancak yardımcı olmadı.”

Uyuşturucu dahil her türlü suçu ve rezilliği işleyen bir adam, cinayet gerekçesi olarak Ülkü Ocakları genel başkanının kendilerine sahip çıkmamasını gösteriyor. Sahip çıkılma beklentisini açıkça ifade edecek cesareti nereden buluyor Doğukan Çep? Neden böyle bir beklentisi var? Sinan Ateş çıkmadı da kim sahip çıktı, kim yönetti bu uyuşturucu çetesini?

Bütün oklar, suikastın işlendiği günden bu yana hadisenin merkezinde olan Olcay Kılavuz’u gösteriyor. Bahçeli’nin “Yargılatmayacağız” diye meydan okuduğu Kılavuz, sadece adı suikastçılar arasında geçen Tolgahan Başaran’ı kaçırmak değil, uyuşturucu tacirlerini himaye etmek ve yönetmek suçlarından da soruşturulmalı. 

Sinan Ateş’in ölümüyle yarım kalan çalışma tamamlanmalı, Ülkü Ocaklarından kimlerin uyuşturucu kaçakçılığı, fuhuş, cinayet, gasp ve adam yaralama suçlarıyla irtibatının olduğu ortaya çıkarılmalı. Elbette bu Narkoterör suç çarkında başta Bahçeli olmak üzere, MHP yönetiminden kimlerin ilgisinin olduğu tespit edilip gözler önüne serilmeli.

Er geç açılacağından şüphe etmediğim bu Narkoterör soruşturmasında, Doğukan Çep’i sanık olmasının yanı sıra, “itirafçı” olarak da görürsem hiç şaşırmayacağımı ifade edeyim.

Olcay Kılavuz, Sinan Ateş suikastıyla pandoranın kutusunu açtı, pislikler ortaya saçıldı. Bahçeli’nin gücü ve Erdoğan’a daha sıkı eklemlenmesi, pandoranın kutusunun kapatılmasına yetmeyecek, kimsenin tereddüdü olmasın.     

11 Ocak 2023 13:55
DİĞER HABERLER